Kendin küçüksün ama, memleket için çok büyük bir iş yaptın!
Artık ismin Türk spor tarihine geçti.
Çok yaşa, Yaşar.
Atatürk'ün, 1936 Berlin Olimpiyatlarında şampiyon olup Türkiye'ye olimpiyatlarda ilk altın madalyayı kazandııran güreşçi Yaşar Erkan'a yazdığı telgraftan
Hatırla Bursa'dan ilk ayrıldığın günü, Gülcemal vapurunda sana söylediklerimi...
İnsanlar umut ettikleri sürece yaşarlar demiştim değil mi?
Arkadaşlar! Hiç bir zaman baş eğmeyeceğiz. Tuttuğumuz yolda sonuna kadar yürüyeceğiz, teslim olmayacağız ve muvaffak olmaya çalışacağız. Yerli ve yabancı düşman karşısında hakkımızı müdafaa edeceğiz.
Son vardığımız sınırda da eğer galebe etmek ümidimiz kalmamışsa, o zaman, bir Türk bayrağının altına sığınarak, orda istiklal uğrunda canımızı vereceğiz
Bizim neslin gençlik yıllarına Osmanlılık telkin ve etkileri hakimdi.
İmparatorluk halkını meydana getiren Türk'ten başka uluslara; bu arada yanlış bir din anlayışıyla Araplara; sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri anısında bulunan ırktaşlarının etkisiyle Arnavutlara özel bir değer veriliyor, onlardan söz edilirken "kavmi necip" deyimiyle sıfatlandırılarak bu duygunun belirtilmesine çalışılıyor, memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan Türkler ikinci planda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyordu.
Mensup olmakla rahat ve mesut bulunduğumuz İslam dinini, asırlardan beri olageldiği üzere bir siyaset vasıtası mevkiinden tenzih etmek ve yüceltmek elzem olduğu hakikatini gözlemliyoruz.
TBMM 2. Devre, 2. Toplanma Yılı açılış konuşması.
Bu sözlerden 2 gün sonra halifelik kaldırıldı.
