Arazisi ziraata müsait olmadığından ticaret ve çay, portakal, mandalina, fındık gibi mahsulleri geliştirmek icap ediyor.
Bilhassa Rize-Erzurum karayolunun inşası bu mıntıkaya daha geniş faaliyet sahası ve refah temin edecektir.
Atatürk'ün Rize seyahati sonrasında başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği telgraftan.
Spor; vatanın, milletin yüksek değerlerine tecavüz edenleri gırtlağından yakalayıp memleket ve millete hizmet edenlerin huzuruna getirebilmek maddi becerisi ve yürek gücüdür.
Atatürk, arkadaşlarıyla spor üzerine konuşurken Arıburnu'nda yaşadığı bir anıyı anlatır. Bir İngiliz ve Türk askeri göğüs göğüse kavga etmeye başladığı an, boks eğitimi olan İngiliz Türk askerine yumruk atmaya başlar. Türk askeri ise İngiliz askerinin boğazını iki eliyle kavrar ve sıkmaya başlar.
Bir süre sonra İngiliz asker kendinden geçer ve Türk askeri, İngiliz'i karargaha esir olarak getirir.
Atatürk kendisine spor nedir diye soranlara bu olayı anlatır ve görseldeki sözleri söyler.
Uçurum kenarında yıkık bir ülke... Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllarca süren savaş..
Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanılan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler...
İşte, Türk genel devriminin bir kısa diyemi...
Atatürk'ün CHP'nin 4. Büyük Kurultay açılış konuşmasından
Türk, Bulgar aynı köken olan Orta Asya yaylasından gelmiş, aynı kanı muhafaza etmiştir. Daha o zamanlar bu noktayı en özlü Bulgarlara söylemişimdir.
Bunlardan tarih cereyanlarını, insanlık safhalarını takip etmiş. anlamış olanlar beni teyit etmişlerdir.
Bulgaristan'da yaşadıkça onlara sevgim arttı.
Size son sözüm, Bulgaristan'a gidiniz. Onları seveceksiniz. Samimi görüşünüz ve hatırlatınız ki ben, 1913'de Sofya'da bulunmuş, kan kardeş Bulgarlarla yüksek dostluk yapmış adamım.
Hakkı Tarık Bey anlatıyor:
22 Temmuz saat 21. Gazi Hazretleri'yle bir sofradayız. Ben bir gece evvel Gazi'ye günün halleri ve haberleri olarak hatırıma gelenleri arz ederken Sofya Gazeteciler Cemiyeti'nden Matbuat Cemiyeti'ne gelen bir davetten bahsetmiştim.
Sofya Gazeteciler Cemiyeti, Bulgar Gazetecileri Federasyonu namına, Matbuat Cemiyeti'nden bir heyeti Bulgaristan'ı ziyarete ve kendilerinin misafiri olmaya çağırıyorlar.
Gazi Hazretleri hu gece kendilerine arz ettiğim hu malumatı dinledikten sonra bütün sofra halkını muhatap kılarak bu sözleri söyler.
Bu kadın meselesinde cesur olalım. Vesveseyi bırakalım. Açılsınlar onların zihinlerini ciddi bilim ve sanatla bezeyelim.
Namusu, bilimsel ve sağlıklı bir şekilde izah edelim. Şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derecede önem verelim.
Sonra şahsi ilişkiye gelince, tabiat ve ahlakımıza uygun bir eş arayalım ve onunla evliliğimizi açık ve kati kararlaştıralım.
Ona, riayette kusur edince, onun gereğini yapalım.
Kadın da böyle hareket etsin!
Kadın ve namus hakkında7
Atatürk'ün Avusturya Karlsbad'da tedavi sırasında yazdığı notlardan...
