Yıllar
Konular
Favoriler

Milletimiz ufak bir aşiretten; anavatanda bağımsız bir devlet tesis ettikten başka Batı alemine, düşman içine girdi ve orada büyük müşkülat içinde bir imparatorluk vücuda getirdi.

Ve bunu, bir imparatorluğu altı yüz seneden beri büyük bir şevket ve azametle devam ettirdi. Buna muvaffak olan bir millet elbette yüksek siyasi ve idari niteliklere sahiptir. Böyle bir vaziyet yalnız kılıç kuvvetiyle vücuda gelemezdi.

Cihanın malumudur ki, Osmanlı Devleti pek geniş olan ülkesinde bir sınırından diğer sınırına ordusunu fevkalade sürat ile ve tamamen donanmış olarak naklederdi. Ve bu orduyu aylarca ve belki de senelerce iyi besler ve idare ederdi.

Böyle bir hareket yalnız ordu teşkilatının değil, bütün idari şubelerin fevkalade mükemmeliyetine ve kendilerinin kabiliyeti olduğuna delildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Aralık 1919
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Ankara'da eşraf ve ileri gelenlerle konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 6. Cilt, s.28

Bir milletin ruhunda, hayata bakışın değişimi ne derecede esaslı ve derin ise, o milletin hukukunun değişmesi de o oranda ciddi ve kapsamlı olur.

Mustafa Kemal Atatürk - 1925

Atatürk'ün hukukla ilgili notlarından

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 12. Cilt, s.17

Türk'ün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.

Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun evladır.

Dolayısıyla, ya istiklal ya ölüm!

Mustafa Kemal Atatürk - 1927

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 19. Cilt, s.31

Profesör, Türkler ve Macarlar iki kardeş millettir. Dilleriyle, kültürleriyle, kökenleriyle iki kardeş millet. Fakat bu iki kardeş millet ne yaptı? İki kardeş millet gibi mi, kendi yüksek milli gayelerini ve büyük geleceği düşünen ve gören iki olgun kardeş millet gibi mi hareket etti?

Hayır, ne yazık ki hayır.

Biz Türkler, ilayi kelimetullah diye, bir fedai gibi İslam aleminin önüne geçtik, siz Macarlar ruhullah diye yine bir fedai gibi Hristiyan dünyasının önüne düştünüz ve asırlarca birbirimizi kırdık ve karşılıklı kırıştık, değil mi?

Fakat ne için? Hangi büyük maksat, hangi milli gaye, hangi yüksek gelecek için? Ve kimin için? Kimin hesabına?

Böyle yapacağımıza, eğer gurur ve ihtirasa, boş davalara, manasız, hayalperest emellere ve başkalarının maksatlarına kapılmayıp da iki kardeş millet el ele barış içinde birleşseydik, hem kendi milletlerimizin, hem de bütün insanlığın refah ve saadetine hizmet etmez miydik?

Mustafa Kemal Atatürk - 1932

Atatürk'ün 1932 yılında düzenlenen Türk Tarih Kongresi'ne davet ettiği Macar aydını ve Türk-Macar Derneği Başkanı Prof. Zayti Ferenç'e bir akşam yemeğinde söyledikleri

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 25. Cilt, s.379

Ulaşmaya mecbur bulunduğumuz seviyeye bugünkü kadar uzak kalışımızın mühim sebeplerinden biri sanata ve sanatkarlığa layık olduğu önem verilmemiş olmasıdır.

Bunda kabahatin her şeyde olduğu gibi sultanlarda, şahsi saltanatlarda ol­duğu daima hatırda tutulmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Şubat 1923

Atatürk'ün İzmir Sanatlar Okulu hatıra defterine yazdığı yazıdan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15. Cilt, s.130

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında