Milletimiz ufak bir aşiretten; anavatanda bağımsız bir devlet tesis ettikten başka Batı alemine, düşman içine girdi ve orada büyük müşkülat içinde bir imparatorluk vücuda getirdi.
Ve bunu, bir imparatorluğu altı yüz seneden beri büyük bir şevket ve azametle devam ettirdi. Buna muvaffak olan bir millet elbette yüksek siyasi ve idari niteliklere sahiptir. Böyle bir vaziyet yalnız kılıç kuvvetiyle vücuda gelemezdi.
Cihanın malumudur ki, Osmanlı Devleti pek geniş olan ülkesinde bir sınırından diğer sınırına ordusunu fevkalade sürat ile ve tamamen donanmış olarak naklederdi. Ve bu orduyu aylarca ve belki de senelerce iyi besler ve idare ederdi.
Böyle bir hareket yalnız ordu teşkilatının değil, bütün idari şubelerin fevkalade mükemmeliyetine ve kendilerinin kabiliyeti olduğuna delildir.
Atatürk'ün Ankara'da eşraf ve ileri gelenlerle konuşması
Düşünce akımlarına karşı düşünceye dayanmayan güçle karşılık vermek, o akımı yok etmedikten başka; herhangi bir kişiyle, herhangi bir insanla konuşulduğu zaman, onun herhangi bir düşüncesini güç zoruyla reddederseniz o direnir.
Direndikçe kendi kendini aldatmakta çok daha ileri gidebilir. Bu nedenle düşünce akımları, baskıyla, şiddetle, kuvvetle reddedilemez. Tam tersine güçlendirilir. Buna karşın en etkili çözüm, gelen düşünce akımına, karşı bir düşünce akımı vermektedir.
Atatürk'ün TBMM Gizli Oturumunda komünizm propagandası hakkında yaptığı konuşmadan
Benim İzmir'i ilk gördüğüm gün, mektebi terk ederek sürgün yerime gittiğim günlerde bu güzel rıhtımda ancak birkaç saat geçirmeye müsaade alabilmiştim.
İşte o saatlerde bu güzel İzmir rıhtımını baştan nihayete kadar bize can düşmanı olan yabancı bir ırka mensup insanların başlarındaki şapka ile dolu görmüştüm.
Ve daha o zaman hükmetmiştim ki, İzmir, hakiki, asil ve necip Türk İzmirlilerden gitmişti.
İzmir Belediyesi'nde halka nutuk
Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal, 11 Ocak 1905'te Harp Akademisi'nden mezun oldu. Bunu izleyen günlerde, istibdat ve padişahlık rejimi aleyhindeki düşünceleri ve durumu şüphe çekerek 5 Şubat 1905'te Şam'da 5. Ordu emrine atandı. 10 Şubat 1905 günü Şam'a gitmek üzere İstanbul'dan hareket etti. İzmir'e bugünlerde uğramış olmalıdır
Vatandaşlar! Vatandaşınız olan herhangi bir şahsı istediğiniz gibi sevebilirsiniz; kardeşiniz gibi, arkadaşınız gibi, babanız gibi, evladınız gibi, sevgiliniz gibi sevebilirsiniz.
Fakat bu sevgi sizi, milli mevcudiyetinizi, bütün sevginize rağmen, herhangi bir şahsa, herhangi bir sevdiğinize vermeye sevk etmemelidir.
Bunun aksine hareket kadar büyük hata olamaz. Bir millet için, bir millet varlığı, bir millet şerefi ve haysiyeti, bir millet büyüklüğü için bu kadar hata olamaz.
Ben, mensup olduğum büyük milletimin böyle bir hatayı artık işlemeyeceği hakkında tam bir itimada sahip olmakla müsterihim ve iftihar ediyorum.
Atatürk'ün Samsun'da öğretmenlere yaptığı konuşmadan
Her zoraki çalışma sert ve ağır gelir.
İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevklenmesi için mesleğini kabiliyetlerine uygun ve kuvvetiyle orantılı olarak seçmiş olması lazımdır.
Dolayısıyla, gençlikte en mühim mesele, meslek seçimidir.
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan
