Yıllar
Konular
Favoriler

Milletimiz ufak bir aşiretten; anavatanda bağımsız bir devlet tesis ettikten başka Batı alemine, düşman içine girdi ve orada büyük müşkülat içinde bir imparatorluk vücuda getirdi.

Ve bunu, bir imparatorluğu altı yüz seneden beri büyük bir şevket ve azametle devam ettirdi. Buna muvaffak olan bir millet elbette yüksek siyasi ve idari niteliklere sahiptir. Böyle bir vaziyet yalnız kılıç kuvvetiyle vücuda gelemezdi.

Cihanın malumudur ki, Osmanlı Devleti pek geniş olan ülkesinde bir sınırından diğer sınırına ordusunu fevkalade sürat ile ve tamamen donanmış olarak naklederdi. Ve bu orduyu aylarca ve belki de senelerce iyi besler ve idare ederdi.

Böyle bir hareket yalnız ordu teşkilatının değil, bütün idari şubelerin fevkalade mükemmeliyetine ve kendilerinin kabiliyeti olduğuna delildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Aralık 1919
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Ankara'da eşraf ve ileri gelenlerle konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 6. Cilt, s.28

Tabiat önünde insan bir hiç, ama hiç!

Mustafa Kemal Atatürk

Doğa hakkında

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş, s. 52

Yüz metre kadar ilerledikten sonra, henüz geriye doğru çekilmekte olan düşman avcı hatlarının hışırtılarını ve İngiliz subaylarının İngilizce vermekte oldukları kumandaları kulağımla pek yakından işittim.

Hemen, ilerlemekte olan bölüğü, dönerek, düşmanın istikamet ve yakınlığını göstererek, süngü taktırıp ileriye sürdüm.

Erler kararlı bir şekilde düşmanı takibe koyuldu. Ve elli metre kadar düşmana yaklaşarak ani Allah Allah sesleriyle bir süngü hücumu yaptılar.

Bu süngü hücumunda düşmanın bir hattı tamamen kırıldı. Belki pek azı kurtulabilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915

Arıburnu Muharebeleri Raporundan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.301

İş yine sersem neferlerin, budala çavuşların fikriyle, onların istedikleri gibi oluyordu.

Hareketten önce verdiğim emir, ne subay ne çavuşlar ve ne de erler tarafından anlaşılmıştı.

Tabiatıyla böyle olacaktı. Çünkü subaylar emir ne demektedir anlamıyorlar ve anlamadıklarını da anlamıyorlardı.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Ağustos 1905

Atatürk'ün Şam'da bulunan 5. Ordu Karargahı'nda tuttuğu notlardan.

Osmanlı ordusunun içler acısı hali...

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 10. Cilt, s. 26

Eğer kitabet hocamız Altay Emini Mehmet Asım Efendi imdadıma yetişmeseydi, ben de şair olup çıkacaktım.

Çünkü hevesim vardı. Asım Efendi bir gün beni çağırdı. "Bak oğlum, Mustafa, şiiri filan bırak. Bu iş senin iyi bir asker olmana mani olur. Diğer hocalarınla da konuştum, onlar da benim gibi düşünüyorlar" dedi.

Hocamın ne kadar haklı olduğunu hadiseler ispat etti.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk, Manastır'daki askeri liseye başladıktan sonra Ömer Naci isimli bir çocukla tanışır. Ve onun sayesinde şairliğe merak sarar. Bir ara, askerliği bırakıp şair olmayı düşünür. Ve sonra öğretmeni ona engel olur.

Atatürk bu anısını, bu sözlerle anlatıyor.

Atatürk, 1898 Kasım ayında Manastır'daki liseden ikincilikle mezun oldu.

Kaynak: Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk 1. Cilt, s.17

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında