Memleketimizde yaşayan Müslüman olmayan unsurların başına ne gelmiş ise, kendilerinin yabancı entrikalarına kapılarak ve imtiyazlarını suistimal ederek vahşiyane surette takip ettikleri ayrılma siyaseti neticesidir.
Atatürk'ün Ankara'da eşraf ve ileri gelenlerle konuşması
Okul istemiyorsunuz. Halbuki millet onu istiyor. Bırakınız artık bu zavallı millet, bu memleketin evlatları yetişsin! Medreseler açılmayacaktır. Millete okul lazımdır!
Para istiyorsanız, size millet yetecek kadar verecektir. Açsanız, karnınızı doyuracaktır. Medreseler bir daha açılmayacaktır.
Anladınız mı?
Atatürk'ün, Rize Seyahati sırasında medreselerin tekrar açılmasını isteyen bir hoca heyetine verdiği cevap.
İtilaf donanmaları İstanbul'a girdikten sonra Mütarekename hükümleri bir tarafa bırakıldı.
Gün geçtikçe artan bir şiddetle, saltanat hukuku, hükümet haysiyeti, milli izzetinefsimiz saldırılara uğradı.
İtilaf heyetlerinden gördükleri teşvik ve fiili himaye sayesinde Osmanlı tebaasından olan Müslüman olmayan unsurlar her yerde küstahane tecavüze başladılar.
Atatürk'ün Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı ve ateşkes anlaşmasından meclisin açılmasına kadar geçen zamanda olan olayları ele aldığı konuşmadan.
Haysiyetsiz subayların nasıl felaketler hazırlamaya yatkın olduklarını, maalesef lüzumundan fazla tecrübe ettiğimiz için, ordudaki subayların yetiştirilmesi hakkındaki esas fikrin, şeref ve haysiyeti yüksek tutmaya yönelik olması gerektiği inancındayım.
Kendin küçüksün ama, memleket için çok büyük bir iş yaptın!
Artık ismin Türk spor tarihine geçti.
Çok yaşa, Yaşar.
Atatürk'ün, 1936 Berlin Olimpiyatlarında şampiyon olup Türkiye'ye olimpiyatlarda ilk altın madalyayı kazandııran güreşçi Yaşar Erkan'a yazdığı telgraftan
