Yıllar
Konular
Favoriler

Memleketimizde yaşayan Müslüman olmayan unsurların başına ne gelmiş ise, kendilerinin yabancı entrikalarına kapılarak ve imtiyazlarını suistimal ederek vahşiyane surette takip ettikleri ayrılma siyaseti neticesidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Aralık 1919
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Ankara'da eşraf ve ileri gelenlerle konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 6. Cilt, s.28

Bugün Rize'den ayrıldığım sırada Rize ve Atina müftülerinin temsil ettiği bir hoca heyeti, bütün memleket ve civar halkı önünde kapattırılan medreselerin açılmasını dilekçeyle talep ettiler.

Dilekçeyi okuduktan sonra çok kızdım. Yüksek ve şiddetli bir sesle kendilerini azarladım ve memleketin, milletin şimdiye kadar felaketi sebeplerinin kendileri olduğuna işaret ettim.

Bütün halk ve mektep talebesi "bravo!" sesleri ve heyecanlı alkışlarla karşıladılar.

Buna karşılık, Rize'deki liseyi canlandırmak elzemdir. Mektep binası ve eğitim aletleri yoktur. Hocaları çok olan bu muhitte ilim ve irfan teşkilatımızın süratle faaliyete başlaması pek lüzumludur.

Burada Osman Ağa'nın oğlu İsmail Bey, yirmi bin liralık bir mektep binası yapmak üzere imiş. Bunu taltif ederek, işin hızlandırılması ve hemen eğitim aletleri göndermek ve fazla alaka göstermek suretiyle, halkın taassuba karşı gösterdiği fiili tezahüre karşılık vermek icap eder.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Eylül 1924

Atatürk'ün medreselerin açılmasını isteyen hocalar hakkında başbakan İsmet Paşa'ya yazdığı mektup.

* Atina, Rize Pazar'ın eski adıdır.

* Burada bahsedilen "Osman Ağa'nın oğlu İsmail Bey", Topal Osman'ın oğlu İsmail Feridun Bey'dir (Kesin bilgi değil).

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 17. Cilt, s25

Çocuğum olmadığında hikmet ve isabet varmış. Eğer bir evlat kaybetmek felaketine uğrasaydım, kalbim elem ve kedere dayanamazdı.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk hayvanları, özellikle de köpekleri ve atları çok severdi. Birgün kendisine ait bir tayın hastalandığını ve ölmek üzere olduğunu duyunca yanına gitti. Acı çekmemesi için öldürülmesi gereken hayvanı dakikalarca sevmişti ve sonrasında bu sözleri söylemişti...

Kaynak: Niyazi Ahmet Banoğlu - Nükte ve Fıkralarla Atatürk, s.258

Tarih, vazifesini yaparken muhtaç olduğu bilgileri temin için hemen her ilim ve fenden istifade etmek mecburiyetindedir. Bilhassa, coğrafya ile daima yan yana yürür.

İnsan topluluğunun dünya yüzünde hangi mevkii işgal ettiği, bu mevkiin vaziyeti, yeryüzü şekilleri, iklimi, denize yakın veya uzak olması, toprağı, nehirleri, bitki ve hayvan yetiştirme kabiliyeti ile o topluluğun tarihi arasında sıkı bir münasebet vardır.

Aynı şekilde bir milletin, hangi milletlerle iktisadi toplumsal, siyasi münasebetlerde bulunduğunu bilmek lazımdır.

Bütün bunları coğ­rafya öğretir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Tarih kitapları için el yazısıyla taslak metin

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.24

Ah zavallıcıklar!

Sizlere kim söyledi buralara gelesiniz diye?

Kim söyledi Anadolu alınırmış diye?

Varın, kanınıza girenlere sorun!

Ben yurdumuzu, haysiyetimizi ve istiklalimizi korudum. Vazifemi yaptım.

Mustafa Kemal Atatürk - Ağustos 1922

Atatürk'ün, 30 Ağustos Zaferi'nden hemen sonra hayatını kaybeden genç Yunan askerlerinin naaşları arasında gezerken söyledikleri.

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş, 2. Cilt s.38

Veritabanında
718 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında