Yıllar
Konular
Favoriler

Efendiler! Bir millet mevcudiyeti ve hakları için bütün kuvvetiyle, bütün fikri ve maddi kuvvetleriyle alakadar olmazsa, bir millet kendi kuvvetine dayanarak mevcudiyet ve bağımsızlığını temin etmezse, şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Aralık 1919
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Ankara'da eşraf ve ileri gelenlerle konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 6. Cilt, s.30

Bir millet medeni hissiyatını hakikaten ifade edebilecek bir derecede edebiyatını, müziğini ıslah edemezse, o milletin medeniyet sahasına dahil olduğu kabul edilemez.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Ekim 1925

Uşak'ta çay ziyafetinde konuşma

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.78

Ben, büyük İsmet İnönü'nün karşısında bulunmakla mutlandığı manzaradan manen değilse bile maddeten uzak bulunmuş olmaktan üzüntü duymadığımı söyleyemem.

Ancak şununla teselli bulmaktayım ki, senin, hakikati, asaleti, millet ve devlet için gönülleri ateşlileri benim kadar ve belki benden daha parlak görür olduğunu bildiğimdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Aralık 1935

Atatürk'ün İsmet İnönü'ye yazdığın telgraf.

Mutlanmak kelimesi "mutluluk duymak" anlamına geliyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 28. Cilt, s.140

Sizden olan bir şahsa sizden fazla önem atfetmek, her şeyi milletin bir ferdinin şahsiyetinde toplamak, geçmişe, bugüne, geleceğe, bütün bu devirlere ait bir toplum meselesinin açıklanmasını ve ortaya konulmasını, bu yüksek topluluğun mütevazı bir şahsiyetinden beklemek, elbette ki layık değildir; elbette ki lazım değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Eylül 1924

Atatürk'ün Samsun'da öğretmenlerle yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 17. Cilt, s.45

Hazırlık tamam...

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Ekim 1923

İsmet Paşa anlatıyor: 28 Ekim akşamı Atatürk bizi Çankaya'ya çağırmıştı. Yemeği birlikte yedik. Misafirler giderken Atatürk bana kalmamı söyledi. Masa başına geçtik.

Evvela Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun metnini görüştük. Her madde üzerinde eskisi ile yenisi arasında mukayeseler yapıyorduk. Atatürk neticeyi dikte ediyordu. Ben yazıyordum. Bu suretle tamamlandıktan sonra bütün metni bir kere baştan aşağıya okudum. Atatürk dikkatle dinledi.

Bittikten sonra biraz düşündü ve "Hazırlık tamam" dedi. O gece köşkte misafiriydim. Odama çekildim.

Ertesi sabah metni bir kere daha gözden geçirdik ve beraberce Meclis'e gittik. Oldu, bitti...

Kaynak: Abdi İpekçi, İnönü Atatürk'ü Anlatıyor, s.15

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında