Yıllar
Konular
Favoriler

İnsanları istediği gibi kullanan kuvvet, fikirler ve bu fikirleri kişiselleştirip yayan kimselerdir.

Fikrin özelliği de, hiçbir itirazın bozamayacağı bir mutlak şekille kendi kendini kabul ettirmektir.

Bu ise, fikrin yavaş yavaş hissiyat haline geçerek inanca dönüşmesi ile mümkündür; ve böyle olduktan sonradır ki, onu sarsmaya başka hiçbir mantığın, muhakemenin hükmü yetmez.

Mustafa Kemal Atatürk - 1914
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Salih Bozok'a mektubu

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.168

Hatırlar mısın? Altıncı Kolordu Kumandanı olarak vazifem başına giderken Gazik Dağı'ndaki Şark Cephesi karargahında sana uğradığım o karlı geceyi?

Sırtında kaputunla bir masanın başına oturmuş, bir gaz lambasının ışığında önüne serdiğin haritayı inceliyordun. "Vaziyeti nasıl görüyorsun?" diye sormuştum. "Kötü, çok kötü" demiştin. "Düşmanın tipiden istifade ederek gün ağarmadan bir baskın yapması beklenebilir."

Ben "Şu halde ne duruyorsun? Bir an evvel geriye çekilme kararını versene" deyince, sen buna karşılık, "vaziyeti Grup Kumandanlığı'na bildirdiğini. Henüz cevap alamadığını ve kendiliğinden bir karar veremeyeceğini söylemiştin".

Ben de "Emir mi bekliyorsun?" demiştim. O emri 6. Kolordu Kumandanı salahiyetime dayanarak ve bütün mesuliyeti üstüme alarak sana ben veriyorum.'

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Ağustos 1932

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun anlattığına göre Atatürk, bu sözleri 30 Ağustos 1932 akşamı İsmet İnönü'ye söyler.

İsmet Paşa, Atatürk'e şu şekilde cevap verdi:

Nasıl hatırlamam, nasıl unutabilirim o geceyi! Sen benim imdadıma Hızır gibi erişmiştin. Nitekim, senin emrini yerine getirdikten birkaç saat sonra düşman kuvvetleri mevzilerimizi işgal etmiş­tir. Biraz daha bekleseydim korktuğum felakete uğramaktan beni hiçbir mucize kurtaramayacaktı.

Hem, o gece sen yalnız bu felaketi önlemekle kalmamışsındır. Bana askeri kariyerimde yüksek vazifelere yol açmışsındır. O geceye kadar ben neydim? Bir masa zabiti.

Beni, elimden tutarak ve en karanlık anlarımda önümde bir yıldız gibi parlayarak o vaziyetimden bugünkü vaziyetime getiren sensin! Her şeyimi sana borçluyum.

Bu olay 16 Aralık 1916 tarihinde, Elazığ/Sekerat’taki (Kovancılar ilçesine bağlı Yazıbaşı Köy) Gazık Dağı’nda bulunan 2. Ordu karargahında yaşandı. Atatürk, İsmet Paşa'yla ilk defa burada samimi oldu.

2. Ordu, Kafkas Cephesi'nde Ruslara karşı mücadele ediyordu.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 25. Cilt, s.402

Büyük hadiselerin ve vakaların tesiri altında kalan fertler, cemiyet haline gelerek muhitin hayat ve canlılığından kuvvet almadıkça, mevcudiyetlerinin yıkılmaya hazır olduğu kanaatine şuursuz bir halde kapılır ve vehme düşerler.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Mart 1920

Atatürk'ün Tekfur Dağı (Bugünkü adıyla Tekirdağ) Mutasarrıfı (yetkilisi) Firuzan Bey'e yolladığı telgraftan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 7. Cilt, s.23

Bazı yerlerde çok fena hapishaneler görülmüştür.

Denizli'de birkaç yüz mahpus, ancak diz dize oturabilecek kadar dar ve fena bir yerde ömür sürmeye mahkumdu.

İyi hapishaneler yapılması masraf ve zaman işi olmakla beraber, bir mahpus için en az lazım olan satıh ve hacim sıhhiyecce tespit edilerek bu izdihamın her yerde önlenmesi mümkündür.

Mustafa Kemal Atatürk - 1931

Atatürk'ün 26 Ocak-2 Mart 1931 yılında yaptığı yurtiçi gezisinden notları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.36

Hakikaten vatan ve milletimizi kurtarabilmek için yegane çare askerliği bırakıp serbest olarak milletin başına geçmek ve milleti yekvücut bir hale getirmekle ortaya çıkacak kudret ve milli hareketi iyi kullanmaktan başka çare düşünülmüş değildi.

Dolayısıyla ben de böyle yaptım.

Allah'a şükür başarılı da oluyorum.

Pek yakında maddi neticeyi bütün cihan görecektir.

Mustafa Kemal Atatürk - Ağustos 1919

Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'a yazdığı mektuptan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 3. Cilt, s.306

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında