İnsanları istediği gibi kullanan kuvvet, fikirler ve bu fikirleri kişiselleştirip yayan kimselerdir.
Fikrin özelliği de, hiçbir itirazın bozamayacağı bir mutlak şekille kendi kendini kabul ettirmektir.
Bu ise, fikrin yavaş yavaş hissiyat haline geçerek inanca dönüşmesi ile mümkündür; ve böyle olduktan sonradır ki, onu sarsmaya başka hiçbir mantığın, muhakemenin hükmü yetmez.
Atatürk'ün Salih Bozok'a mektubu
Cumhuriyet Halk Partisi'nin programına temel olan ana fikirler, Türk Devrimi'nin başlangıcından bugüne kadar yapılmış olan işlerle yalın olarak ortaya konmuştur (1931).
Bundan başka, bu fikirlerin başlıcaları, 1927 yılında Kurultayca da kabul olunan Parti tüzüğünün genel esaslarında ve aynı Kurultayca onaylanan Genel Başkanlığın bildiriğinde ve 1931 Kamutay seçimi dolayısıyla çıkarılan bildirikte saptalanmıştır.
Yalnız birkaç yıl için değil, geleceği de kapsayan tasarılarımızın ana hatları burada toplu bir halde yazılmıştır ( 1931 ).
Bunlardan başka, 1935 Kurultayı'nca saptalanan fikirler de bu programa ulanmıştır. Parti'nin güttüğü bütün bu esaslar "Kemalizm Prensipleridir".
CHP, 1939 kongesi için program çalışmaları
Türkiye, tam bağımsızlığını temin edecek bir barış ister.
Bu emin görülmedikçe, medeniyet cihanının insani hissine ve memleket ve milletimizin kuvvet ve kudretine dayanarak insanca yaşayabilmek için muhtaç olduğumuz hayat ve bağımsızlık vasıtalarını temin edinceye kadar, başladığımız işte devam olunacaktır.
Milletin ciddi kararı budur.
Atatürk'ün Lozan Anlaşması hakkında Anadolu gazetesine verdiği röportaj
Dörtyol'da mühim bir portakal meselesi vardır.
Buraya, on gün evvel gelen mücadele memurlarıyla görüştüm, ağaçları hastalıktan kurtarmaya çalışıyorlar. Hastalığın mühim bir kısmı köklerdedir.
Bunun için bir taraftan tedaviye devamla beraber diğer taraftan da yanlış yetiştirme, hasta olmayan yerleri hasta ağaçların fenalığıyla bulaştıran fena sulama ve yanlış gübreleme işleriyle devamlı olarak mücadele lazım olduğu anlaşılıyor.
Hasta portakal ağaçlarıyla ilgilenen sevgili Atatürk...
Portakal ağaçlarının 100 seneden fazla yaşadığını düşünürsek, Atatürk'ün endişelendiği ve sağlığıyla bizzat ilgilendiği portakal ağaçları bugün hala yaşıyor ve belki de onlar da bizim gibi Mustafa Kemal'i özlüyor :)
07 Temmuz 1939 tarihine kadar Adana iline bağlı olan Dörtyol, Hatay'ın anavatana katılmasıyla beraber Hatay'a bağlandı.
Atatürk'ün yurtiçi gezisinden sonra İsmet Paşa'ya yazdığı telgraftan.
Ordu harbin ilk dönemlerine göre fevkalade zayıftır. Birçok orduların kuvveti, olması gerekenin beşte biri kadardır. Memleketin nüfus kaynakları eksileni tamamlamaya yeterli değildir.
Dünyanın en güç işleri görmek üzere biner kişilik taburlarla bana gönderilen 59. tümenin yüzde ellisi ayakta duramayacak kadar zayıf olduğundan ayıklanmış ve sağlam kalan erat 17-20 yaşında gelişmemiş çocuklarla, 45-55 yaşındaki işe yaramazlardan ibaret kalmıştır.
Atatürk'ün 20 Eylül'de yazdığı ve ülkenin genel halini yansıtan rapor.
