Rize'de gördüklerimden çok memnunum.
Halk çok vatanperver ve Cumhuriyetperverdir.
Atatürk'ün Rize seyahati sonrasında başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği telgraftan.
Mukaddes topraklarımızı çiğneyerek Ankara'ya girmek ve memleket bağımsızlığının fedakar muhafızı olan ordumuzu imha etmek isteyen Yunan ordusu yirmi bir gün devam eden pek kanlı muharebelerden sonra Hakk'ın yardımıyla mağlup edilmiştir.
Atatürk, Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanıldığını millete beyan ediyor.
19 Eylül 1921 günü Mustafa Kemal'e TBMM tarafından Gazilik unvanı ve Mareşallik rütbesi verilmiştir.
Uysal bir halk kitlesi, Doğu geleneklerine bağlı kalmışsa, yanlış ve köstekleyici alışkanlıklar sonunda birtakım kuvvetlerin tekelci vesayeti altına sürüklenebiliyorsa, bu kitle adına, milli iradeyi temsil eden aydınlar harekete geçerler.
Kitleyi çağdaş bir düzene kavuşturmak için, geri düzenle, batıl itikatlarla, hurafelerle savaşırlar. Devrim yaparlar. Geri düzeni değiştirirler.
Bunun için halk iradesine başvurulmaz.
Atatürk'ün "devrimcilik" anlayışı
Sizler gibi din ve namus sahibi büyükler oldukça, Türk ve Kürdün yekdiğerinden ayrılmaz iki öz kardeş olarak yaşamakta devam eyleyeceği ve hilafet makamı etrafında sarsılmaz bir vücut halinde dahil ve hariç düşmanlarımıza karşı demirden bir kale halinde kalacağı şüphesizdir.
Atatürk'ün Hacı Kaya ve Şatzade Mustafa Ağalara yolladığı telgraftan.
Elazığ Valisi Ali Galip Bey, Sivas Kongresini engellemek için bir girişimde bulunur. "Ali Galip Olayı" adı verilen bu olaya Kürdistan Teali Cemiyeti üyeleri de katılır ama Malatya bölgesindeki Kürt aşiretleri bu iki ağa sayesinde olaya destek olmaz ve girişim başarısız olur.
Ali Galip olayı olarak anılan hadisenin amacı 25 Mayıs ile 10 Eylül 1919 arasında İstanbul Hükümeti’nin genelde Milli Mücadele’yi ortadan kaldırmak, özelde ise Sivas Kongresi’ni basarak başta Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Orbay olmak üzere Milli Mücadele’nin önde gelenlerini tutuklamaktı.
Atatürk bu iki ağaya telgraf çekerek teşekkür eder.
Ormanlar memleketin çok mühim bir servet kaynağıdır, ziraatla iştigal ettiğimiz kadar ormanlarımıza önem vermeliyiz.
Siz bu meseleyi basit bir iş olarak görüyorsunuz. Mühim bir meseledir. Esaslı ve ciddi surette çalışmak lazımdır.
Atatürk'ün Eskişehir Mutasarrıflık Dairesi'nde Orman Müdürü Arif Bey'le yaptığı konuşmadan.
