Yıllar
Konular
Favoriler

Milli siyaset dediğim zaman kastettiğim mana ve öz şudur: Milli sınırımız dahilinde, her şeyden evvel kendi kuvvetimize dayanarak mevcudiyetimizi muhafaza ederek millet ve memleketin hakiki saadet ve bayındırlığına çalışmak.

Rastgele sonu gelmez emeller peşinde milleti meşgul etmemek ve zarara uğratmamak.

Medeni cihandan, medeni ve insani muamele ve karşılıklı dostluk beklemektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1927
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 20. Cilt, s.25

Dünyada hiçbir milletin kadını "Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim" diyemez.

Mustafa Kemal Atatürk - 15 Mart 1923

Konya Hilal-i Ahmer (Kızılay) Kadınlar Şubesi'nde yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15. Cilt, s.245

Efendiler, bu münasebetle şunu da beyan edeyim ki, memleket idaresinde yüksekten atarcasına, muğlak, karışık fikirlerle ne yapılmak arzu ettiğini bilmeyenlere, halkın aklıselimine müracaatı tavsiye etmelidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Eylül 1924

Samsun-Çarşamba Demiryolu hattının inşaatına başlama töreninde halka nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 17. Cilt, s.43

Bu pek mühim ve büyük teşebbüste asıl hedef İngilizleri Hindistan'da vurmak olmasına göre, Türkistan ve bilhassa Afganistan'da belki maksada kafi askeri kuvvetler vücuda getirmek için evvelemirde pek ciddi milli teşkilat meydana getirilmesi lüzumunu ben de takdir eder ve bu hususta buraca icrası mümkün olan yardımın yapılmasını bittabi canı yürekten arzu eylerim.

Ancak dört taraftan düşmanla kuşatılmış olan asıl anavatanın müdafaası işlerine her şeyden evvel bağlı olmak ve ihtimam etmek açık lüzumu ve malum hadiseler üzerine İstanbul'dan buraya gelebilen subayların adedi ise ihtiyaca ancak kafi olduğundan şimdilik o konudaki yüksek arzularının kabulüne ne yazık ki maddi imkan görülememiştir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Ekim 1920

Atatürk'ün Taşkent'te bulunan Cemal Paşa'ya yolladığı telgraf

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 10. Cilt, s.21-22

Garip şey! Çocuk, biz istesek bile, Fransızlar Hatay için bizimle bir harbe girerler mi hiç?

Arkadaşlar bunu nasıl düşünebiliyorlar; görmüyorlar mı ki, bugün Fransa'nın bizzat anavatanı büyük tehlikelerle sarılı bir haldedir?

Bunu, her Fransız idrak etmiştir ve endişe içindedir.

Hataya gelince, Fransızlardan dünyada böyle bir yerin mevcut olduğunu bilenler, yüzde biri, ikiyi geçmez.

Bu vaziyette hangi hükümet Hatay'daki hayali ve daha ziyade şahsi menfaat kırıntıları için, denizaşırı, hem de bizimle bir harbi göze alabilir.

Evham ve vesvesenin bu derecesine şaştım doğrusu. Hayret.

Mustafa Kemal Atatürk - 8 Ocak 1937

Atatürk, 1937 başlarında Güney Anadolu'ya bir seyahat yapar ve hükümet bu durumdan büyük endişe duyar. Hasan Rıza Soyak "neden endişe duydular?" diye soran Atatürk'e "Fransızlarla bir savaşa sürükleniriz diye korktular" diye cevap verir.

Atatürk ise kendisine bu sözleri söyler.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 29. Cilt, s.113

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında