Milli siyaset dediğim zaman kastettiğim mana ve öz şudur: Milli sınırımız dahilinde, her şeyden evvel kendi kuvvetimize dayanarak mevcudiyetimizi muhafaza ederek millet ve memleketin hakiki saadet ve bayındırlığına çalışmak.
Rastgele sonu gelmez emeller peşinde milleti meşgul etmemek ve zarara uğratmamak.
Medeni cihandan, medeni ve insani muamele ve karşılıklı dostluk beklemektir.
Nutuk
Bugün saadetini hissettiğimiz zaferi, yalnız milletimizin azim ve imanı, kudreti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ordularının süngüleri kazanmıştır.
Üzerinde başka türlü hiçbir kuvvet, hiçbir tazyik yoktur ve olmamıştır.
Milletin ve ordularının kabiliyeti bütün milli emellerimizi elde edecek derecededir.
Atatürk'ün Bursa belediye heyetine yaptığı konuşmadan.
Harici siyasetimiz daima milletler refahını doğuran barış içinde memleketin gelişmesini hedeflemiştir.
Cumhuriyet'in onuncu yıldönümünü kutlayan Sovyet Büyükelçisi Suriç'e cevap
Güçsüz ve korkak insanlar, herhangi bir felaket karşısında milletin de hareketsiz kalmasına ve çekingen bir hale gelmesine neden olurlar. Beceriksizlik ve tereddütte o kadar ileri giderler ki, adeta kendi kendilerini aşağılarlar. Derler ki, "Biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olmamıza imkan yoktur. Biz kayıtsız şartsız, mevcudiyetimizi bir yabancıya bırakalım."
Türkiye'yi, böyle yanlış yollarda yokoluş ve çöküş vadisine sevk edenlerin elinden kurtarmak lazımdır. Bunun için keşfolunmuş bir hakikat vardır, ona tabi olacağız. O hakikat şudur: Türkiye'nin düşünen kafalarını büsbütün yeni bir inançla donatmak... Bütün millete taze bir manevi güç vermek...
Maksadı belli ve kesin olan ve onu elde etmek için bütün kuvvetini kullanan kimse, düşmanın maksat ve tedbirlerine göre harekatını kararlaştırmaya çalışandan manen üstündür.
Düşman kuvvetlerine göre kesin karar almayı beklemek, genel olarak kıymetli bir zamanı kaybetmektir
Taktik meselesinin çözümüne dair nasihatler
