Milli siyaset dediğim zaman kastettiğim mana ve öz şudur: Milli sınırımız dahilinde, her şeyden evvel kendi kuvvetimize dayanarak mevcudiyetimizi muhafaza ederek millet ve memleketin hakiki saadet ve bayındırlığına çalışmak.
Rastgele sonu gelmez emeller peşinde milleti meşgul etmemek ve zarara uğratmamak.
Medeni cihandan, medeni ve insani muamele ve karşılıklı dostluk beklemektir.
Nutuk
Gençlik mükemmeldir, fakat hiçbir zaman unutmamalıyız ki, yüksek ağaçlar mutlaka derin köklere sahip olmalıdır, tıpkı İtalyan ve Türk ırklarının olduğu gibi...
Atatürk'ün büyük bir davette İtalya elçisi Lojacono'nun "Ve bilhassa her iki ülkenin gençliği." dedikten sonra ona verdiği cevap...
Biz, belki burada bulunanların tamamı dünyaya geldiğimiz zaman bu topraklar üzerinde yaşayanlarla beraber, kahredici bir istibdadın pençesi içinde idik.
Ağızlar kilitlenmiş gibi idi. Öğretmenler, mürebbiler yalnız bir noktayı kafalara yerleştirmeye mecbur tutulmakla idi: Benliğini, her şeyini unutarak bir heyulaya boyun eğmek, onun kulu, kölesi olmak.
Bununla beraber, hatırlamak lazımdır ki, o tazyik altında dahi, bizi bugün için yetiştirmeye çalışan hakiki ve fedakar öğretmenler ve mürebbiler eksik değildi.
Onların bize verdikleri feyiz elbette esersiz kalmamıştır.
Atatürk'ün Samsun'da öğretmenlere yaptığı konuşmadan...
İstanbul gazetelerinin, milli harekat mensuplarının resimlerini yayımlamaları ve teşhir eylemeleri hususunda bildirilen görüş ve düşüncelerle tamamen hemfikiriz.
Hiçbir tesir ve müdahalemiz olmayan bu halin önüne geçmek için teşebbüslerde de bulunulmuştur.
Bundan başka, kati şekilde önlenmesi vasıtalarının tamamlanması için sizce ne gibi çareler tasavvur ediliyor ise tatbik olunmak üzere bildirilmesini bekliyoruz, Efendim.
Atatürk'ün Erzurum Anadolu ve Rumeli Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyeti Merkeziyesine yolladığ telgraf
Efendiler, dış siyasetin en çok alakadar olduğu ve dayandığı husus, devletin iç teşkilatıdır.
Dış siyasetin iç teşkilatla uyumlu olması lazımdır. Batı'da ve Doğuda başka başka tabiatlara ve kültüre ve emele sahip birbirine zıt unsurları toplayan bir devletin iç teşkilatı elbette asılsız ve çürük olur. O halde dış siyaseti de esaslı ve metin olamaz.
Böyle bir devletin iç teşkilatı bilhassa milli olmaktan uzak olduğu gibi, siyasi mesleği de milli olamaz.
Buna nazaran Osmanlı devletinin siyaseti milli değil, fakat şahsi, belirsiz ve istikrarsız idi.
