Haysiyetsiz subayların nasıl felaketler hazırlamaya yatkın olduklarını, maalesef lüzumundan fazla tecrübe ettiğimiz için, ordudaki subayların yetiştirilmesi hakkındaki esas fikrin, şeref ve haysiyeti yüksek tutmaya yönelik olması gerektiği inancındayım.
Atatürk'ün Kazım Karabekir'e mektubu
Söyleyeceğiniz her cümleden sonra, yeni bir cümleye daha başlamadan bir an bile dudağınızı birbirine kavuşturup ağzınızı kapalı tutun.
Bu bir anlık susuş sırasında zihninize gelecek tedbirlerin çokluğunu tasavvur edemezsiniz.
Biz medeniyetten, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz. Başka bir şey tanımayız.
Arkadaşlar! Hiç bir zaman baş eğmeyeceğiz. Tuttuğumuz yolda sonuna kadar yürüyeceğiz, teslim olmayacağız ve muvaffak olmaya çalışacağız. Yerli ve yabancı düşman karşısında hakkımızı müdafaa edeceğiz.
Son vardığımız sınırda da eğer galebe etmek ümidimiz kalmamışsa, o zaman, bir Türk bayrağının altına sığınarak, orda istiklal uğrunda canımızı vereceğiz
Bugün burada tamamen sulh içinde bir memleket görüyorsunuz.
Sahip olduğumuzdan tek bir metrekare bile fazla toprağa ihtiyacımız yoktur, memleketimiz çok büyüktür; vatandaşlarımız için hiç de küçük değildir.
Bütün memleketlerle barış ve dostluk anlaşmamız var ve ordu sadece yeni hücumlardan korumak için bulunuyor.
Atatürk'ün "Vossische Zeitung" gazetesi muhabiri yazar Emil Ludwig'le görüşmesinden...
