Bence bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselmesiyle, düşkünlüğüyle alakadar olan en mühim etken, milletin ekonomisidir.
Bu, tarihin ve tecrübenin tespit ettiği bir hakikattir.
Bu hakikat bizim milli hayatımızda ve milli tarihimizde de tamamıyla görünmektedir.
Türk tarihi incelenirse birçok sebeplerin başında bütün yükselme ve çökme sebebinin ekonomi meselesinden başka bir şey olmadığı anlaşılır.
Bu münasebetle diyebiliriz ki, Türkiye Cumhuriyeti'ni layık olduğu mertebeye çıkarabilmek için ekonomimize birinci derecede önem vermek lazımdır; zamanımızın bir ekonomi devri olduğu düşünülürse bu önemin derecesi kolaylıkla meydana çıkar.
Tarih hakkında sorular ve cevaplar
Eski Rusya yerine yeni bir Rusya geçti. Eğer yeni Rusya komünistlik safsatasını bırakırsa, çarlıktan daha kuvvetli olacaktır.
Atatürk'ün İzmit Kasrı'nda İstanbul'dan gelen gazetecilerle mülakatından...
Komünizm hakkında
Bizim Hatay hakkındaki istediklerimiz, TC şerefini korumak şartıyla görünüşte ve lafta bazı değişikliklere tahammül gösterebilir. Ve fakat hakikati asla feda edemez.
Fransızlar bu esası kelimelerle kollayarak bizi esastan uzaklaştıracak tekliflerle kendi hesaplarına başarılı olmayı hedef tutar ve bunda ısrar ederlerse, benim kanaatime göre zor duruma düşecek olan TC Devleti değil, Fransa Devleti olacaktır.
Atatürk'ün Başbakan İsmet Paşa'ya Hatay hakkında gönderdiği not
Talih bana öyle elverişli şartlar hazırlamış ki ne kadar bahtiyarlık duyduğumu anlatamam.
Harbiye Nezareti'nden çıkarken heyecandan dudaklarımı ısırdığımı hatırlıyorum.
Kafes açılmış, önümde geniş bir alem, kanatlarımı çırparak uçmaya hazırlanmış bir kuş gibiydim.
Atatürk'ün 30 Nisan 1919'da 9. Ordu müfettişi olarak atanması hakkında sonradan söyledikleri.
İstanbul hükümeti Mustafa Kemal'i Anadolu'ya sürmeye karar vermişti. Harbiye Nazırı Şakir Paşa birgün kendisini çağırdı ve ona bir dosya uzattı.
Dosya'da Samsun civarında Türk çetelerinin Rum köylerine saldırdığı ve İngizlilerin bundan rahatsızlık duyduğu açıklanıyor ve Osmanlı'dan bu duruma engel olması isteniyordu. Mustafa Kemal'in bir diğer görevi de Anadolu'daki bir takım milli teşkilatlanmaları ortadan kaldırmaktı.
Atatürk de bunun için Samsun'a gidecekti.
Ama Atatürk özellikle yetki istiyordu. Genelkurmay 2. başkanı Diyarbakırlı Kazım Paşa'ya (Kazım İnanç) Samsun'dan başlayarak bütün doğu vilayetlerinde bulunan kuvvetlerin komutasını ve bağlı illerin valilerini emri altına alabilme yetkisi istedi.
Kazım Paşa Atatürk'ün yüzüne baktı ve "Bir şey mi yapacaksın?" diye sordu.
Atatürk cevap verdi: "Evet bir şey yapacağım. Bu maddeler olsa da olmasa da yapacağım"
Ne yazık ki, şimdi hilafet ve saltanat makamını işgal eden zat, bu millet için hain bir adamdır.
