Yıllar
Konular
Favoriler

İşi silahlı bir hareketle halletmek zorunda kalırsak, tutacağım yolu da çoktan kararlaştırmış bulunuyorum.

Böyle bir durumda derhal devlet reisliğinden, hatta mebusluktan istifa edeceğim, serbest bir Türk vatandaşı olarak bu işte çalışan arkadaşlarla beraber Hatay topraklarına geçeceğim.

Oradaki mücahitlerle ve anavatandan kaçıp bize katılacağından şüphe etmediğim kuvvetlerle meseleyi yerinde ve içten halletmeye çalışacağım.

İsterse Türkiye Hükümeti beni ve arkadaşlarımı asi ilan eder ve hakkımızda takibat da yapar.

Mustafa Kemal Atatürk - 8 Ocak 1937
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Hasan Rıza Soyak, Atatürk'e Hatay konusunda

"Efendim, affınıza sığınarak bir şey soracağım. Eğer karşı taraf hakkı teslim etmemekte ısrar eder ve silaha sarılmaktan başka çare kalmazsa ne yaparız?" diye sorması üzerine Atatürk'ün verdiği cevap.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 29. Cilt, s.113

Askerlikte bir kaide vardır. Düşmanın harp cephesi çok kuvvetli olursa onu parçalamak lazım gelir. Biz milli mücadeleye başlarken karşımızda iki düşman vardı: Biri dahili düşman ki, bunu İstanbul hükümeti temsil ediyordu; diğeri harici düşmanlar ki, bunu da yabancı İşgal kuvvetleri teşkil eyliyordu.

Her iki düşman ile aynı zamanda mücadele etmek imkansızdı. Tabii olarak ilk önce harici düşmanlara karşı vaziyet aldık. Milli mücadele zafere ulaştıktan ve Lozan barışı imzalandıktan sonra da, dahili düşmanları tasfiye etmeye başladık.

Dahili düşmanları da parça parça ayırmak. sı­raya koymak. en mühim olanları ilk önce bertaraf etmek, ondan sonra diğerlerini ele almak icap ederdi. Yaptığımız budur

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Şubat 1924

istanbul'da gazetecilerle beraber yenen yemekte anlattıkları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.207

Medeniyetin geri olduğu cehalet devirlerinde fikir ve vicdan hürriyeti tahakküm ve baskı altında idi. İnsanlık bundan çok zarar görmüştür.

Bilhassa din muhafızlığı kisvesine bürünenlerin hakikati düşünebilenler, söyleyebilenler hakkında reva gördükleri zulüm ve işkenceler, insanlık tarihinde daima kirli facialar olarak kalacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 31 Ocak 1930

Özgürlük hakkında

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.49

Düşman ordusunun asli kuvvetleri Seylbayatiye batısından başlayarak Aslı­hanlar'a devam etmek üzere bir cephede ve Dumlupınar güneyinde olmak üzere di­ğer cephede de iki grup halindedir.

Düşmanın her iki grubu önden ve arkadan kıtalarımız arasına alınmıştır.

Muharebeler lehimize kesintisiz devam etmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Ağustos 1922

Atatürk TBMM Başkanlığı'na iyi haberleri bildiriyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.225

Bence bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselmesiyle, düşkünlüğüyle alakadar olan en mühim etken, milletin ekonomisidir.

Bu, tarihin ve tecrübenin tespit ettiği bir hakikattir.

Bu hakikat bizim milli hayatımızda ve milli tarihimizde de tamamıyla görünmektedir.

Türk tarihi incelenirse birçok sebeplerin başında bütün yükselme ve çökme sebebinin ekonomi meselesinden başka bir şey olmadığı anlaşılır.

Bu münasebetle diyebiliriz ki, Türkiye Cumhuriyeti'ni layık olduğu mertebeye çıkarabilmek için ekonomimize birinci derecede önem vermek lazımdır; zamanımızın bir ekonomi devri olduğu düşünülürse bu önemin derecesi kolaylıkla meydana çıkar.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Tarih hakkında sorular ve cevaplar

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 24. Cilt, s.17-18

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında