İstanbul gazetelerinin, milli harekat mensuplarının resimlerini yayımlamaları ve teşhir eylemeleri hususunda bildirilen görüş ve düşüncelerle tamamen hemfikiriz.
Hiçbir tesir ve müdahalemiz olmayan bu halin önüne geçmek için teşebbüslerde de bulunulmuştur.
Bundan başka, kati şekilde önlenmesi vasıtalarının tamamlanması için sizce ne gibi çareler tasavvur ediliyor ise tatbik olunmak üzere bildirilmesini bekliyoruz, Efendim.
Atatürk'ün Erzurum Anadolu ve Rumeli Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyeti Merkeziyesine yolladığ telgraf
Özgürlükten doğan bunalımlar ne kadar büyük olursa olsun, hiç bir zaman fazla baskının sağladığı sahte güvenlikten daha tehlikeli değildir.
Profesör, Türkler ve Macarlar iki kardeş millettir. Dilleriyle, kültürleriyle, kökenleriyle iki kardeş millet. Fakat bu iki kardeş millet ne yaptı? İki kardeş millet gibi mi, kendi yüksek milli gayelerini ve büyük geleceği düşünen ve gören iki olgun kardeş millet gibi mi hareket etti?
Hayır, ne yazık ki hayır.
Biz Türkler, ilayi kelimetullah diye, bir fedai gibi İslam aleminin önüne geçtik, siz Macarlar ruhullah diye yine bir fedai gibi Hristiyan dünyasının önüne düştünüz ve asırlarca birbirimizi kırdık ve karşılıklı kırıştık, değil mi?
Fakat ne için? Hangi büyük maksat, hangi milli gaye, hangi yüksek gelecek için? Ve kimin için? Kimin hesabına?
Böyle yapacağımıza, eğer gurur ve ihtirasa, boş davalara, manasız, hayalperest emellere ve başkalarının maksatlarına kapılmayıp da iki kardeş millet el ele barış içinde birleşseydik, hem kendi milletlerimizin, hem de bütün insanlığın refah ve saadetine hizmet etmez miydik?
Atatürk'ün 1932 yılında düzenlenen Türk Tarih Kongresi'ne davet ettiği Macar aydını ve Türk-Macar Derneği Başkanı Prof. Zayti Ferenç'e bir akşam yemeğinde söyledikleri
Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; bununla beraber hiçbir piyasa da başıboş değildir.
TBMM 5. Devre, 3. Toplanma Yılı Açılış Konuşması
Suriyeliler zeki, modern ve nazik insanlardır.
Suriye başbakanı Cemil Mardam ve Adil Arslan ile görüşmeden
