Dışarıdaki kapıcıya bir sorun bakalım. O bile benden korkmaz. Korku üzerine bir iktidar inşa edilemez. Topla tüfekle kurulan bir iktidar bile daima geçici olacaktır.
Atatürk'ün "Vossische Zeitung" gazetesi muhabiri yazar Emil Ludwig'le görüşmesinden...
Benim resimlerimin yırtılıp çiğnenmesine üzülmedim desem doğru söylememiş olurum.
Fakat beni asıl üzen nokta, o İzmir'i kurtarmak için canını dişine, takarak dövüşen Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa'nın resimlerinin yırtılıp çiğnenmesidir.
Hiç olmazsa onun resimlerine dokunulmamalıydı.
4 Eylül 1930 günü, Serbest Cumhuriyet Fırkası lideri Fethi Okyar, İzmir'e gittiğinde bir kalabalık, Kordonboyu'nda onu sevgi gösterileriyle karşılamış, omuzlara almıştı.
Ne yazık ki Kemeraltı'ndaki kıraathanelerde bulunan Atatürk'ün ve İnönü'nün resimleri, bazı kendini bilmezlerin kışkırtmalarıyla yırtılmış, ve ayaklar altına atılmıştı.
Olay Atatürk'ün kulağına gidince, kendisi bus sözleri söyledi...
Milli siyaset dediğim zaman kastettiğim mana ve öz şudur: Milli sınırımız dahilinde, her şeyden evvel kendi kuvvetimize dayanarak mevcudiyetimizi muhafaza ederek millet ve memleketin hakiki saadet ve bayındırlığına çalışmak.
Rastgele sonu gelmez emeller peşinde milleti meşgul etmemek ve zarara uğratmamak.
Medeni cihandan, medeni ve insani muamele ve karşılıklı dostluk beklemektir.
Yunanlıların son zamanlarda Samsun ve havalisine pek çok önem verdikleri görülmektedir.
Samsun'a yüz otuz çete reisiyle yirmi bin lira para gönderdikleri Yüce Makamlardan bildirilmiş ve Çarşamba mıntıkasındaki yerli Rumların durmadan kiliselerinde siyasi toplantılar yapmakta oldukları görülmüştür.
Atatürk'ün, Erzurum'da bulunan 15. Kolordu Komutanlığı'na yazdığı telgraftan...
Anlıyorum ki, sana nutkunu söyletmek istemiyorlar. Fakat sen mutlaka nutkunu söyleyeceksin ve tesadüf edeceğin herhangi bir engeli derhal bildireceksin.
Asayişin temini için Başvekil, Dahiliye Vekili ve İzmir Valisi lazım olan tedbirleri almakla mükelleftirler.
Atatürk'ün İzmir'de halka seslenecek olan Serbest Cumhuriyet Partisi lideri Fethi Okyar'a yolladığı telgraf...
5 veya 6 Eylül'de yollanmıştır.
