Eskişehir'in düşmesi acıdır; fakat bu düşüş sıfırdır. Maksat ordudur. Ordu ayaktadır; yenilmemiştir; onu bu gece Porsuk gerisine çekebilirlerse, düşmanın bizimle temasını kesebilirlerse, mesele yoktur.
Çekebileceklerdir, kesebileceklerdir. Çekiliş iyi idare ediliyor. Düşmanı bir ay oyalayabilelim, sonra behemahal mahvedeceğim.
Atatürk'ün Eskişehir-Kütahya Muharebesi'nden sonra sözleri
Bugün içimizde bulunan Hristiyan, Musevi vatandaşlar, mukadderat ve talihlerini Türk milliyetine vicdani arzularıyla bağladıktan sonra kendilerine yan gözle, yabancı nazarıyla bakılması, medeni Türk milletinin asil ahlakından beklenebilir mi?
Irkçılık hakkında
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler
Bazen hiç umulmadık adamdan ben çok şeyler öğrenmişimdir.
Hiçbir fikri aşağı görmemek lazımdır.
Sonunda kendi fikrimi tatbik edecek bile olsam, ayrı ayrı herkesi dinlemekten zevk alırım.
Salih Bozok anlatıyor: ''Fikirleri kendisince hiçbir değeri olmayan kimselerle görüştüğünü çok görmüşümdür. Hatta bir defasında dayanamayıp: 'Paşam,' dedim, 'şu fikir danıştıkların arasında öyleleri var ki şaşıyorum. Bunların fikirlerine nasıl olsa sonunda katılmayacaksın. Ne diye birer birer çağırıp karşında söyletirsin?
Atatürk bu cevabı verir.
11 Haziran 1920'de sabahleyin, Hacıbayramkapısı'ndaki İslam mahallelerine hücum eden Ermeni göçmenleri, bütün İslamları cebren evlerinden sürüp çıkararak bütün eşyalarını gasp etmişlerdir. Neye uğradıklarını bilemeyen İslamlar, Kahyaoğlu Çifliği ve Küçükdikili yoluyla göçe mecbur olmuşlardır.
11 Haziran öğleden sonra saat üçte, bu biçare ahali yolda Kahyaoğlu Çiftliği'ne vardıklarında, otuz silahlı Ermeni'den meydana gelen bir çetenin taarruzuna uğrayarak, bütün erkekler bir eve, kadınlarla çocuklar diğer bir eve doldurulmuş, kırk üç erkek, yirmi bir kadın ve miktarı tespit edilemeyen çocuklar kamadan geçirilmişlerdir.
Ayrıca, dördü erkek ve on sekizi kadın olmak üzere yirmi iki yaralı vardır. Kadınların kollarını ve kulaklarını kesmek suretiyle bilezik ve küpelerini almışlardır.
Atatürk'ün General Gouraud'a yolladığı mektup.
Kahyaoğlu Katliamı, 11 Haziran 1920'de Adana'nın Yeşiloba ilçesinde en az 64 sivilin Ermeniler tarafından öldürüldüğü katliamdır. Katliam, Kaç Kaç Olayı sırasında gerçekleşti. Kaç Kaç Olayı, 1919-1922 yılları arasında Türkiye'nin çeşitli yerlerinde yaşanan Ermenilerin Türklere karşı gerçekleştirdiği saldırı ve katliamlar dizisidir.
Kahyaoğlu Katliamı'nda, Adana'dan Toros Dağlarına kaçmak isteyen 150 kişilik bir kafile, Karaisalı ve Belemedik arasında, Yeşiloba Tren İstasyonu civarında Ermeniler tarafından durduruldu. Esir alınan siviller Kahyaoğlu Çiftliğine götürüldü. Kadınlar ve çocuklar farklı bir bölüme, erkekler farklı bir bölüme dolduruldu, elleri bağlandı ve kurşuna dizildiler.
Bazı kurbanlar süngüler ile öldürüldü. Olaylar sırasında birçok kadına tecavüz edildi. Katliam, Ermeniler bir silah sesinden sonra Türklerin geldiğini zannedip dağılınca sona erdi.
General Gouraud, Çanakkale Savaşı sırasında Fransız birliklerinin komutanıydı. Sonrasında Suriye ve Güney Anadolu'da “Yüksek Komiser ve Fransız Kuvvetleri Komutanı” olarak atandı ve bunun yanı sıra Fransızların Doğu Orduları ve İşgal kuvvetleri Komutanı idi.
Azerbaycan bayrağının Türkiye bayrağının yanında, Türkiye semasında dalgalanışını görmek bütün milletimiz için büyük bir bayramdır.
