Yıllar
Konular
Favoriler

Maraş'ın Kayabaşı Mahallesi'nde sakin, Bitlis Defterdarı'nın eşi hanımın İslamların masum kanının haksız yere akıtılmasından ve birçok ocakların söndürülmesinden galeyana gelerek, hanesinden açtığı mazgaldan, dindaşlarımızı imha için İslam mahallelerine canavarca saldıran düşmanlarla vuku bulan çarpışmalara katılarak akşama kadar sekiz düşman telef etmeye muvaffak olduğu ve akşam üzeri erkek elbisesiyle ve tam bir yiğitlikle, ırzını muhafaza ve can kaygısıyla silahına sarılmış bulunan İslam mücahitleri sınıfına katılmakla fiilen çarpışmalara, girmekte bulunduğu bildirilmiştir.

Harp sahnelerinde bile kadınları erkekleriyle yarışan milletimizin fedakarlığı sayesinde mevcudiyetimizin muhafazasını ve bağımsızlığımızın kurtarılmasını hedef alan milli gayede muvaffak olacağımız hakkındaki sonsuz kanaatimizi, bu fedakarlık misali de takviye etmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Şubat 1920
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Mudafa-i Hukuk Cemiyetlerine gönderdiği telgraf

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 6. Cilt, s.256

Nesilden nesile harici hayatın genel şartları değişir. Yeni şartlara uymayan ve ananede ısrar eden, yalnız kalmaya, zayıf düşmeye, harap olmaya ve ölüme mahkumdur.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.69

Bu karar Türk kadınına toplumsal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir.

Türk kadını evdeki medeni mevkiini salahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatta belediye seçimlerinde tecrübesini yapan Türk kadını, bu sefer de mebus seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor.

Medeni memleketlerin bir çoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatla kullanacaktır. Bu notla en mühim inkılaplardan birini anmış oluyoruz

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Aralık 1934

Atatürk'ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesi üzerine notları

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 27. Cilt, s.96

Çabuk bana yeni bir din bul!

Ağaç dini.

Bir din ki ibadeti ağaç dikmek olsa!

Mustafa Kemal Atatürk - 1916

Atatürk'ün, Diyarbakır'ın çöllerinde atıyla gezerken Kurmay Başkanı İsmet Paşa'ya söyledikleri.

Mustafa Kemal Paşa, Aralık l9l6'da Ahmet İzzet Paşa'nın izinli olarak bir süre İstanbul'a gitmesi üzerine vekâleten 2. Ordu Komutanlığı'na tayin edildi. Karargâhı Diyarbakır'da olan bu ordunun Kurmay Başkanı Albay İsmet (İnönü) Bey'di. Büyük Komutan'ın, İnönü ile yakından tanışması, emir-komuta zinciri içinde çalışması bu tarihlere rastladı.

Atatürk, Ankara yeni kurulduktan sonra onun ağaçlandırılması için büyük bir çaba harcadı.

Öyle ki İngiltere Büyükelçisi Sir Geroge Clarck, Falih Rıfkı Atay'a "Birçok bina yapmışsınız, yollar yapmışsınız. Bunları çimentoyla yaparsınız. Ama neye şaştım biliyor musun? O yeşilliğe hayran kaldım. Bu mucizeyi nasıl yaptınız?" demişti.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.721

Talih bana öyle elverişli şartlar hazırlamış ki ne kadar bahtiyarlık duyduğumu anlatamam.

Harbiye Nezareti'nden çıkarken heyecandan dudaklarımı ısırdığımı hatırlıyorum.

Kafes açılmış, önümde geniş bir alem, kanatlarımı çırparak uçmaya hazırlanmış bir kuş gibiydim.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ün 30 Nisan 1919'da 9. Ordu müfettişi olarak atanması hakkında sonradan söyledikleri.

İstanbul hükümeti Mustafa Kemal'i Anadolu'ya sürmeye karar vermişti. Harbiye Nazırı Şakir Paşa birgün kendisini çağırdı ve ona bir dosya uzattı.

Dosya'da Samsun civarında Türk çetelerinin Rum köylerine saldırdığı ve İngizlilerin bundan rahatsızlık duyduğu açıklanıyor ve Osmanlı'dan bu duruma engel olması isteniyordu. Mustafa Kemal'in bir diğer görevi de Anadolu'daki bir takım milli teşkilatlanmaları ortadan kaldırmaktı.

Atatürk de bunun için Samsun'a gidecekti.

Ama Atatürk özellikle yetki istiyordu. Genelkurmay 2. başkanı Diyarbakırlı Kazım Paşa'ya (Kazım İnanç) Samsun'dan başlayarak bütün doğu vilayetlerinde bulunan kuvvetlerin komutasını ve bağlı illerin valilerini emri altına alabilme yetkisi istedi.

Kazım Paşa Atatürk'ün yüzüne baktı ve "Bir şey mi yapacaksın?" diye sordu.

Atatürk cevap verdi: "Evet bir şey yapacağım. Bu maddeler olsa da olmasa da yapacağım"

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.252-253

Veritabanında
718 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında