Bugün ilmin, fennin, bütün kapsamı ile medeniyetin ışığı karşısında filan veya falan şeyhin uyarmasıyla maddi ve manevi mutluluğu arayacak kadar ilkel insanların Türkiye medeni toplumunda varlığını asla kabul etmiyorum.
Atatürk'ün Kastamonu'da halka yaptığı konuşmadan
Memleketimiz baştan başa sanat memleketi olmadıkça hakiki kurtuluş ve ilerlemeye kavuşması imkanı yoktur.
Atatürk'ün İzmir'de "Sanatlar Okulu'nda" yaptığı konuşmadan...
Afet, Hatay üzüntüsüne, Conker'in ölümü acısı karıştı.
Bu acının açtığı yaranın derinliğini tahmin edersin.
Atatürk'ün, Afet İnan'a mektubu
Nuri Conker, Atatürk'ün en yakın dostlarından biriydi.
Çocukluk arkadaşıydı. Ona "Kemal" diye hitap eden - Latife Hanım'la beraber - tek insandı. Selânik'te mahalle arkadaşı, sonra Askeri Rüştiye'de, Manastır İdadisi'nde, İstanbul Harbiye Mektebi'nde, Harp Akademisi'nde okul arkadaşlığı ettiler.
Selânik'te Üçüncü Ordu, Hareket Ordusu, Arnavutluk Harekâtı, Afrika'da Trablusgarp ve Bingazi Muharebeleri, Çanakkale Anafartalar ve Conkbayırı Muharebeleri, Doğu'da Muş Cephesi, İstiklâl Harbi ve inkılâplar devrinde hep birlikte görev yaptılar
Anlatılanlara göre ölüm haberi geldiğinde "Ah Nuri, bizi nasıl bırakıp gidersin" diyip hüngür hüngür ağlamıştı Atatürk. Sonra ise arabasına binip dolaşmış, saatlerce haber alınamamıştı kendisinden.
Ancak hatalarını kabul edenler, affedilmeye layık olurlar. Çünkü bunlar hatalarını anlamış, pişman olmuş, bir daha aynı hatayı istememeye karar vermiş kimselerdir.
Fakat suçlarını saptırmaya ve savunmaya kalkışanlar aynı yolda devam edecekler demektir ki, bunları hoş görüp affetmek kesinlikle uygun değildir.
Amazonlar yurdu Sinop'tur. Tarihi münasebetleri olan memleket de Kırım'dır.
Bu iki memleket de tarihten çok eski günlerden beri Türk memleketleridir.
Dünyada Türklerden başka hiçbir memleket, asker kadın geleneğini yürütüp getirmemiştir.
Türk kadını cesurdur, gözü pektir; erkeğinden hiçbir vasfında ayrılmaz.
Atatürk'ün arkadaşlarıyla yaptığı sofra sohbetinden.
Aktaran Münir Hayri Egeli.
