İnsanlar sularda kaynaşıp çırpınan bir mevcuttan bugünkü şekline geldi.
İnsanın bugünkü yüksek zeka, idrak ve kudreti milyonlarca ve milyonlarca nesilden geçerek hazırlandı.
Atatürk'ün hayatın başlangıcı hakkındaki görüşler. Modern bilimle uyum halinde.
Dörtyol'da mühim bir portakal meselesi vardır.
Buraya, on gün evvel gelen mücadele memurlarıyla görüştüm, ağaçları hastalıktan kurtarmaya çalışıyorlar. Hastalığın mühim bir kısmı köklerdedir.
Bunun için bir taraftan tedaviye devamla beraber diğer taraftan da yanlış yetiştirme, hasta olmayan yerleri hasta ağaçların fenalığıyla bulaştıran fena sulama ve yanlış gübreleme işleriyle devamlı olarak mücadele lazım olduğu anlaşılıyor.
Hasta portakal ağaçlarıyla ilgilenen sevgili Atatürk...
Portakal ağaçlarının 100 seneden fazla yaşadığını düşünürsek, Atatürk'ün endişelendiği ve sağlığıyla bizzat ilgilendiği portakal ağaçları bugün hala yaşıyor ve belki de onlar da bizim gibi Mustafa Kemal'i özlüyor :)
07 Temmuz 1939 tarihine kadar Adana iline bağlı olan Dörtyol, Hatay'ın anavatana katılmasıyla beraber Hatay'a bağlandı.
Atatürk'ün yurtiçi gezisinden sonra İsmet Paşa'ya yazdığı telgraftan.
9 Temmuz akşamı cepheye giderek vaziyeti inceledim.
Genel durum memnuniyet vericidir.
Yunanlılar için bozgun ve mağlubiyet zamanı gelip çatmış olup, çok geçmeden bunun fiili eserleri görülmeye başlayacaktır.
Atatürk'ün İznik, İnegöl ve Yenişehir kaymakamlarına yolladığı telgraf
Muhtelif milletleri müşterek ve genel bir ünvan altında toplamak ve bu muhtelif unsur kütlelerini aynı hukuk ve şartlar altında bulundurarak kuvvetli bir devlet tesis etmek, parlak ve cazip bir siyasi görüştür; fakat aldatıcıdır.
Hatta, hiçbir sınır tanımayarak, dünyada mevcut bütün Türkleri dahi bir devlet halinde birleştirmek, elde edilmesi imkansız bir hedeftir.
Bu, asırların ve asırlarca yaşamakta olan insanların çok acı, çok kanlı hadiseler ile meydana koyduğu bir hakikattir.
Ümmetçilik ve turancılık siyasetinin muvaffak olduğuna ve dünyayı tatbik sahası yapabildiğine tarihte tesadüf edilememektedir.
Nutuk - Atatürk'ün Turancılık hakkındaki genel fikri
Medeniyetin geri olduğu cehalet devirlerinde fikir ve vicdan hürriyeti tahakküm ve baskı altında idi. İnsanlık bundan çok zarar görmüştür.
Bilhassa din muhafızlığı kisvesine bürünenlerin hakikati düşünebilenler, söyleyebilenler hakkında reva gördükleri zulüm ve işkenceler, insanlık tarihinde daima kirli facialar olarak kalacaktır.
