Yıllar
Konular
Favoriler

Eğer kitabet hocamız Altay Emini Mehmet Asım Efendi imdadıma yetişmeseydi, ben de şair olup çıkacaktım.

Çünkü hevesim vardı. Asım Efendi bir gün beni çağırdı. "Bak oğlum, Mustafa, şiiri filan bırak. Bu iş senin iyi bir asker olmana mani olur. Diğer hocalarınla da konuştum, onlar da benim gibi düşünüyorlar" dedi.

Hocamın ne kadar haklı olduğunu hadiseler ispat etti.

Mustafa Kemal Atatürk
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk, Manastır'daki askeri liseye başladıktan sonra Ömer Naci isimli bir çocukla tanışır. Ve onun sayesinde şairliğe merak sarar. Bir ara, askerliği bırakıp şair olmayı düşünür. Ve sonra öğretmeni ona engel olur.

Atatürk bu anısını, bu sözlerle anlatıyor.

Atatürk, 1898 Kasım ayında Manastır'daki liseden ikincilikle mezun oldu.

Kaynak: Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk 1. Cilt, s.17

Vilayetlerin başına iradesi ve mühim işleri başarmak kabiliyeti ile kendini gösteren -herhangi meslekten olursa olsun- yüksek tahsil görmüş ve tecrübelerle yetişmiş güzide insanların getirilmesi münasip olur.

Valilik makamının bir "kariyer" kademesi görülmesi bazen yüksek idare vasıflarına sahip olmayan insanlara bağlanarak öte tarafta olgun memleket evlatlarının kabiliyetlerinden istifade etmemekle neticelenir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1931

Atatürk'ün 26 Ocak-2 Mart 1931 tarihleri arasında yaptığı yurtiçi inceleme gezisi raporlarından.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.33

Ve hakikaten bir gün Sirenayka harekat sahasından Balkan yangınına koşarken ...

Bir gün Afrika sahilinden vatanıma ulaştıracak yolların kapanmış olduğunu görürken...

Bir gün işittim ki, baba ocağım Selanik ve oradaki anam, kardeşim, bütün akraba ve yakınlarım, -mahiyetlerini anlattığım için vatanımdan kovulduğum zevat tarafından- düşmana hibe edilmiştir.

Bir gün, duydum ki, Horacı Süleyman Camisi'nin minaresine çan taktırılmış ve orada yatan babamın kemikleri Yunan palikaryalarının kirli ayakları altında çiğnetilmiştir.

Ne garip ruh halidir. Dertli insanlar muhatabının derdini dinlemekten çok kendi yaralarını açmaktan zevk alıyor.

Ben de, Nuri!

Mustafa Kemal Atatürk - 1914

Atatürk'ün Nuri Conker'e mektubu

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.165

Dünya insanlar için bir imtihan yeridir. İmtihan edilen insanın her soruya pek uygun cevap vermesi mümkün olmayabilir.

Fakat düşünmelidir ki, hüküm, cevapların bütününden ortaya çıkan neticeye göre verilir.

Bu teoriyi kabul ettikten sonra beni bazı noktalarda zayıf veya noksan bulmakla beraber hemen menfi hüküm vermekte acelecilik göstermez ve Cevdet Bey'in mektubunda yer bulan satırlarınız başka manada kelimelerden oluşurdu.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Mayıs 1914

Atatürk'ün Madam Corinne'e mektubu

Not: Bu paragraf 1914 yılında harf devriminden yıllar önce Latin harfleriyle yazılmıştır.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.195

Bir milletin kültürü arttıkça, bireysel özgürlüğün sahası genişler ve çoğalır. Mesela ilkel bir insanla, medeni bir insanın özgürlük ihtiyaçları aynı değildir.

İnsan cemiyetleri medenileştikçe; türlü şekilde, biribirinden ayrı ve müstakil bireysel özgürlükler meydana çıkar.

Mustafa Kemal Atatürk - 31 Ocak 1930

Özgürlük hakkında

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.48

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında