Yıllar
Konular
Favoriler

Biz memleket ve milletimizin istiklalini kurtarmak için karar verdiğimiz zaman kendi noktai nazarımıza tabi bulunuyorduk ve kendi kuvvetimize dayanıyorduk.

Hiçbir kimseden ders almadık, hiç kimsenin kandırıcı vaatlerine aldanarak işe girişmedik.

Bizim noktai nazarlarımız, bizim prensiplerimiz cümlece malumdur ve Bolşevik prensipleri değildir ve Bolşevik prensiplerini milletimize kabul ettirmek için de şimdiye kadar hiç düşünmedik ve teşebbüste bulunmadık.

Mustafa Kemal Atatürk - 14 Ağustos 1920
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün I. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapmış olduğu konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri s. 96-97

Askerimizin çoğu, herhalde İzmir'e gitmek istediği için, deniz kıyısına varmadıkça kanmamış, durmamıştır. Çünkü ona verilen emir, "Akdeniz'e!" idi.

Türk askerinin sinesi yalnız azim ve inançla doludur. O, göründüğü gibi perişan değildir. O, kabuğu siyah ve içi bembeyaz olan kestaneye benzer; yani bir cevherdir. Onunla hasbıhal ederseniz, onun mayasını, tabiatını anlar, öğrenirsiniz; fakat biliniz ki, o herkese de açılmaz.

Derdine aşina çıkabilirseniz görürsünüz ki, cahil sandığınız o "Mehmet" neler bilir, kalbinde ne büyük emeller, fikirler besler! Onun için iddia ederim ve son hakikatle ispat ediyorum ki, harpte zafer, azim ve inancı kuvvetli olan tarafındır! Ve biz onunla muzaffer olduk. İşte siz gençler, onu takviye ediniz.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ekim 1922

Atatürk'ün, Bursa'da İstanbullu gençlere yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.27

Düşmanın terk ve tahliye ettiği kasaba ve köylerde yaptığı facialar her türlü tasavvurun üstündedir. Köylerin büyük kısmı tamamıyla yakılmıştır. Düşmanın ricat yolu üzerinde kalan zavallı köylülerimiz köylerinin harabeleri üzerinde sefalet ve zaruret içinde inlemektedirler.

Arz olunan ahvalden dolayı hükümetçe derhal gerekli şeffkat ve yardımın yapılması kat-i bir zaruret halini almakta, şimdilik en ziyade himaye ve yardıma muhtaç olanlara hakkaniyet dairesinde dağıtılmak üzere emri alileri­ne verdiğim meblağdan yüz bin liranın acele Batı Cephesi emrine gönderilmesini ve senelerden beri zulüm ve sefaletle inleyegelmiş milletimizin yaralarına çaresaz olacak tedbirlerin hükümetçe alınmasını ve bildirilmesini rica ederim.

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Eylül 1922

Maliye Bakanlığı'na telgraf.

Batı Anadolu'da Yunan zulmü hakkında detaylı bilgi için tıklayın

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.254

Bu sıralarda siyasi vaziyet o kadar değişken ve kararsızdır ki, uzun zaman için kati bir esas arz etmek mümkün değildir.

Bizim gördüğümüze göre, bugün İngilizler, milli teşkilattan, birliğimizden son derece korkmaktadırlar.

Çünkü bağımsız bir Türkiye, Ingilizlerin hiç işine gelmez.

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Kasım 1919

Atatürk'ün, Bursa'da 56. Fırka Kumandanı Bekir Sami Bey'e gönderdiği telgraf.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 5. Cilt, s.130

İsmet, büyük adamsın; hassas olduğun kadar his veren adamsın. Sen benim sözlerimi okurken gözlerin yaşarmış, ya ben seni okurken hıçkırıklarla ağladığımı söylersem inanır mısın?

Bu duygularımı sofrada değil, kimsenin yanında değil, yatak odama çekildikten sonra mahremimle yazıyorum.

Sen beni muhakkak çok seviyorsun, ya ben seni?

Buna cevap istemem. Gözlerinden öperim.

Mustafa Kemal Atatürk - 6 Ağustos 1933

Atatürk'ün bir tartışma sonrası İsmet Paşa'ya yazdığı mektup

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 26. Cilt, s.217

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında