Efendiler, biz Türkiye halkı insanlık dünyasından soyutlanarak kendi başımıza yaşayamayız. Bütün dünya ile bütün insanlıkla beraber yaşarız ve yürürüz! Ve hiç olmazsa onlarla bir hizada yürümeye mecburuz.
Buna göre her hususta olduğu gibi özellikle yargıda da zamanın gereklerini daima göz önünde tutmak ve yeni yapacağımız bütün şeyleri ona göre yapmak zorundayız.
Atatürk'ün İzmit Sinema binasında halka yaptığı konuşmadan. Hukuk ve medeniyet hakkında
Arkadaşlar!
Bir zamanlar bu milletin başına fes giydirebilmek için şeyhülislamlar değiştirildi; fetvalar çıkarıldı.
Şükrana ve övgüye değerdir ki, bugün milletimiz böyle hissiz, manasız, mantıksız vasıtaların hiçbirine ihtiyaç duymuyor. Bu gibi kılavuzlara ihtiyaç göstermiyor.
Bizim kılavuzluğumuz ise milletimizden aldığımız ilhamdan başka bir şey değildir ve olamaz.
Atatürk'ün şapka giyilmesi hakkında Bursa halkına yaptığı konuşmadan.
Bugün başına şapka giyen, sakalını bıyığını tıraş eden, smokin ve frakla cemiyet hayatında yer alanlarımızın çoğunun kafalarının içindeki zihniyet hala sarıklı ve sakallıdır...
Atatürk'ün Türk Ocakları Kurultayı delegeleriyle yaptığı konuşmadan.
Bizim kanaatimizce milletlerarası siyasi emniyetin gelişmesi için, ilk ve en mühim şart, milletlerin hiç olmazsa barışı muhafaza fikrinde samimi olarak birleşmesidir.
Biz iktisadi genişliğin temelini de, ancak her milletin refahla yaşamaya ve ilerlemeye hakkı olduğunu kabul eden bir zihniyetle bütün milletlerin birlikte çalışmaları yolunun bulunmasında görüyoruz.
Atatürk'ün "TBMM 4. Devre, 2. Toplanmı Yılı Açılış Konuşması
Panislamizm, din ortaklığını temel alan bir federasyon demekti.
Panturanizm ise, ırkı temel alan aynı çeşit bir çaba ve ihtiras ortaklığını temsil ediyordu.
Her ikisi de yanlıştı.
Panislamizm fikri, asırlar önce Viyana kapılarında, Türklerin Avrupa'da ulaştıkları en kuzey noktada öldü.
Panturanizm de, Doğu ovalarında mahvolup gitti.
Bu hareketlerin her ikisi de yanlıştı; çünkü, kuvvet ve emperyalizm anlamına gelen fetih fikrine dayanıyorlardı.
Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" yazarı Isaac Marcosson'un "ümmetçilik ve turancılık hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusuna verdiği cevap.
