Efendiler, biz Türkiye halkı insanlık dünyasından soyutlanarak kendi başımıza yaşayamayız. Bütün dünya ile bütün insanlıkla beraber yaşarız ve yürürüz! Ve hiç olmazsa onlarla bir hizada yürümeye mecburuz.
Buna göre her hususta olduğu gibi özellikle yargıda da zamanın gereklerini daima göz önünde tutmak ve yeni yapacağımız bütün şeyleri ona göre yapmak zorundayız.
Atatürk'ün İzmit Sinema binasında halka yaptığı konuşmadan. Hukuk ve medeniyet hakkında
İstila fikri ile açılmış olan Cihan Harbi'ni sona erdiren galipler, teklif ettikleri barış şartları ile ana topraklarımızı, bağımsızlık ve hürriyetimizi elimizden almaya, asırlardan beri İslam'ın ve Türklüğün fedakar muhafızı olan milletimizi esir derekesine indirmeye kalkıştılar.
İki senedir Rumeli ve Anadolu'da görülen hareketlerimiz, bu gaddarane tecavüze tepkiden, her mevcudun yaratılıştan sahip olduğu nefsi müdafaa hakkının kullanılmasından başka bir şey değildir.
Atatürk'ün Azerbaycan elçisi İbrahim Abilof'a yaptığı konuşmadan.
Millet fertleri arasında nifakı değil, birlik ve beraberliği sağlamaya; birbirinden intikam alına hissiyatını doğurtmaya değil; istibdat ve zulüm devrinin kiri olan fena hislerin kalplerden atılmasına yarayacak olgunlukta akıllıca makaleler yayımlanmasına gayret edilse gazetenizin şerefi yükselir, hizmeti faydalı olur.
Atatürk'ün Bingazi'de bulunduğu sırada Hanya'da (Girit adası) yayınlanan İstikbal gazetesine yazdığı mektuptan...
Benim burada kendi vatanımda olduğumu bilmiyor musunuz? Bu gerçeği hala görmüyor musunuz?
Siz hala o zihniyette iseniz birbirimizle esasen savaş halindeyiz demektir.
Öyle ise, evet, bir kere, on kere, yüz kere daha savaş ilan ediyorum!
Atatürk, İzmir'e girdikten hemen sonra Kordon Boyu'nda demirli İngiliz torpidolarından iki adım ötede karargah kurdu. Bu durum İngilizleri kuşkulandırdı.
Ve Atatürk kendisine küçümser ve gözdağı verircesine "bize savaş mı ilan ediyorsunuz?" diye soran İngiliz konsolosa bu yanıtı verdi.
Tüm bunlar olurken, konsolosun hemen arkasında duran beyaz üniformalı genç İngiliz deniz subayları hayranlıkla Atatürk'e bakıyordu.
Çocuk sevgisi, insan için bir ihıiyaçtır. Hele yaş ilerledikçe bu ihtiyaç kendisini daha kuvvetle hissettiriyor.
