Günümüz medeniyeti ve inkılaplar, geriliğin amansız düşmanıdırlar.
Bunlara uymayan milletlerin sonu mutlaka zarardır, yokluktur.
Yeni ve laik esaslardan esinlenen Türk hukuk bilgisi inkılabın yolunu aydınlatacaktır.
Bunun gerçekleşmesi ancak, Batı'nın çağdaş eserlerinin bize nakledilmesiyle mümkündür.
Atatürk'ün not defterinden
İş yine sersem neferlerin, budala çavuşların fikriyle, onların istedikleri gibi oluyordu.
Hareketten önce verdiğim emir, ne subay ne çavuşlar ve ne de erler tarafından anlaşılmıştı.
Tabiatıyla böyle olacaktı. Çünkü subaylar emir ne demektedir anlamıyorlar ve anlamadıklarını da anlamıyorlardı.
Atatürk'ün Şam'da bulunan 5. Ordu Karargahı'nda tuttuğu notlardan.
Osmanlı ordusunun içler acısı hali...
İnkılabın kanunu mevcut kanunların üstündedir.
Bizi öldürmedikçe ve bizim kafalarımızdaki cereyanı boğmadıkça başladığımız yenilikçi inkılap bir an bile durmayacaktır.
Bizden sonraki devirlerde de hep böyle olacaktır!
Atatürk'ün İzmit Kasrı'nda İstanbul'dan gelen gazetecilerle mülakatından...
Ben Almanların bu savaşta muzaffer olacaklarına katiyen emin değilim. Gerçi bir şimşek hızıyla demir kaleler devirip çiğneyerek Paris üzerine yürümektedirler.
Fakat Ruslar da Karpatlar'a dayanmışlar ve Almanların müttefiki olan Avusturyalılara baskı yapmaktadırlar. Bu nedenle Almanlar bir kısım kuvvet ayırarak Avusturyalılara yardım etmek mecburiyetinde kalacaklardır.
Bu defa Fransızlar kendi karşılarında bulunan Almanların kuvvet ayırdığını görerek karşı taaruza geçecekler ve Almanlara baskı yapacaklardır.
Kendilerinin sıkıştırıldığını gören Almanlar, bu defa da Avusturyalılara gönderdikleri kuvvetleri çağırmak mecburiyeti karşısında bulunacaklardır ki, bu şekilde zikzakvari hareket edecek olan bir ordunun akıbeti pek feci ve vahim olacağından, ben bu harbin neticesinden emin olamıyorum.
Atatürk'ün Salih Bozok'a mektubu (1914'ün son günlerinde yazılmıştır).
Samimi ve nazikane davetnamenizi özel hürmet ve memnuniyet ile aldım. Güzel İzmir'imizin kurtuluş bayramının yıldönümüne tesadüf eden 9 Eylül 1923, senelerce elem ve hasretini çektiğimiz bu müstesna şehrimizde, sevgili hemşerilerimizin samimi muhitinde bulunmak benim için bir saadet olurdu.
Ne çare ki, yine millet ve memleketimizin selamet ve refahıyla alakalı bulunan mühim meşguliyetlerim, beni bu saadete nailiyetten, bu şerefli vazife men ediyor.
Bundan doğan derin teessürlerimi arz ederken, Milli Meclis'imizden gönderilen mebuslar heyetinin hüviyetinde benim de iştirak hissem bulunduğunun kabulünü rica ederim, Efendim.
İzmir Belediye Başkanlığı, Atatürk'ü İzmir'in Kurtuluşunun 1. Yıldönümü kutlamalarına davet eder. Atatürk ise, işlerinin yoğunluğu nedeniyle, bu daveti gayet nazikçe reddeder.
8 Eylül 1923, CHP'nin kuruluş tarihidir. Atatürk, CHP'nin kuruluşuyla meşgul olduğu için kutlamalara katılamaz.
