Yıllar
Konular
Favoriler

Günümüz medeniyeti ve inkılaplar, geriliğin amansız düşmanıdırlar.

Bunlara uymayan milletlerin sonu mutlaka zarardır, yokluktur.

Yeni ve laik esaslardan esinlenen Türk hukuk bilgisi inkılabın yolunu aydınlatacaktır.

Bunun gerçekleşmesi ancak, Batı'nın çağdaş eserlerinin bize nakledilmesiyle mümkündür.

Mustafa Kemal Atatürk - 1925
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 12. Cilt, s.19

Kaza ve kader, talih ve tesadüf kelimeleri Arapçadır. Türkleri ilgilendirmez.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Kasım 1929

Atatürk'ün "Vossische Zeitung" gazetesi muhabiri yazar Emil Ludwig'le görüşmesinden...

Kaynak: Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri III, s. 482

Böyle milletten nasıl ayrılırsın! Bu eski püskülerin içinde perişan gördüğün insanlar yok mu? Onlarda öyle yürek, öyle cevher vardır ki, olmaz şey!

Çanakkale'yi kurtaran bunlardır. Kafkas'ta, Galiçya'da, şurda burda aslan gibi çarpışan, mahrumiyete aldırmayan bunlardır.

Şimdi bu adamcağızların seviyesini toplumsal olarak yükseltmek, herhangi bir hükümetçilik mevki hırsından daha iyi değil midir?

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Ekim 1919

Atatürk'ün, Ruşen Eşref Ünaydın'la konuşmasından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 4. Cilt, s.376

İnkılabın kanunu mevcut kanunların üstündedir.

Bizi öldürmedikçe ve bizim kafalarımızdaki cereyanı boğmadıkça başladığımız yenilikçi inkılap bir an bile durmayacaktır.

Bizden sonraki devirlerde de hep böyle olacaktır!

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Ocak 1923

Atatürk'ün İzmit Kasrı'nda İstanbul'dan gelen gazetecilerle mülakatından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.302

Türkiye Cumhuriyetinde kimsesiz bir birey yoktur. Cumhuriyet, böyle bir kavramı asla kabul edemez.

İnsan hakları, yasalarımızın güvencesi altındadır. En güçsüz ve en kimsesizlerin yardımcısı devlet ve onun kamu hukuku temsilcileri olan Cumhuriyet Savcılarıdır.

Kendilerini kimsesiz görenlerin, yanlarında her an haklarını aramakla görevli Cumhuriyet Savcıları bulunduğunu asla unutmamaları ve bundan emin olmaları gerekir.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Ekim 1925

Atatürk'üm Cumhuriyet savcılarına seslenişinden.

Lozan'da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından "Hukuk Reformu yapmakla" görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar için "Cumhuriyet Savcısı" unvanının isim babasıdır.

Atatürk'ün huzurunda "Hukuk Reformu" için fikir fırtınası yapılırken, Mahmut Esat Bozkurt çok tepki alır ve sıkıştırılır:

"Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?

- Cumhuriyet Başbakanı,

- Cumhuriyet Bakanı,

- Cumhuriyet Müsteşarı,

- Cumhuriyet Valisi,

- Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da,

Neden Cumhuriyet Savcısı?

Savcılara neden bu imtiyaz?

Atatürk, Bozkurt'a "Ne diyorsun?" diye sorar.

Bozkurt'un cevabı çok net olur:

"Çünkü öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir. İşte o hesabı soracak olan Cumhuriyet Savcısı'dır."

Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. "Devam et Bozkurt" der.

Cumhuriyet Savcısının bu cumhuriyeti korumak ve kollamak yetkisi hukuk reformuna ve Atatürk'ün yorumuna kadar uzanır.

Kaynak: Doç. Dr. Ali Birinci, Yeni Türkiye Dergisi, Cumhuriyet Özel Sayısı I, 1998, s. 23-24

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında