Yıllar
Konular
Favoriler

Askerimizin çoğu, herhalde İzmir'e gitmek istediği için, deniz kıyısına varmadıkça kanmamış, durmamıştır. Çünkü ona verilen emir, "Akdeniz'e!" idi.

Türk askerinin sinesi yalnız azim ve inançla doludur. O, göründüğü gibi perişan değildir. O, kabuğu siyah ve içi bembeyaz olan kestaneye benzer; yani bir cevherdir. Onunla hasbıhal ederseniz, onun mayasını, tabiatını anlar, öğrenirsiniz; fakat biliniz ki, o herkese de açılmaz.

Derdine aşina çıkabilirseniz görürsünüz ki, cahil sandığınız o "Mehmet" neler bilir, kalbinde ne büyük emeller, fikirler besler! Onun için iddia ederim ve son hakikatle ispat ediyorum ki, harpte zafer, azim ve inancı kuvvetli olan tarafındır! Ve biz onunla muzaffer olduk. İşte siz gençler, onu takviye ediniz.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ekim 1922
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün, Bursa'da İstanbullu gençlere yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.27

Ermeniler aleyhine kazanılan Sarıkamış muzafferiyeti, temin ettiği askeri ve iktisadi menfaatlerden başka, Doğu'daki siyasi vaziyeti de lehimizde geliştirecek mahiyettedir.

Vaki olan harekatın sürat ve intizamı ile muvaffakiyeti şükran ve takdirle yad olunur.

Mustafa Kemal Atatürk - 7 Ekim 1920

878 Berlin Antlaşması ile Rusya'ya bırakılan Sarıkamış'ın 42 yıl sonra, 29 Eylül 1920'de ele geçirilmesinin ardından Atatürk'ün Doğu Cephesi Komutanlığı'na yazdığı telgraftan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 10. Cilt, s.34

Hatırlar mısın? Altıncı Kolordu Kumandanı olarak vazifem başına giderken Gazik Dağı'ndaki Şark Cephesi karargahında sana uğradığım o karlı geceyi?

Sırtında kaputunla bir masanın başına oturmuş, bir gaz lambasının ışığında önüne serdiğin haritayı inceliyordun. "Vaziyeti nasıl görüyorsun?" diye sormuştum. "Kötü, çok kötü" demiştin. "Düşmanın tipiden istifade ederek gün ağarmadan bir baskın yapması beklenebilir."

Ben "Şu halde ne duruyorsun? Bir an evvel geriye çekilme kararını versene" deyince, sen buna karşılık, "vaziyeti Grup Kumandanlığı'na bildirdiğini. Henüz cevap alamadığını ve kendiliğinden bir karar veremeyeceğini söylemiştin".

Ben de "Emir mi bekliyorsun?" demiştim. O emri 6. Kolordu Kumandanı salahiyetime dayanarak ve bütün mesuliyeti üstüme alarak sana ben veriyorum.'

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Ağustos 1932

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun anlattığına göre Atatürk, bu sözleri 30 Ağustos 1932 akşamı İsmet İnönü'ye söyler.

İsmet Paşa, Atatürk'e şu şekilde cevap verdi:

Nasıl hatırlamam, nasıl unutabilirim o geceyi! Sen benim imdadıma Hızır gibi erişmiştin. Nitekim, senin emrini yerine getirdikten birkaç saat sonra düşman kuvvetleri mevzilerimizi işgal etmiş­tir. Biraz daha bekleseydim korktuğum felakete uğramaktan beni hiçbir mucize kurtaramayacaktı.

Hem, o gece sen yalnız bu felaketi önlemekle kalmamışsındır. Bana askeri kariyerimde yüksek vazifelere yol açmışsındır. O geceye kadar ben neydim? Bir masa zabiti.

Beni, elimden tutarak ve en karanlık anlarımda önümde bir yıldız gibi parlayarak o vaziyetimden bugünkü vaziyetime getiren sensin! Her şeyimi sana borçluyum.

Bu olay 16 Aralık 1916 tarihinde, Elazığ/Sekerat’taki (Kovancılar ilçesine bağlı Yazıbaşı Köy) Gazık Dağı’nda bulunan 2. Ordu karargahında yaşandı. Atatürk, İsmet Paşa'yla ilk defa burada samimi oldu.

2. Ordu, Kafkas Cephesi'nde Ruslara karşı mücadele ediyordu.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 25. Cilt, s.402

Derin ve karşılıklı bir itimada dayanan Türk-Yunan dostluğu artık açık bir hakikattır.

İki memleket arasındaki bu sıkı dostluk bağlarının gün geçtikçe kuvvetlenmesi şahsen benim aziz bir emelimdir.

Bu dostluğun yalnız hissiyata dayalı değil, kar­şılıklı hayati menfaatlar icabı olduğu hakkındaki kanaati pek haklı bulurum.

Mustafa Kemal Atatürk - 14 Ocak 1933

Yunan elçisi Sakelloropoulos'a cevap

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 26. Cilt, s.97

Gençliğin çalışkan, hassas ve milliyetçi yetişmesi esas dileklerimizdendir.

Mustafa Kemal Atatürk - 25 Nisan 1933

Atatürk'ün Milli Türk Talebe Birliği Kongresi'ne yazdığı mektuptan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 26. Cilt, s.155

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında