Askerimizin çoğu, herhalde İzmir'e gitmek istediği için, deniz kıyısına varmadıkça kanmamış, durmamıştır. Çünkü ona verilen emir, "Akdeniz'e!" idi.
Türk askerinin sinesi yalnız azim ve inançla doludur. O, göründüğü gibi perişan değildir. O, kabuğu siyah ve içi bembeyaz olan kestaneye benzer; yani bir cevherdir. Onunla hasbıhal ederseniz, onun mayasını, tabiatını anlar, öğrenirsiniz; fakat biliniz ki, o herkese de açılmaz.
Derdine aşina çıkabilirseniz görürsünüz ki, cahil sandığınız o "Mehmet" neler bilir, kalbinde ne büyük emeller, fikirler besler! Onun için iddia ederim ve son hakikatle ispat ediyorum ki, harpte zafer, azim ve inancı kuvvetli olan tarafındır! Ve biz onunla muzaffer olduk. İşte siz gençler, onu takviye ediniz.
Atatürk'ün, Bursa'da İstanbullu gençlere yaptığı konuşmadan
Sivas Kongresi'nde Pan-Türkizm, Pan-İslamizm, Ottomanizm konularında tartışmalar oldu.
Bu modası geçmiş prensiplerin taraflıları, ağızları köpürerek, bunları savundular. Ama aklı başında çoğunluk başka türlü karar verdi.
Bu bizim işimiz değildi. Bizim amacımız, Türkler'in oturduğu toprakların çerçevesi içinde milli bir Türkiye kurmaktır.
Arap topraklarına sahip olmak, bizim için, uluslararası anlaşmazlıklara vesile teşkil edecek korkunç bir yol olurdu.
Arap meselesi hakkında
Benim gözümde hiçbir şey yoktur.
Ben yalnız liyakat aşağıyım.
Gece hiç uyuyamadım... Acaba bu vaziyet bizim için ne gibi ihtimaller doğurabilir diye düşündüm, durdum. Uykum kaçtı. Her ne ise, hayırlı olsun. Yaşarsak önümüze çıkacak güçlükleri, bağlandığımız prensipler çerçevesi içinde yenmeye çalışırız ve yeneriz.
Balkan Paktı imzalanmadan önce Sovyetler Birliği bu anlaşmaya itiraz etti. 1925'de Türkiye ile yaptıkları bir anlaşmanın bu pakta engel olduğunu iddia ediyorlardı ve sorun çıkarıyorlardı. Neyse ki mesele sonrasında halledildi ve pakt imzalandı.
Atatürk'ün genel sekreteri Hasan Rıza Soyak, paktın imzalandığı günün ertesi sabahı Atatürk'ün yatak odasına girer ve onu çok yorgun görür.
"Yorgun görünüyorsunuz efendim. Yoksa rahatsız mısınız?" diye sorar.
Atatürk ise görseldeki yanıtı verir.
Hitabemin, gençliğimizin ve büyük milletimizin ruhunda uyandırdığı asil akisleri dinlemekle pek ziyade iftihar etmekteyim ve mesudum.
Milli azim ve şuurun kıymettar çocuğu olan aziz Cumhuriyetin bugünkü ve gelecek neslin demir ellerinde her an yüce ve payidar olacağına itimadım berkemaldir.
Atatürk'ün, "Nutuk" için kendisini tebrik eden Posta ve Telgraf Müdürü Ali Vasfi Bey'e cevabı...
