Yıllar
Konular
Favoriler

Askerimizin çoğu, herhalde İzmir'e gitmek istediği için, deniz kıyısına varmadıkça kanmamış, durmamıştır. Çünkü ona verilen emir, "Akdeniz'e!" idi.

Türk askerinin sinesi yalnız azim ve inançla doludur. O, göründüğü gibi perişan değildir. O, kabuğu siyah ve içi bembeyaz olan kestaneye benzer; yani bir cevherdir. Onunla hasbıhal ederseniz, onun mayasını, tabiatını anlar, öğrenirsiniz; fakat biliniz ki, o herkese de açılmaz.

Derdine aşina çıkabilirseniz görürsünüz ki, cahil sandığınız o "Mehmet" neler bilir, kalbinde ne büyük emeller, fikirler besler! Onun için iddia ederim ve son hakikatle ispat ediyorum ki, harpte zafer, azim ve inancı kuvvetli olan tarafındır! Ve biz onunla muzaffer olduk. İşte siz gençler, onu takviye ediniz.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ekim 1922
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün, Bursa'da İstanbullu gençlere yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.27

Ülkesine zulmeden yabancı müstebitleri kovarak ülkesinin bağımsızlığını kazanan, en başta gelen asri hürriyet öncüsü büyük George Washington, misal olarak bana ilham veren ve beni en derinden etkileyen zattır.

Mustafa Kemal Atatürk - 23 Ocak 1923

Atatürk'ün The New York Herald gazetesine verdiği röportaj

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 15. Cilt (2003), s.20

Batı fabrikalarının çelik zırhlarıyla kaplanan muazzam Yunan orduları artık Anadolu dağlarında subayları tarafından terk edilmiş zavallı sürüler, cinayetlerinden dehşete düşerek kudurmuş kitleler ve ağaç diplerinde kalmış dermansız yaralılardan ibaret kaldı.

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Eylül 1922

Büyük Zafer sonrası millete beyanname

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.274

Tarihin inkar ve itiraz kabul etmez hakikatlerindendir ki, Antakya, İskenderun ve havalisinde bugün oturmakta bulunan Türkler oraların en aşağı kırk asırlık sahip ve sakinleridir.

Şu iman dolu bekleme günlerinde bu tarihi hakikati hatırlamak ne kadar zevkse, hatırlatmak da o kadar vazifedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Ekim 1936

"Tarihten Bir Yaprak, Bir Türk Camiasının Adı" başlıklı makale Atatürk tarafından yazdırılmış ve İsmail Müştak Mayakon imzasıyla 10 Ekim 1936 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştı.

O günün gazete sayfasına ulaşmak için tıklayınız.

O döneme kadar bölgeye İskenderun ve Antakya deniyordu. Hatay ismini 1936 yılında bizzat Atatürk verdi.

Atatürk makalede Hatay'daki Türklerin o bölgeye yüzlerce yıl önce Çin'in kuzeyinde "Hatay" adı verilen bölgeden geldiğini yazıyor ve Hatay ismini de bu nedenle uygun görüyor.

Afet İnan anlatıyor:

Montrö'de Boğazlar meselesi konuşulmaya başlandığı zaman, ben de Cenevre'de idim. Son oturumlarda baktım kritik birtakım şeyler var. İstanbul'a dönecektim. Tevfik Rüştü Aras endişeli bir durumda idi. Anlattı bana durumu. Bazı meselelerde tam anlaşma olmamıştı.

Gelişim bir iki gün sürdü. Geldiğim zaman baktım Atatürk gayet neşeli. Halbuki Montrö'de pek iyi havadisler yoktu. Tevfik Rüştü Bey böyle anlattı dedim.

Atatürk 'Yok!' dedi, 'O mesele bitti artık!' Hakikaten 20 Temmuz'du işte, ben geldiğim anda anlaşma imzaya girmiş.

Ben birdenbire 'Aman, çok memnun oldum! Artık bir dış mesele kalmadı!'

Atatürk 'Hayır!' dedi, 'Var, mühim bir meselemiz var! Şimdi İskenderun ve Antakya meselesi var! Bunun üzerinde duracağız.

Ben şaşırıp kaldım: Ne olacak? diye sordum.

Alacağız dedi...

İşte Hatay meselesi o günden sonra (21 Temmuz 1936) konuşulmaya başlandı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.297

En büyük hakikatler ve ilerlemeler, fikirlerin serbest ortaya konması ve alışveri­şiyle meydana çıkar ve yükselir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Vatandaş İçin Medeni Bilgiler

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.50

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında