Yıllar
Konular
Favoriler

Milli hükümetimiz kahraman ordularımızın yiğitlik meydanlarında kazandığı üstünlüğün meyvesini Lozan Konferansı'nda aldı.

Yeni Türkiye Devleti'nin başarılı hükümeti önce yaptıklarıyla kendisini tanıttı, sonra bütün dünyada bağımsız ve bilinen adıyla varlığını ilan etti.

Türk tarihinde Türk Cumhuriyeti devrini açtı.

Mustafa Kemal Atatürk
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 10. Cilt, s. 72

İnsan bilmediği işe burnunu sokmamalı!

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Şubat 1938

Tamburi Selahattin'in tamburunun akortunu düzeltirken bir teli koparması üzerine Atatürk'ün söyledikleri.

Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu anlatıyor:

Tamburi Selahattin çalarken Atatürk pek enginlere dalmıştı. Birdenbire ürperir gibi oldu. Selahattin'e işaret etti: 'Dur' diye bağırdı. 'Bu akort bozuk... La ve si kulağıma yabancı geliyor. Ver bana tamburu.'

Selahattin hürmetle doğruldu ve bir mihraba mukaddes bir kitap koyar gibi tamburunu Şefin asabî parmakları arasına bıraktı. Bu parmaklar teller üzerinde bir iki dolaştı. Sonra mandallardan bir ikisini sıkıştırdı. Fakat üçüncü bir hareket Şefin dudaklarında bir hayret nidası çıkarttı:

'Vaaay!..'

La teli mi, si teli mi, hangisiyse işte biri kopuvermişti.

'Ne yapacağız şimdi? Başka tel yok mu?'

'Yanımda yok, fakat otelde var!

'Güzel... getirt.'

Yüzünde komşu çocuğunun oyuncağıyla oynarken kazaen oyuncağı kırmış bir yavrunun masum hicabı belirdi.

Vaziyeti korumak ister gibi, hatta hatasının affedilmesini istiyormuş gibi etrafına bakındı.

Orgeneral Cebesoy'a hitap etti:

'İnsan bilmediği işe burnunu sokmamalı.'

Fakat bu derece tevazuu da kendine yediremedi. Ani bir rücu ile:

'Mamafih...' dedi,' hepiniz de farkına vardınız ki akordu bozuktu'."

Kaynak: Can Dündar - Sarı Zeybek, s.13

Türk milleti bütün mesaisini iktisadi gelişmeye hasretmektedir.

Ve ancak bu sayede üst üste harplerin düşürdüğü haraplıktan kurtulup yükseleceğini his ve idrak ediyor.

Türk milleti hareket serbestisini kazandığı ve kapitülasyonların yarattığı engellerden kurtulduğu için, Türkiye'nin parlak bir iktisadi geleceğe aday olduğundan eminim.

Mustafa Kemal Atatürk - 7 Ekim 1923

Atatürk'ün Le Temps muhabiri J. Nilizon'la yaptığı mülakattan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 16. Cilt, s.129

İstanbul'dakiler, rütbelerimi, nişanlarımı geri alacaklarmış! Hakları yok ya.

Çünkü ben onların her birini bir harp meydanında, bir hizmet mukabili kazanmıştım. Salonlarda, saraylarda değil!

Hadi kordonumu alsınlar; o sarayındı.

Varsın alsınlar! Ancak, bunu vermem!

Bunu benden kimse alamaz. Bunu, Anafartalar'da harp meydanında, ateşin karşısında benim göğsüme taktılar.

Mustafa Kemal Atatürk - 1919

Atatürk'ün Sivas Kongresi'ne giderken arabada arkadaşlarına söyledikleri...

İkinci görselde Atatürk'e 3 Eylül 1917'de verilen 1884 tarihli Muharebe Altın İmtiyaz Madalyası'nın orijinali görülüyor. Madalyayı Anıtkabir müzesinde görebilirsiniz.

Madalyanın arkasında: "Devlet-i Aliyye-i Osmaniye uğrunda fevkalade sadakat ve şecaat ibraz edenlere mahsus madalyadır." yazmaktadır.

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş, 1. cilt, s. 38-39

Rize'de gördüklerimden çok memnunum.

Halk çok vatanperver ve Cumhuriyetperverdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Eylül 1924

Atatürk'ün Rize seyahati sonrasında başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği telgraftan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 17. Cilt, s.26

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında