Yıllar
Konular
Favoriler

Milli hükümetimiz kahraman ordularımızın yiğitlik meydanlarında kazandığı üstünlüğün meyvesini Lozan Konferansı'nda aldı.

Yeni Türkiye Devleti'nin başarılı hükümeti önce yaptıklarıyla kendisini tanıttı, sonra bütün dünyada bağımsız ve bilinen adıyla varlığını ilan etti.

Türk tarihinde Türk Cumhuriyeti devrini açtı.

Mustafa Kemal Atatürk
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 10. Cilt, s. 72

Mukaddes davamızın kazanılmasında kuvvetli dayanağımız olan ordumuzla başta zatı samileri olduğu halde kıymettar ve fedakar kumandanların samimane ve vatanperverane hissiyatı büyük memnuniyete sebep oldu.

Milli emellerin elde edilmesi ve milletimizin yekvücut kalması uğrunda sarf buyurulan mesainizin teşekküre ve övgüye değer olduğunu arz eylerim, Efendim.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Ekim 1920

24 Eylül’de 1920'de büyük bir Ermeni saldırısı başlar. Bu saldırıya Türk ordusunun cevabı, 28 Eylül’de karşı saldırı şeklinde olur ve Sarıkamış alınır. 30 Eylülde de, Oltu ve Ardahan arasındaki Merdenek kasabası ele geçirilir.

Bunun üzerine Atatürk, Doğu cephesi kumandanı Kazım Karabekir Paşa'ya bu telgrafı yollar.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 10. Cilt, s.29

Yollarda birçok göçebe gördük. Bitlis'e dönüyorlar. Hepsi aç, sefil, ölüme mahkum bir halde.

4-5 yaşlarında bir çocuğu ebeveyni yol üzerinde terk etmiş. Bu da bir karı-kocanın peşine takılmış.

Onları ağlayarak yüz metreden takip ediyor.

Kendilerini niçin çocuğu almadıkları için azarladım. "Bizim evladımız değildir" dediler.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Kasım 1916

Atatürk'ün hatıra defterinden.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.62

Biz zengin değiliz. Lakin ordumuz hazırdır ve morali mükemmeldir.

Şayet bize meydan okunursa -zaten böyle bir şey muhtemel değildir-buna karşılık verebileceğimizden emin olunuz.

Mustafa Kemal Atatürk - 27 Eylül 1925

Atatürk'ün L'humanite ve Le Temps gazetelerine verdiği demeç

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.21

Tarihin inkar ve itiraz kabul etmez hakikatlerindendir ki, Antakya, İskenderun ve havalisinde bugün oturmakta bulunan Türkler oraların en aşağı kırk asırlık sahip ve sakinleridir.

Şu iman dolu bekleme günlerinde bu tarihi hakikati hatırlamak ne kadar zevkse, hatırlatmak da o kadar vazifedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Ekim 1936

"Tarihten Bir Yaprak, Bir Türk Camiasının Adı" başlıklı makale Atatürk tarafından yazdırılmış ve İsmail Müştak Mayakon imzasıyla 10 Ekim 1936 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştı.

O günün gazete sayfasına ulaşmak için tıklayınız.

O döneme kadar bölgeye İskenderun ve Antakya deniyordu. Hatay ismini 1936 yılında bizzat Atatürk verdi.

Atatürk makalede Hatay'daki Türklerin o bölgeye yüzlerce yıl önce Çin'in kuzeyinde "Hatay" adı verilen bölgeden geldiğini yazıyor ve Hatay ismini de bu nedenle uygun görüyor.

Afet İnan anlatıyor:

Montrö'de Boğazlar meselesi konuşulmaya başlandığı zaman, ben de Cenevre'de idim. Son oturumlarda baktım kritik birtakım şeyler var. İstanbul'a dönecektim. Tevfik Rüştü Aras endişeli bir durumda idi. Anlattı bana durumu. Bazı meselelerde tam anlaşma olmamıştı.

Gelişim bir iki gün sürdü. Geldiğim zaman baktım Atatürk gayet neşeli. Halbuki Montrö'de pek iyi havadisler yoktu. Tevfik Rüştü Bey böyle anlattı dedim.

Atatürk 'Yok!' dedi, 'O mesele bitti artık!' Hakikaten 20 Temmuz'du işte, ben geldiğim anda anlaşma imzaya girmiş.

Ben birdenbire 'Aman, çok memnun oldum! Artık bir dış mesele kalmadı!'

Atatürk 'Hayır!' dedi, 'Var, mühim bir meselemiz var! Şimdi İskenderun ve Antakya meselesi var! Bunun üzerinde duracağız.

Ben şaşırıp kaldım: Ne olacak? diye sordum.

Alacağız dedi...

İşte Hatay meselesi o günden sonra (21 Temmuz 1936) konuşulmaya başlandı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.297

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında