Bağımsız bir millet, meşru ve meşruti bir hükümet olarak yaşamaya azmetmiş olan milletimiz, isterse geçici olsun hiçbir yabancı işgal ve denetimini kabul edemez.
Göç doğru değildir. Bilakis aziz topraklarınızda kalarak milli teşkilatınızı genişletiniz.
Mütarekename hükümlerine aykırı ve her türlü haksızlığı protesto, icabında fiilen reddeylemeniz meşru ve mukaddes; maksadınızın elde edilmesi için esas şarttır.
Atatürk'ün, Urfa müftüsü ve Urfa eşrafına gönderdiği telgraf
Bilincin doğal seyri sürekli geleceğe ve yeniliğe gitmektir. Geriye dönüş mümkün olamayacaktır.
Yerinde sayış önce saplantıyı sonra hastalığı meydana getirir.
Eski, zor fetih ve yayılma fikri Türkiye'de ebediyen ölmüştür.
Eski imparatorluğumuz, Osmanlı'ydı. Bu da, zor demekti.
Bu kelime artık lügatımızdan atılmıştır.
Biz şimdi Türküz, sadece Türk.
Kendi kaderini tayin idealine dayanan, Türklere ait bir Türkiye istiyoruz.
Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" gazetesi muhabiri Isaac F. Marcosson'la yaptığı röportajdan
Anadolu'daki Yunan ordusu kati surette mağlup edilmiştir. Yunan ordusunun artık yeniden ciddi bir mukavemet göstermesine ihtimal yoktur. Anadolu için herhangi bir müzakereye mahal kalmamıştır. Mütareke ancak Trakya için söz konusu olabilir.
Dolayısıyla Eylül'ün onuna kadar doğrudan doğruya Yunan hükümeti veyahut İngiltere vasıtasıyla hükümetimize resmen müracaat ettiği takdirde aşağıdaki şartlar ortaya koyularak cevap verilmelidir.
4 Eylül 1922 tarihinde Rauf Orbay'a İstanbul'daki İtilaf Devletlerinden bir telgraf gelir. Telgrafta ateşkes istenmektedir.
Atatürk, o telgrafa bu cevabı verir. Şartlar, aşağıdaki gibidir:
- Mütarekenin tarihinden itibaren on beş gün zarfında Trakya 1914 sınırlarına kadar kayıtsız şartsız Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin mülki memurlarına ve askeri kuvvetlerine teslim edilmiş bulunacaktır.
- Yunanistan'daki esirlerimiz on beş gün zarfında İzmir , Bandırma ve İzmit limanlarında teslim olunacaktır.
3. Yunan ordusunun üç buçuk seneden beri Anadolu'da yaptığı ve icra eylemekte bulunduğu tahribatı tamir etmeyi şimdiden taahhüt edecektir.
İngiltere Hükümeti başbakanı Lloyd George'un, İstanbul ve Boğazların milletlerarası bir hale sokulmasına, Türk hükümetinin yeni merkezinin Anadolu'da olacağına ve İstanbulun yalnız hilafet merkezi ve dini bir payitaht olarak kalacağına dair Barış Konferansı'na tekliflerde bulunacağı gazetelerde görüldü.
Milli ananelerimize ve dinimize aykırı olan böyle bir kararın milletimizce asla kabul edilemeyeceği tabiidir.
Temsilcilere bu konuda şiddetli protestolarda bulunulması rica olunur.
Atatürk'ün 3. Kolordu Komutanlığı'na telgrafı
