Yıllar
Konular
Favoriler

Bu dakika zihnimde hiçbir acının karanlığı olduğunu kabul etmek istemiyorum.

Zira, işte şen ve keyifli bir haldeyim.

Şimdi takdir etmek isterim ki, hayatın saadeti ve sevincin zamanı, anlayış tarzına bağlıdır. Bu teori genel olmasa bile benim için takibi lazımdır.

Çünkü bu felsefi teori olmadıkça hayatımın son nefesine kadar bir an sevinç görmek anlamsız olur.

Mustafa Kemal Atatürk - 15 Mart 1904
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün not defterinden...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.20-21

Raufçuğum, güzel kalbinin yüce tecellileri seni sevenler için ne kadar samimiyet hisse müjdecisidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Ocak 1923

Rauf Orbay'ın, Latife Hanım'la evlenen Atatürk'e tebrik mesajına Atatürk'ün verdiği yanıt.

Nikahın kıyıldığı 29 Ocak 1923 gecesi, İzmir Göztepe'deki Uşakizadelerin köşkünde sadece aile fertleriyle Mustafa Kemal'in iki yaveri vardı.

Raufun şahsı ve hükümet adına kutlama mesajı bu sırada geldi. Her zamanki gibi gönülden. tertemiz duygularla örülü satırları Latife Hanım'a tekrar okuttu ve bir kartpostala yanda gördüğünüz metni el yazısı ile yazarak, sofrada olanların imzalarıyla Raufa gönderdi.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 15. Cilt, s.35

1. Milli gururun bahşettiği azim ve kuvvet

2. Atalete hınç ve nefret

3. Kanaatkar oluş

4. Hayatın ucuzluğu süslemelerin basitliği

5. Şehvet düşkünlüğü gibi zevklere rağbet etmemek.

6. Medeni fikirlerin, asri ilerlemelerin, dini ve ananevi engellere maruz kalmaksızın hızla gelişmesi ve yayılması.

7. Hükümetin kabiliyetli kişiler hakkında teşvik edici bir siyaset takip edişi.

Mustafa Kemal Atatürk - 1922

Atatürk'ün not defterinde bu 6 madde yazılı. Ama altında veya üstünde herhangi bir şey yazmıyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 13. Cilt, s.23

Osmanlı devletinin, devlet ve millet siyaseti olarak, bağımsız olarak ve muntazaman takip olunmuş hiçbir siyaseti yoktur.

Osmanlı tarihinde fetihlere, şaşaalı hareketlere tesadüf ediyoruz. Bu, bütün cihanı zapt etmek, cihangir olmak siyasetidir. Fakat bütün bu fetihler ve şaşaalı hareketler, hiçbir vakit devleti vücuda getiren ve bu hareketleri yapan unsura emelinin mevcudiyetini ve menfaatini temin etmiyordu.

Millet, evini, köyünü, bağını, tarlasını, öküzünü unutmuş, atına binmiş Viyana kapılarında dolaşıyor, Viyana'yı, Osmanlı memleketlerine dahil bir vilayet yapmak istiyordu.

İşte bu hareket tarzı, asil unsurun kendi hayati icaplarıyla, memleketin icaplarıyla uğraşmasına, kuvvetli olmak için, zengin olmak için uğraşılması icap eden çiftçilikle iştigale mani oluyordu. Fakat bu kadarla da kalmıyordu. Asli unsur, anavatanı terk edip harice gidiyor ve gittiği yerlerde ölüyordu.

Asya'ya, Avrupa'ya, Afrika'ya giden o fetih orduları ne oldu? Onlar gittikleri yerlerde ölmüş, kalmış, mahvolmuş.

Bunun neticesi olarak anavatan böylece bomboş ve harap kalmış.

İşte her şeyimiz gibi çiftçiliğimizin de arz ettiği sefalet manzarası bundandır!

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.363

Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilatı ve hükümettir ki, onun ismi Cumhuriyet'tir.

Artık hükümet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükümettir.

Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten gayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Ekim 1925

İzmir Belediyesi'nde halka nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.66

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında