Bu dakika zihnimde hiçbir acının karanlığı olduğunu kabul etmek istemiyorum.
Zira, işte şen ve keyifli bir haldeyim.
Şimdi takdir etmek isterim ki, hayatın saadeti ve sevincin zamanı, anlayış tarzına bağlıdır. Bu teori genel olmasa bile benim için takibi lazımdır.
Çünkü bu felsefi teori olmadıkça hayatımın son nefesine kadar bir an sevinç görmek anlamsız olur.
Atatürk'ün not defterinden...
Bu ikinci dünya savaşı beni yataktan kımıldanmayacak bir halde yakalayacak olursa memleketin hali ne olacaktır?
Ben devlet işlerine mutlaka müdahale edecek bir vaziyete gelmeliyim.
Bizde hiçbir şeyin yataktan idare edilemeyeceğini bilirsiniz.
Mutlaka işin başına geçmem lazımdır.
Atatürk'ün, General Ali Fuat Cebesoy'a son sözleri. Tarih kesin bilinmiyor ama Cebesoy anılarında Atatürk'ün son günleri dediğine göre Kasım 1938 olmalı.
Bu adamlar, filmde gördüğümüz gibi tiyatral bir atılışla işe girişti. Bugün Almanya'nın bütün askeri gücü onun elinde. Yarın savaşa girişecekler. O ve onun taklitçisi Mussolini savaş hazırlıkları ile meşguller.
Evet, savaşı başlatacaklardır, çünkü asker değiller, savaş nedir bilmezler. Savaş bir felakettir, hele bu iki müttefik için kesin ölümdür. Tarih Almanya'ya öyle bir toprak vermiştir ki, daima iki ateş arasında kalmaya mahkumdur.
Körü körüne hesapsız, kitapsız bir kendine güvenme, tamamen mekanik bir ordu sistemi, ilk hamlede korkunç bir kuvvet etkisi yapacaktır.
Fakat bir kere bir tarafı sakatlandı mı, darmadağın olacak, o çalışkan millet yere serilecektir.
Ortada ne Hitler, ne örgütü kalacaktır. Mussolini'den ise söz etmeye hiç gerek yoktur, efendisinin ortadan kalktığı gün, o da yok olacaktır.
Atatürk'ün Hitler ve Mussolini hakkındaki görüşleri
Ali Canip Yöntem anlatıyor: Atatürk bir akşam konuklarına dedi ki: “Hitler bana bir film yollamış, yukarı çıkalım da seyredelim.”
Atatürk ortaya bir mesele attığı zaman, o mesele hakkında kendi fikrini söylemeden etrafına sormak âdeti idi. Film bitince, “nasıl buldunuz” diye sordu. Herkes kendi fikrini açıkladıktan sonra Atatürk bu sözleri söyledi.
Bugün Türkiye'nin karşı karşıya olduğu en önemli meselelerden biri, kadın ve erkek arasında kanuni ve toplumsal tam eşitliği temin etmektir.
Kadınlarımız, bağımsızlık savaşı sırasında cesaret ve fedakarlığın en üstün vasıflarını sergilediler. Eğitim almaya ve öğrenmeye çok istekliler ve hatta bazıları şimdiden ilim ve edebiyat sahalarında muvaffakiyetler kazanıyor.
Kadınlar da artık Anadolu'nun her tarafında pek çok sanayi müesseselerinde çalışıyor. Kadının zorla köşeye çekilmesinin aile yaşamını mahvettiği yerde hiçbir ilerleme mümkün değildir.
Atatürk'ün The New York Herald gazetesine verdiği röportaj
Bütün Anadolu'yu, hürriyet ve bağımsızlığına aşık bütün memleket evladını ve bugünkü mazlum İslam ruhunu temsil eden Büyük Millet Meclisi, İstanbul'un malul ve hürriyetten mahrum bir heyetine tabi olmayı hiçbir zaman kabul edemez.
Atatürk'ün İstanbul'da bulunan Tevfik Paşa'ya telgrafı
