Yıllar
Konular
Favoriler

Bu adamlar, filmde gördüğümüz gibi tiyatral bir atılışla işe girişti. Bugün Almanya'nın bütün askeri gücü onun elinde. Yarın savaşa girişecekler. O ve onun taklitçisi Mussolini savaş hazırlıkları ile meşguller.

Evet, savaşı başlatacaklardır, çünkü asker değiller, savaş nedir bilmezler. Savaş bir felakettir, hele bu iki müttefik için kesin ölümdür. Tarih Almanya'ya öyle bir toprak vermiştir ki, daima iki ateş arasında kalmaya mahkumdur.

Körü körüne hesapsız, kitapsız bir kendine güvenme, tamamen mekanik bir ordu sistemi, ilk hamlede korkunç bir kuvvet etkisi yapacaktır.

Fakat bir kere bir tarafı sakatlandı mı, darmadağın olacak, o çalışkan millet yere serilecektir.

Ortada ne Hitler, ne örgütü kalacaktır. Mussolini'den ise söz etmeye hiç gerek yoktur, efendisinin ortadan kalktığı gün, o da yok olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Hitler ve Mussolini hakkındaki görüşleri

Ali Canip Yöntem anlatıyor: Atatürk bir akşam konuklarına dedi ki: “Hitler bana bir film yollamış, yukarı çıkalım da seyredelim.”

Atatürk ortaya bir mesele attığı zaman, o mesele hakkında kendi fikrini söylemeden etrafına sormak âdeti idi. Film bitince, “nasıl buldunuz” diye sordu. Herkes kendi fikrini açıkladıktan sonra Atatürk bu sözleri söyledi.

Kaynak: Ali Canip Yöntem, Yeni Türk Edebiyatı Üzerine Makaleleri s.816-817

Elimizdeki savaş uçaklarının bir kısmı Fransız sisteminde olup, bazılarının makineli tüfekleri noksandır. Spat on üç uçaklarına mahsus makineli tüfeklerden on beş kadarına ihtiyacım vardır. Suriye'den veya en yakın bir yerden birkaç gün içinde yetiştirilmesine yol göstermenizi rica ederim. Bu makineli tüfekler şu sırada benim için Fransa'nın en kıymetli hediyesi olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Ağustos 1922

Atatürk'ün Fransız Albay Louis Mougin'e yolladığı telgraf.

Büyük Taarruz öncesinde Türk ordusunda savaş uçağı çok azdı. Bunun üzerine, gizlice gerçekleştirilen bir satın alma operasyonuyla savaştan kalan 20 adet SPAD XIII uçağı, silahsız bir şekilde İtalyan tüccar Parakini aracılığıyla İtalya'dan alınarak Millî Kuvvetler'e katıldı.

Bu uçaklar gemiyle Mersin'e getirildikten sonra Konya'ya nakledildi ve burada detaylı bakımları yapıldı.

Toplam altı uçak, kullanılamaz durumda olan Alman Bölükleri'nden elde edilen Spandau makinalı tüfeklerle donatılarak Büyük Taarruz öncesinde savaşa hazır hale getirildi. Büyük Taarruz sırasında ise bu uçaklardan beşi, 1. ve 2. Tayyare Bölükleri'ne bağlı olarak Batı Cephesi'nde görev yaptı.

Bu uçaklardan biri olan Yüzbaşı Fazıl'ın kullandığı uçak, 29 Ağustos 1922'de bir Yunan Breguet XIV uçağını düşürmüştü. Bu avcı uçakları daha sonraki yıllarda eğitim amaçlı kullanıldı ve 1926 yılına kadar hizmette kaldı.

Türk ordularının I. ve II. İnönü muharebelerindeki başarıları Fransa'yı çok etkilemiş ve bunun sonucunda Fransa tutumunu değiştirmişti.

Fransızlar 1921 Mart ayından itibaren Türkiye ile görüşmelere başladı.

20 Ekim 1921 tarihinde Henri Franklin Bouillon ile Hariciye Vekili Yusuf Kemal (Tengirsek) Bey arasında Ankara antlaşması imzalandı.

Bu antlaşma ile Fransa, iktisadi ve kültürel imtiyazlardan vazgeçiyor, güney sınırımız tespit ediliyordu.

Bu anlaşma ile I. Dünya Savaşı öncesi kurulmuş bulunan İtilaf Blok'u parçalandı.

Versay'da kendisini desteklemeyen ve Almanya'ya yumuşak davranan İngiltere'ye kızan Fransa, Türkiye konusunda İngiltere'ye oyun oynuyor ve tek başına hareket ediyordu. İngiltere bu anlaşmayı hayret ve dehşetle karşıladığını açıkça belirtti.

Atatürk ise "Türkiye ile Sèvres Antlaşması'nı imzalamış devletlerin en güçlülerinden biri olan Fransa'nın bizimle ayrı bir anlaşmaya vardığı gerçeği, o antlaşmanın (Sevr'in) sadece bir bez parçası olduğunu tüm dünyaya kanıtladı." demişti.

Mösyö Louis Mougin, Mustafa Kemal'in büyük bir hayranı ve de Türkiye'ye yeterli destek ve yardım sağlamayan kendi hükümetini sık sık tenkid edecek dereceye varacak kadar, Türk ulusal hareketinin güçlü bir savunucusu haline gelmiş bir Fransız albaydı ve Ankara Anlaşması görüşmeleri sırasında Franklin Bouillon'la beraber çalışmıştı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.223

Adli siyasetimizin temel esası, zamanın değişmesi ile hükümlerin de değişmesi gerekeceğinin inkâr edilemez olduğu kuralıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Mart 1922

1 Mart 1922 Meclis Üçüncü Toplantı Yılı Açılış Konuşması

Orijinali "Ezmanın tegayyürü ile ahkamın tegayyürü inkar olunamaz" diye geçer ve Mecelle'de geçer.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.278

Dilinin yabaniliği ve delice düşünceleri karşısında midem bulandı.

Mustafa Kemal Atatürk

Lord Kinross kitabında anlatıyor:

Atatürk, Hitler konusunda Nazi aleyhtarı bir Alman dostunun söylediklerini yerinde buluyordu. Buna göre kendi diktatörlüğü bir milleti kölelikten kurtarmış, Hitler’in diktatörlüğü ise, özgür bir milleti köle haline getirmişti.

Mustafa Kemal, Alman diktatörünü bir seyyar tenekeciye benzetirdi.

Kavgam’ı okuduktan sonra da bu sözleri söylemişti.

Kaynak: Lord Kinross, Atatürk, s.514

Umumi ahvalimizin almakta olduğu vahim şekilden pek elemli ve üzüntülüyüm. Millet ve memlekete borçlu olduğumuz en son vicdani vazifeyi yakından müşterek mesai ile en iyi yapmanın mümkün olacağı kanaatiyle bu son memuriyeti kabul ettim.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Mayıs 1919

Atatürk'ün Samsun'a çıktıktan 2 gün sonra 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa'ya yolladığı telgraf.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 21. Cilt, s.23

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında