Her gün, sabah, akşam, gece, ne zaman sırasına getirebilirseniz; bir çeyrek, yarım saat, ne kadar vakit ayırabilirseniz, kendi içinize çekilin; o gün yaptığınız işi gözünüzün önünden ve düşüncenizin tartısından bir defa geçirin.
Şuurunuzdan alacağınız cevapların ne kadar faydalı olacağını tasavvur edemezsiniz.
Atatürk'ten öğrenin...
Tabiatta, bilirsiniz ki, hiçbir şey yok olmaz. Ne bir ses, ne bir söz, ne bir hareket.
Olduğu çağ ne kadar eski veya yeni olursa olsun, bütün bu oluşlar, oldukları anda gibi tabiat içindedir. Bu dalgalanmada zaman ve mesafe kavramı yoktur.
Bugün dünyanın herhangi bir köşesinde söylenen sözü veya akis yapan hareketi, yine dünyanın herhangi bir köşesinde aynı anda işitmek, dinlemek, zapt etmek mümkün olduğunu görüyoruz.
Atatürk'ün, Afet İnan'ın "Tarihe Giriş" dersi için yazdığı kısım
Bir aydır buradayım ve Çanakkale Boğazı'nı müttefiklerin çıkarma teşebbüsünde bulunan donanmalarına ve kuvvetlerine karşı müdafaa ediyorum.
Bu ana kadar, sevgili Corinne, hep başarılı oldum ve aynı yerde kalırsam, kuvvetle ümit ediyorum ki daima başarılı olacağım.
Burada benim ismimin duyulmamasına şaşırmamalı, çünkü ben, mühim bir muharebenin kahramanı olarak Mehmet Çavuş'a şeref kazandırmayı tercih ettim.
Tabi şüphe etmezsiniz ki, muharebeyi idare eden sizin dostunuzdu ve savaş gecesi muharebelerin saflarında Mehmet Çavuş'u bulan da o idi.
Atatürk'ün Madam Corinne'e yazdığı mektup
Mektupta bahsi geçen Mehmet Çavuş, Çanakkale Savaşı'nın ilk günlerinde Seddülbahir'de çıkarma yapan düşmana karşı elindeki az sayıdaki kuvvetiyle ve az sayıdaki silah ve mühimmatıyla kahramanca karşı koyan ve şehit olan Bigalı Mehmet Çavuş'tur.
İngilizlerin kendi askeri kıyafetlerine soktukları bazı şahısları kendi torpido ve vapurlarıyla muhtelif sahillere çıkardıkları ve deniz kuvvetlerini, memlekette karışıklık ve fesat çıkaracağı adamların nakil ve hizmetine ayırdıkları ve yine aynı maksatla bazı şahıslara veya zümrelere nakden yardımda bulundukları görülüyor.
Bundan maksat milli birliğimizi ihlal ve memleket ahalisini yekdiğeri aleyhine tahrik eyleyerek, vuku bulacak karışıklık ve nifaktan istifade ederek, hayatiyetimizin geleceklerini istedikleri gibi düzenlemekte serbest kalmak olduğu aşikardır.
Atatürk'ün "Acele" imzasıyla Müdafaai Hukuk Cemiyeti Sivas Heyeti Merkeziyesi Riyaseti'ne gönderdiği telgraf.
Gördüğünüz gibi binbir çeşit belayla uğraşıyorduk.
Uçurum kenarında yıkık bir ülke... Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllarca süren savaş..
Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanılan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler...
İşte, Türk genel devriminin bir kısa diyemi...
Atatürk'ün CHP'nin 4. Büyük Kurultay açılış konuşmasından
