Yıllar
Konular
Favoriler

Türk'ün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.

Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun evladır.

Dolayısıyla, ya istiklal ya ölüm!

Mustafa Kemal Atatürk - 1927
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 19. Cilt, s.31

Yunanlıların son zamanlarda Samsun ve havalisine pek çok önem verdikleri görülmektedir.

Samsun'a yüz otuz çete reisiyle yirmi bin lira para gönderdikleri Yüce Makamlardan bildirilmiş ve Çarşamba mıntıkasındaki yerli Rumların durmadan kiliselerinde siyasi toplantılar yapmakta oldukları görülmüştür.

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Haziran 1919

Atatürk'ün, Erzurum'da bulunan 15. Kolordu Komutanlığı'na yazdığı telgraftan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 3. Cilt, s. 118

Türk milleti her gün yeniden yeniye ve çok dikkatle incelenmeye değeri olan bir cevherdir.

Bugün başları yüksekte, alınları hürriyet ve medeniyet güneşiyle parlayan Türk milletinin, onun kıymet ve ehemmiyetini görmek istemeyenlere yakın bir gelecekte hakikati ret ve inkar edilemez bir tarzda itiraf ettireceğine asla şüphe edilmesin.

Ve bütün cihan bilmelidir ki, Türk milleti artık mazinin bin türlü fenalıkları eseri olarak beyninde yer tutan pası tamamen silmiştir.

Gözleri önünde her gün biraz daha fazla toplanmak istenen bulutları katiyen dağıtmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk - 8 Ekim 1925

Atatürk'ün Balıkesir halkına yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.37

Tembellik, bütün fenalıkların anasıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Vatandaş için Medeni Bilgiler...

Atatürk'ün başyazarı Falih Rıfkı'nın dediği gibi:

"En iyisi çalıșmak, unutabilecek kadar çalıșabilmek... Bedbahtlar ölümü düșünmeye vakit bulanlardır."

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.66

Gerçi gayet geniş bir sınıra ve o sınır içinde muazzam bir imparatorluğa sahip bulunuyorduk. Fakat o sonsuz sınır içindeki insan kütleleri hiçbir vakit asli unsurun lehine bir mevcudiyet değillerdi; belki aleyhine.

Bu küçük unsur geniş bir sahaya dağılmaya ve hepsinin üzerinde bir baskı gibi bulunmaya, onları ve sınırları muhafazaya mecburdu. Yani bekçilik ediyordu.

Herhangi bir maddeyi gayet geniş bir sahada dağıttığımız zaman o madde yoğunluktan, kuvvetten mahrum olur. Fakat aynı unsuru kendisiyle, mevcudiyetiyle orantılı ebatta bir tabii muhite koyarsanız elbette daha yoğun ve kuvvetli olur.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.363

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında