Yıllar
Konular
Favoriler

Hakikatte, içinde bulunduğumuz tarihte, Osmanlı devletinin temelleri çökmüş, ömrü tamam olmuştu.

Osmanlı memleketleri tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk'ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı.

Son mesele, bunun da taksimini teminle uğraşılmaktan ibaretti.

Osmanlı devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükümet, bunlar hepsi anlamı kalmamış birtakım manasız sözlerden ibaretti.

Mustafa Kemal Atatürk - 1927
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 19. Cilt, s. 30

Türk milletimiz eski ve şerefli bir millettir. Zaten Orta Asya'nın yüksek Altay yaylasında doğup yetiştiği için, kartalın meziyetlerini, uzak görüş, süratli uçuş ve bu ruhu barındıracak beden kuvvetini daha ilk başta kazanmıştır.

Esasen fiziki ya da zihinsel, sınırlayıcı hiçbir ortamda kalamaz.

Bu sebeple o yüksek merkezi doğum yerinin tecrit vaziyetine isyan etmiştir.

İşte o ilk Türkler sonra hem batıya, hem doğuya, her ikisine doğru ilerlemeye cesaret etti.

Mustafa Kemal Atatürk - 14 Ağustos 1932

Atatürk'ün, Amerikan elçisi Scherril'le yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.393

İsmet Paşa aleyhinde makus cereyan yapmak alıklığında bulunanlar ne olursa olsun barış yapmak isteyen, harp ihtimali karşısında gözleri kararan, mutlaka çok sınırlı sayıda kimselerdir ve bunların çok mahçup olacakları gün uzak değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Şubat 1923

Atatürk'ün Rauf Orbay'a yolladığı telgraftan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15. Cilt, s.132

Temiz duygularınızı bildiren tel yazınızı aldım. Mazhariyetiniz münasebetiyle memleketimiz ve Türk kadınlığı hakkındaki saygılı intibalarınızdan ve şahsıma dair kalbi sözlerinizden mütehassis oldum. Donanmış olduğunuz maddi ve manevi kıymet ve fazilet içinde mesut olmanızı dilerim kızım.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Eylül 1932

Atatürk'ün "Dünya Güzeli" seçilen Keriman Halis'in kendisine gönderdiği telgrafa verdiği yanıt...

1932 yılının 'Dünya Güzellik Yarışması', 31 Temmuz'da Belçika'da düzenlendi. Bu yarışmaya 28 farklı ülkenin güzellik temsilcileri katıldı. Jüri, 'Türkiye Güzeli' olarak seçilen Keriman Halis'i 'Dünya Güzellik Kraliçesi' olarak ilan etti. Bu karar, Belçika ve Avrupa basını tarafından büyük bir olumlu tepkiyle karşılandı ve Türk kızının bu prestijli unvana layık görülmesi, Türkiye genelinde büyük bir bayram coşkusu yarattı.

Güzellik kraliçesi yarışmalarına bilhassa önem veren Atatürk de, bu mutlu sonuçtan büyük bir memnuniyet duymuş ve 3 Ağustos günü Cumhuriyet Gazetesi'ne uzun bir demeç vermişti.

Gazetedeki demecinde Keriman Halis'ten "Keriman Ece" olarak bahseden Atatürk, Sirkeci Garı'nda kraliçeler gibi karşılanan 'Dünya Güzellik Kraliçesi' Keriman Halis'e, yurda döndükten sonra "Ece" soyadını verdi.

Keriman Ece, Atatürk'e aşağıdaki telgrafı çekmişti:

On beş günden beri memleketimden hiçbir haber alamamıştım. Bugün Paris sefaretimizde layık olmadığım kıymettar iltifatınızı gazetelerde gördüm. Meserretimden ağladım.

Bu muvaffakıyyetim sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir.

Tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim. İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim."

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 25. Cilt, s.403

Milletin mukadderatını doğrudan doğ­ruya üstlenerek yeis yerine ümit, perişanlık yerine intizam, tereddüt yerine azim ve iman koyan ve yokluktan koskoca bir varlık çıkaran Meclis'imizin civanmert ve kahraman ordularının başında bir asker sadakat ve itaatiyle emirlerinizi yerine getirmiş olduğumdan dolayı, bir insan kalbinin nadiren duyabileceği bir memnuniyet içindeyim.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Ekim 1922

TBMM'de konuşma

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.360

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında