İnkılabın temellerini her gün derinleştirmek, takviye etmek lazımdır.
Birbirimizi aldatmayalım. Medeni dünya çok ileridedir. Buna yetişmek, o medeniyet dairesine dahil olmak mecburiyetindeyiz.
Bütün safsataları, boş sözleri bertaraf etmek lazımdır. Şapka giyelim mi, giymeyelim mi gibi sözler manasızdır.
Şapka da giyeceğiz, Batı'nın her türlü medeni eserlerini de alacağız.
Atatürk'ün, Akhisar Türk Ocağı'nda yaptığı konuşmadan...
Bu kadın meselesinde cesur olalım. Vesveseyi bırakalım. Açılsınlar onların zihinlerini ciddi bilim ve sanatla bezeyelim.
Namusu, bilimsel ve sağlıklı bir şekilde izah edelim. Şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derecede önem verelim.
Sonra şahsi ilişkiye gelince, tabiat ve ahlakımıza uygun bir eş arayalım ve onunla evliliğimizi açık ve kati kararlaştıralım.
Ona, riayette kusur edince, onun gereğini yapalım.
Kadın da böyle hareket etsin!
Kadın ve namus hakkında7
Atatürk'ün Avusturya Karlsbad'da tedavi sırasında yazdığı notlardan...
Eski, zor fetih ve yayılma fikri Türkiye'de ebediyen ölmüştür.
Eski imparatorluğumuz, Osmanlı'ydı. Bu da, zor demekti.
Bu kelime artık lügatımızdan atılmıştır.
Biz şimdi Türküz, sadece Türk.
Kendi kaderini tayin idealine dayanan, Türklere ait bir Türkiye istiyoruz.
Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" gazetesi muhabiri Isaac F. Marcosson'la yaptığı röportajdan
Eskişehir'in düşmesi acıdır; fakat bu düşüş sıfırdır. Maksat ordudur. Ordu ayaktadır; yenilmemiştir; onu bu gece Porsuk gerisine çekebilirlerse, düşmanın bizimle temasını kesebilirlerse, mesele yoktur.
Çekebileceklerdir, kesebileceklerdir. Çekiliş iyi idare ediliyor. Düşmanı bir ay oyalayabilelim, sonra behemahal mahvedeceğim.
Atatürk'ün Eskişehir-Kütahya Muharebesi'nden sonra sözleri
Eski hukukumuzun kaynağı Arap İslam hukuku idi. Dini bakış açısı bu hukukun ölçüsü idi.
Dini görüş sadece medeni hukukta değil, anayasalarda bile hükmünü yürütüyordu.
Yeni hukukumuzun esin kaynağı, bir taraftan Türkçülük diğer taraftan Batıcılıktır.
Atatürk'ün hukuk hakkındaki notları.
Not: Atatürk'ün burada bahsettiği ve rehber edindiği Türkçülük anlayışının, sonradan ve özellikle de günümüzde popülerleşen ırkçı-turancı-militarist-muhafazakar akımlarla hiçbir alakası yoktur.
