Bizim kılavuzluğumuz milletimizden aldığımız ilhamdan başka bir şey değildir ve olamaz.
Atatürk'ün Bursa'da halka konuşması
Efendiler, hepiniz milletvekili olabilirsiniz, başbakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz.
Fakat sanatkâr olamazsınız.
Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim
Muhsin Ertuğrul anlatıyor:
1930 senesi Nisan'ının 12. akşamı Türk tiyatrosu fakir tarihini çok şerefli ve nurlu hir sayfa ile taçlandırdı. Gazi bizi huzuruna kabul etti. Bu, Türk tiyatrocularını her
hatırlayışlarında sevinç ve saadetle heyecanlandıracak emsalsiz ve yüksek hir hatıradır.
O akşam Türk tiyatrosunun hükük hoynu düzeldi. Başı doğruldu, alnı yükseldi ve parladı."
Atatürk'ün tiyatrocularla konuşmasından...
Bu cemiyetin iki cephe ve mahiyeti vardı.
Biri aleni cephesi ve medeni teşebbüslerle İngiliz himayesini talep ve temine yönelik mahiyeti idi.
Diğeri gizli tarafı idi. Asıl faaliyet bu tarafta idi.
Memleket dahilinde teşkilat yaparak isyan ve ihtilal çıkarmak, milli şuuru felce uğratmak, yabancı müdahalesini kolaylaştırmak gibi hainane teşebbüsler, cemiyetin bu gizli kolu tarafından idare edilmekte idi.
Atatürk'ün İngiliz Muhipleri Cemiyeti hakkında sözleri. Bu cemiyete üye olanlar arasında Vahdettin, Damat Ferit Paşa, Ali Kemal, Adil ve Mehmet Ali Beyler ve Sait Molla bulunuyordu.
Anlayacağınız, hain çoktu
Nutuk
Belki erkeklerimiz memleketi istila eden düşmana karşı süngüleriyle, düşmanın süngülerine göğüslerini germekle düşman karşısında varlıklarını ispat ettiler.
Fakat erkeklerimizin teşkil ettiği ordunun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir.
Memleketin mevcudiyet vasıtalarını hazırlayan, kadınlarımız olmuş ve kadınlarımız olmaktadır.
Kimse inkar edemez ki, bu harpte ve ondan evvelki harplerde milletin hayat kabiliyetini tutan, hep kadınlarımızdır.
Atatürk'ün Konya Hilali Ahmer Kadınlar Şubesi'nin açılışında yaptığı konuşma
9 Temmuz akşamı cepheye giderek vaziyeti inceledim.
Genel durum memnuniyet vericidir.
Yunanlılar için bozgun ve mağlubiyet zamanı gelip çatmış olup, çok geçmeden bunun fiili eserleri görülmeye başlayacaktır.
Atatürk'ün İznik, İnegöl ve Yenişehir kaymakamlarına yolladığı telgraf
