Bizim kılavuzluğumuz milletimizden aldığımız ilhamdan başka bir şey değildir ve olamaz.
Atatürk'ün Bursa'da halka konuşması
Geçen gün bana zırhlı müdafaa hatlarından bahsediliyordu. Faraza Majino'dan. Benim kanaatim belki biraz aykırı düşecek ama. Israr ederim ki bu hatların faydasına inanamıyorum.
Zira harbi insan yapar. Dolayısıyla insanın toprak üstünde bulunması lazımdır. Köstebek gibi toprak altında, beton borularda veya zırhlı kulelerde oturtulacak bir kuvvet, evvelden harp harici edilmiş bir kuvvet sayılmalıdır.
Manevra kabiliyetini kendi kendine imha eden bir ordu bir harpte mağlubiyetten başka ne kazanabilir, bilmem.
Atatürk'ün Maginot vb zırhlı savunma hatları hakkındaki düşünceleri
Türk çocuklarının nasibi her muvaffakiyetli hamleden hep sevinç veren neticeler almaktır.
Türk çocukları! Yürüdünüz, yürüyorsunuz, yürüyünüz!
Yaptığınız hamleler sizi yüksek ülküye ulaştırmak üzeredir. Durmayın, yürüyün.
Saadet, refah, sevinç ve hepsinden sonra dünyaya karşı yüksek bir gurur seni bekliyor.
Türk çocukları! Son sözümün son kelimesine dikkat!
Gurur, azamet, sende zaten vardır. Bunu gösterme! Onu kendi yüksek enerjinin harimine sakla!
Lazım geldikçe büyük tevazuunu göster. Fakat yine icap ettikçe göster ezici yumruğunu!
İşte bu vasıflarınla ispat edebilirsin ne olduğunu!
Benim bugünkü ve yarınki Türk çocukluğundan beklediğim haslet bu suretle tecelli etmelidir.
Montrö Anlaşması imzalandığı akşam Atatürk'ün Florya'da lise öğrencisi Mustafa Kemal Gürer'e yazdıklardıklarından...
Birleşik Devletler'in ideali, bizim idealimizdir.
Meclisi Mebusan'ın 1920 Ocak'ında ilan ettiği Misakı Milli'miz, sizin Bağımsızlık Beyannamenize çok benzer.
Talep ettiği, sadece, Türk ülkesinin istiladan kurtulması ve kendi kaderimize hakim olmamızdır.
Bağımsızlık... Hepsi bu.
O, halkımızın misakı, anayasasıdır ve ne pahasına olursa olsun bu misakı korumaya kararlıyız.
Atatürk'ün Lozan imzalanmadan hemen önce Amerikan The Saturday Evening Post gazetesi yazarı Isaac Marcosson'la röportajı...
Ben milletle kumar oynamam!
Başarılı olacağımızı biliyorum, artık milletlerin kendi kendilerini kurtarmaları devri gelmiştir.
Sömürge devri sona ermiştir.
Atatürk'ün Erzurum'dan ayrılmadan önce arkadaşlarına söyledikleri.
