Türklerin bugüne kadar yaptığı en büyük hata, asırlar önce, hiçbir milletin yabancılara vermeyi asla hayal edemeyeceği imtiyazları ve müsamahayı Türk hakimiyetine giren Hristiyanlara ihsan etmesi olmuştur.
Atatürk'ün "The New York Herald" gazetesine verdiği röportajdan
Bir insan kendini milletiyle beraber hissettiği zaman ne kadar kuvvetli bulur, bilir misiniz? Bunu tarif güçtür.
Benim çocukluğumdan beri bir tabiatım vardır.
Oturduğum evde ne ana, ne kız kardeş, ne de ahbap ile beraber bulunmaktan hoşlanamazdım.
Yalnız ve bağımsız bulunmayı, çocukluğumdan çıktığım zamandan itibaren daima tercih etmiş ve sürekli olarak öyle yaşamışımdır.
Falih Rıfkı Atay ve Mahmut Soydan ile yapılan görüşme Milliyet gazetesinde 13 mart 1926 tarihinde yayınlanmıştı.
Dine bağlı, din ve devlet işlerini birarada yürütmeye çalışan idarelere teokratik idareler denir ki, bu çeşit devletler eninde sonunda çökmeye mahkumdurlar.
Bugün dünyada bu şekilde idare edilen devletler dünyanın en geri kalmış ülkeleridir. Bunun için laiklik ilkesini anayasamızın en büyük ilkelerinden biri olarak kabul etmek ve buna dört elle sarılmak gerekir.
Türk gençliğini bu ilkenin dışında yetiştirmeye yeltenecek olanlar bu devlete, bu ulusa en büyük kötülüğü yapmış olacaklardır.
Efendiler; Azerbaycan'dan buraya bazı kuvvetlerin geleceğinden bahsolununca ne lüzumu var, biz kafi kuvvetlere sahibiz zemininde bazı sözler söylendiğini işittim.
Gelmekte olduğundan bahsedilen kuvvet ise bizim kuvvetimizi pek çok artırmaz.
Fakat yalnız Doğu ve İslam aleminin mukadderatımızla ne kadar yakından alakadar olduğunu göstereceği için bizce kıymetlidir.
Atatürk'ün Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşma
