Ordumuz bildiğiniz gibi kuvvetli ve azimlidir. Hatta sabırsızdır.
Zatıalinizden kahramanca bir hareket ve onun kuvvetle muhtemel olan neticesini beklerim.
Atatürk, Lozan'da bulunan İsmet Paşa'ya "kibarca" sakın geri pas yapma İsmet, arkanda ben varım diyor.
Bu telgraftan 20 gün sonra İtilaf Devletleri anlaşmaya razı oldu.
Temiz duygularınızı bildiren tel yazınızı aldım. Mazhariyetiniz münasebetiyle memleketimiz ve Türk kadınlığı hakkındaki saygılı intibalarınızdan ve şahsıma dair kalbi sözlerinizden mütehassis oldum. Donanmış olduğunuz maddi ve manevi kıymet ve fazilet içinde mesut olmanızı dilerim kızım.
Atatürk'ün "Dünya Güzeli" seçilen Keriman Halis'in kendisine gönderdiği telgrafa verdiği yanıt...
1932 yılının 'Dünya Güzellik Yarışması', 31 Temmuz'da Belçika'da düzenlendi. Bu yarışmaya 28 farklı ülkenin güzellik temsilcileri katıldı. Jüri, 'Türkiye Güzeli' olarak seçilen Keriman Halis'i 'Dünya Güzellik Kraliçesi' olarak ilan etti. Bu karar, Belçika ve Avrupa basını tarafından büyük bir olumlu tepkiyle karşılandı ve Türk kızının bu prestijli unvana layık görülmesi, Türkiye genelinde büyük bir bayram coşkusu yarattı.
Güzellik kraliçesi yarışmalarına bilhassa önem veren Atatürk de, bu mutlu sonuçtan büyük bir memnuniyet duymuş ve 3 Ağustos günü Cumhuriyet Gazetesi'ne uzun bir demeç vermişti.
Gazetedeki demecinde Keriman Halis'ten "Keriman Ece" olarak bahseden Atatürk, Sirkeci Garı'nda kraliçeler gibi karşılanan 'Dünya Güzellik Kraliçesi' Keriman Halis'e, yurda döndükten sonra "Ece" soyadını verdi.
Keriman Ece, Atatürk'e aşağıdaki telgrafı çekmişti:
On beş günden beri memleketimden hiçbir haber alamamıştım. Bugün Paris sefaretimizde layık olmadığım kıymettar iltifatınızı gazetelerde gördüm. Meserretimden ağladım.
Bu muvaffakıyyetim sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir.
Tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim. İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim."
Hukuk hükümlerini, kurallarını, din kuralları gibi değil, insanlığa ait olayları, olgunlaşmaları, ilerlemeleri takip ve ifade etmekle varlığını açıklayabilen yaşam kuralları olarak kabul etmek gereklidir.
Ankara Hukuk Fakültesi, artık çağımızda bir anlam ifade etmeyen ve etmekten aciz olan eski hukuk sistemlerini tarihe emanet ederek, medeni ve laik hukuku anlatacak ve okutacaktır.
Salihçiğim,
Genelkurmay 1. Şube'ye memur edildim. Başka hiç kimse bir kelime sormadı.
Kimseden vaziyeti anlamak mümkün değil. Herkes birbirinden korkuyor. Abdülhamit devrinde olduğu gibi. Orduyu, memleketi kurtarmak için çok ve fedakarca çalışmak lazım.
Başka çare yok. İstanbul muhiti pek kirli. Herkes kendi menfaatinden başka bir şey düşünmüyor. Bayramdan sonra ayrıntılı mektup yazacağım.
Nuri oradaysa âla, yok ise bu mektubu Üsküp'e gönder. Fuat geldi mi?
Mehmet Ali, Rauf, Ismail vs. arkadaşlara selam.
Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektup.
Nuri (Conker)
Fuat (Bulca)
Mehmet, Ali, Rauf ve İsmail ise Atatürk'ün Selanik Subay Okulu'ndan arkadaşları.
Bizim milletimiz elbette dünyanın takdirlerine liyakat kazanmış bir toplumdur.
Fakat onu layık olduğu şeref mertebesine ulaştıracak sizlersiniz.
Millet, memleket, Cumhuriyet sizden yüksek hizmet beklemektedir.
Siz faaliyete geçtikten sonradır ki, milletin azami kabiliyeti fiiliyata dönüşmüş olacaktır.
