Yıllar
Konular
Favoriler

Doğu alemi üzerinde rakipsiz manevi nüfuzunu tesise ve Dünya Savaşı yüzünden memlekette bozulan iktisadi dengeyi bu suretle iade ederek Bolşeviklik cereyanını Batı Avrupa'da imhaya çalışan İngiltere hükümetinin pek ustaca olan bu büyük teşebbüsüne fiili ve ciddi bir surette engel olabilecek ve mukavemet edebilecek yegane İslam hükümeti Türkiye devleti olduğu için Batı emperyalizm ve kapitalizminin en ziyade taarruz darbeleri bittabi Anadolu üzerine yöneltilmiş bulunuyor.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Ekim 1920
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Enver Paşa'ya yazdığı mektup

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 10. Cilt, s.30

Efendiler! Bir şeyi çok iyi hatırlatmak isterim: Hiçbir noktada, en küçük ve en büyük meselelerde milletimi sözlerimle, hareketlerimle aldatmamış olmakla iftihar ediyorum.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.369

Psikolojik bir hadisedir ki, insan, hayatta bazı dostluklar elde etmek için fevkalade çalışmak ve fedakarlıklar yapmak zorundadır.

Mesela siz bana sormuştunuz: "Siz ne zaman albaylığa terfi edeceksiniz?" diye.

Benim cevabım şu olmuştu: "Bu, bir harp meydanında kazanılır"

Siz bana karşılık verdiniz: "Bunu ispat ediniz"

Sizin arzunuza uyarak beş günden beri albayım.

Mustafa Kemal Atatürk - 6 Haziran 1915

Atatürk'ün Hildegard Christianus'a mektubu

Atatürk, bu mektubu Almanca yazmıştı ve kendisi aynı zamanda Christianus'dan Almanca dersleri de alıyordu. Mektubun sonunda yazımda çok samimi bir dostunun kendisine yardımcı olduğu yazılı ama bu kişinin kim olduğu bilinmiyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt (2003), s.225

Efendiler, hepiniz milletvekili olabilirsiniz, başbakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz.

Fakat sanatkâr olamazsınız.

Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Nisan 1930

Muhsin Ertuğrul anlatıyor:

1930 senesi Nisan'ının 12. akşamı Türk tiyatrosu fakir tarihini çok şerefli ve nurlu hir sayfa ile taçlandırdı. Gazi bizi huzuruna kabul etti. Bu, Türk tiyatrocularını her

hatırlayışlarında sevinç ve saadetle heyecanlandıracak emsalsiz ve yüksek hir hatı­radır.

O akşam Türk tiyatrosunun hükük hoynu düzeldi. Başı doğruldu, alnı yükseldi ve parladı."

Atatürk'ün tiyatrocularla konuşmasından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.299

Hakkımızı savunmak ve insanlık duygularına zerrece aldırış etmeyen kimselerin vahşi saldırıları yüzünden yiğit ve bahtsız halkımızın çekmekte olduğu korkunç acı­ları dünyaya duyurmak uğruna harcadığınız enerji için hepimizin size duyduğumuz minnettarlığı da bu vesileyle hemen belirtmek isterim.

Emin olunuz ki, sizin gibi çok hararetli ve içten savunucuların haklı davamıza kazandırdıkları manevi zafere pek değer vermekteyiz.

Size anlatmaya bilmem ki gerek var mıdır? Geçen Temmuz'daki ilerlemesi sırasında düşmanın istila ettiği topraklar, dört ay önce sizin pek cesurca dolaşıp gördü­ğünüz aynı toplu katliamlara, aynı yıkımlara uğradı. Düşmanımızın geçtiği her yerde göze çarpan, ölüm, yangın, yağma ve Yunan afetinden kaçan zavallı köylülerin hüzünlü göçü oldu. Bu korkunç anı ve ona sebep olanların vahşi kinini, Anadolu yıllar boyunca ve hatta belki yüzyıllarca unutmayacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Eylül 1921

Atatürk'ün Berthe-Georges Gaulis'e yolladığı mektup.

Fransız gazeteci Madam Gaulis Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'ya gelmiş, Atatürk'le röportaj yapmış ve Türk Kurtuluş Hareketini desteklemişti.

Madame Gaulis, Fransız basınında Anadolu harekâtını ve direnişini, Kuvay-i Millîye hareketini, Yunanlıların işkence mezalimini birinci ağızdan anlatan bir gazeteciydi. Bu nedenle Atatürk’ten izin alıp savaş alanlarına, askerin içine kadar girebilmiş ve kendisine özel mihmandar, koruma verilmişti.

“Kurtuluş Savaşı boyunca Türk askeri ve Türk halkından büyük itibar görmüş, harp sahalarında adeta el üstünde taşınmıştı. Kadın gazetecinin büyük bir cesaretle Atatürk’ten özel izin alıp savaş sahalarının içine kadar girmesi savaş alanlarında çok sevilmesine yol açmış ve Mehmetçik’in "Berta Abla" diyecek kadar sempatisini kazanmıştı.

Kendisi, "Kurtuluş Savaşı sırasında Türk Milliyetçiliği" isimli bir kitap da yazmıştı.

Kitapta geçen bir anı ise şöyledir:

“Eskişehir'de Gündüz Bey savaş alanından getirilen yaralılarla dolu çadırı gezdim. Ağır yaralılarla dolu büyük bir çadır koğuşuna girdiğimde, ağır yaralı erkeklerden birisi diğerleri adına benimle konuşmak istedi. Yüzü sapsarı ve zor konuşuyordu. Her halinden yakında öleceği belli idi. Çok sinirlenmişti. Doktor ve hemşireler usulca onu yatıştırmaya çalıştılarsa da o onları iterek bana: ‘Yakında öleceğim. Vatanım uğruna hayatım feda olsun. Bu bana sizinle açık konuşma fırsatı verdi, özür dilerim. Bu savaş alanlarında çok kötü ve haksız şeyler göreceksiniz. Bunlar sizin müttefikleriniz tarafından yapılmıştır. Biz Fransa’nın bunları protesto ettiğini duymadık. Yunanlıların bizim yaralı askerlerimize, ölülerimize neler yaptıklarını gözlerinizle göreceksiniz. Sivil halkın da bunlardan neler çekmiş olduklarını, şehrin ileri gelenleri ve kadınlar size anlatacaklardır. Camilerimizin kirletildiğini göreceksiniz. Eskişehir’deki imamların ve Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Türbesi’ndeki sarıkların çöp yığınları arasından ve köpeklerin ağzından toplandığını göreceksiniz. Arkadaşlarım adına sizden şunu istiyorum. Gördüklerinizi ülkenizde lütfen anlatınız madam.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 11. Cilt, s.374

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında