Son mektupların bana büyük bir memnuniyet verdi. Beni daima hatırladığını öğrenmekle çok bahtiyarım.
Ben de her an seni düşünüyorum ve senin tatlı arkadaşlığında geçirdiğim güzel anları zevkle hatırlıyorum.
Atatürk'ün Sofya'dan Madam Corinne'e mektubu
Kıymetli Edirne'mizin muhterem ahalisi tarafından gerek acizlerine ve gerek kumandam altında bulunan askeri birliklere karşı gösterilen yüksek duygulardan ve samimi yakınlıktan fevkalade etkilendim.
Bu günlerin bu unutulmaz hatırası, ebediyyen kalplerimize nakşedilmiş olarak kalacaktır.
Soyluluk belirtileriyle dolu olan bu karşılamayı hakikatiı milletimizin bir mükaftı sayar, kendim ve askerim adına zatıalilerine ve Edirne'nin muhterem ve cömert ahalisine sonsuz teşekkürlerimi takdim etmekle kıvanç duyarım efendim.
Atatürk'ün Edirne Belediye Başkanı'na teşekkür notu
Çanakkale’de kazandığı zafer üzerine üç terfi birden alan Albay Mustafa Kemal, 27 Ocak 1916'da 16. Kolordu Komutanı olarak atanmış ve Kolordu komutanlığı merkezi olan Edirne’ye 16. Kolordu Komutanı olarak gelmiştir.
Mustafa Kemal, Osmanlı tarihinde bir komutana gösterilmeyen olağanüstü bir tezahüratla karşılandı ve adeta yer yerinden oynadı.
11 Mart 1916'da Diyarbakır'a tayin edilen Atatürk, kısa bir süre sonra Edirne Belediye Başkanına bu teşekkür notunu iletir.
2. resimde ise Atatürk'ün o dönemde Edirne Erkek Öğretmen Okulu öğrencileriyle çektirdiği bir resim görülüyor.
Türk'ün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.
Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun evladır.
Dolayısıyla, ya istiklal ya ölüm!
Benim İzmir'i ilk gördüğüm gün, mektebi terk ederek sürgün yerime gittiğim günlerde bu güzel rıhtımda ancak birkaç saat geçirmeye müsaade alabilmiştim.
İşte o saatlerde bu güzel İzmir rıhtımını baştan nihayete kadar bize can düşmanı olan yabancı bir ırka mensup insanların başlarındaki şapka ile dolu görmüştüm.
Ve daha o zaman hükmetmiştim ki, İzmir, hakiki, asil ve necip Türk İzmirlilerden gitmişti.
İzmir Belediyesi'nde halka nutuk
Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal, 11 Ocak 1905'te Harp Akademisi'nden mezun oldu. Bunu izleyen günlerde, istibdat ve padişahlık rejimi aleyhindeki düşünceleri ve durumu şüphe çekerek 5 Şubat 1905'te Şam'da 5. Ordu emrine atandı. 10 Şubat 1905 günü Şam'a gitmek üzere İstanbul'dan hareket etti. İzmir'e bugünlerde uğramış olmalıdır
Devletimizin ilerlemesi ve hükümet işlerinin sürat ve intizamını temin için Anayasamızın açıklanmasına, tamamlanmasına ve genişletilmesine ihtiyaç barizdir.
Yüce Meclisçe bu hususun icabı gibi düşünüleceği ve temin olunacağı tabiidir. Ancak, kaçınılmaz ve acil gördüğüm aşağıdaki açıklamaların evvelemirde acele olarak müzakere ve kabulünü teklif eylerim.
1. Anayasamızın birinci maddesinin sonuna "Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir" açıklamasının ilavesi ile sözkonusu maddeyi:
"Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayalıdır. Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir" haline sokmak...
Atatürk'ün yazdığı, Anayasada cumhuriyetle ilgili yapılan değişikliklerin müsveddesi
