Ben milletle kumar oynamam!
Başarılı olacağımızı biliyorum, artık milletlerin kendi kendilerini kurtarmaları devri gelmiştir.
Sömürge devri sona ermiştir.
Atatürk'ün Erzurum'dan ayrılmadan önce arkadaşlarına söyledikleri.
Salihçiğim,
Genelkurmay 1. Şube'ye memur edildim. Başka hiç kimse bir kelime sormadı.
Kimseden vaziyeti anlamak mümkün değil. Herkes birbirinden korkuyor. Abdülhamit devrinde olduğu gibi. Orduyu, memleketi kurtarmak için çok ve fedakarca çalışmak lazım.
Başka çare yok. İstanbul muhiti pek kirli. Herkes kendi menfaatinden başka bir şey düşünmüyor. Bayramdan sonra ayrıntılı mektup yazacağım.
Nuri oradaysa âla, yok ise bu mektubu Üsküp'e gönder. Fuat geldi mi?
Mehmet Ali, Rauf, Ismail vs. arkadaşlara selam.
Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektup.
Nuri (Conker)
Fuat (Bulca)
Mehmet, Ali, Rauf ve İsmail ise Atatürk'ün Selanik Subay Okulu'ndan arkadaşları.
Bizim kanaatimizce, memlekette inkılabın müdafaası, cumhuriyetçi ve halkçı bir idarenin bütün nimetlerinin gelişmesi ve Cumhuriyet prensiplerinin ve nimetlerinin fena maksatlı adamlar elinde bizzat Cumhuriyet ve cumhuriyetçiler aleyhine kullanılmasının önlenmesi, mükemmel ve muasır bir adliye ile ve onun muktedir hakimleriyle mümkündür.
Hayatın sırları içgüdülerle duygulardadır. Akıl ve mantıkla bulunmaz.
İki Mustafa Kemal var: Biri ben, fert olan, fani olan Mustafa Kemal. İkinci Mustafa Kemal'den ise 'ben' diye bahsedemem. Ondan ancak 'biz' diye bahsedebilirim.
O Mustafa Kemal, yani sizler, bu akşam etrafımda olanlar, memleketin her köşesinde çalışan köylüler, uyanık, aydın, vatanperver, milliyetperver vatandaşlar...
İşte ben onların hayalini tespit ediyorum, onların hayalini tahakkuk ettirmeye çalıştım. O Mustafa Kemal ölmez.
O, Türk milletinin ihtiyaçlarıyla beraber, gitgide uyanan şuuru ile beraber gelişe gelişe ebedi olarak yaşayacaktır.
Bizde cumhuriyeti yapan, inkılabı yaratan, o 'biz' diye ifade edebileceğim Mustafa Kemal'dir.
Atatürk'ün Milliyet gazetesi başyazarı ve yanındakilerle yaptığı sohbetten.
