Yıllar
Konular
Favoriler

Hakikaten Rumların hakimiyetini ve İslam unsurunun esaretini hedefleyen ve Atina ve İstanbul komiteleri tarafından idare olunan Pontus Hükümeti emelleri, Karadeniz sahiliyle kısmen Amasya ve Tokat'ın kuzey kazalarında ikamet eden Osmanlı Rumlarının hayalhanelerini çılgınca bürümüştü.

Alınan tedbirler sayesinde başarılı neticeler elde edildi.

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Nisan 1920
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün meclisin 2. günü yaptığı konuşmadan.

Pontus Ayaklanması, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Kuzey Anadolu'da bağımsız bir Pontus Rum Devleti kurmak amacıyla başladı (1920-1923).

1904'te kurulan Pontus Rum Cemiyeti ile Mukaddes Anadolu Rum Cemiyeti; I. Dünya Savaşı sonunda Batum'dan İnebolu'ya kadar uzanan Kastamonu, Çankırı, Yozgat, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Gümüşhane ve Erzincan'ın bir kısım toprakları üzerinde bir Rum devleti kurmak için faaliyete geçtiler.

Pontusçular, I. Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu'ya giren ve daha sonra geri çekilen Rus ordularının bıraktığı silahlarla donatılıp İngilizlerden ve Yunanlardan silah yardımı gördüler.

Yunanistan'dan gelen gönüllülerin de katılımıyla Pontus Çetecilerinin sayısı 25.000'i buldu. Topal Osman ve silah arkadaşlarının asilerle yaptıkları çarpışmalarda 2.500 tüfek, 1.200.000 mermi ele geçirildi. 11.188 çeteci öldürüldü.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 8. Cilt, s.32

A Kemal, sen ziraat okudun mu? Hayır.

- Çiftçi misin? Hayır.
- Baban çiftçi miydi? Hayır.

İşte bilmediği işe parasını koyup da kaybedenlere sular bile güler.

Mustafa Kemal Atatürk

Falih Rıfkı Atay anlatıyor: Orman çiftliği kurulduğu yıllarda toprağa ne ekilirse, ölüyordu.

Bir yıldönümü akşamı aşağı ufak köşkün önünde oturuyorduk. Topraklar bomboştu.

Müdür Tahsin Bey bu köşkün önüne bir havuz yaptırmış. O gün, Atatürk bir senelik zararı haber aldığı için düşünceye daldığı sırada, havuzun fiskiyesini açtılar. Meğer Tahsin Bey suyun içine renkli ampuller koydurmuş. Bozkırın bir köşesinde, alaca karanlıkta birdenbire yeşilli, mavili, allı sular fışkırınca, Atatürk güldü ve bu sözleri söyledi.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.615

Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız.

Bizi öldürmek değil canlı mezara koymak istiyorlar.

Şimdi çukurun kenarındayız. Son bir cüret belki bizi kurtarabilir.

Zaten başka türlü dönüş imkanı yoktur.

Mustafa Kemal Atatürk - 26 Mayıs 1919

Atatürk'ün Havza'da halka hitabesinden

Kaynak: Gotthard Jaeschke, “Havza’da Mustafa Kemal Paşa”, Belleten, Cilt: XLVI, Sayı: 181-184, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1983, s. 347.

Artık, memleketin hasis ihtiraslar yüzünden bu ana değin sürüklendiği felaketler kafidir.

Millet çirkef bir parti tesiriyle yaşamayacak, ancak milli birlik yaşayacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 6 Mart 1920

Kastamonu Valiliğine telgraf

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 7. Cilt, s.58

Eski, zor fetih ve yayılma fikri Türkiye'de ebediyen ölmüştür.

Eski imparatorluğumuz, Osmanlı'ydı. Bu da, zor demekti.

Bu kelime artık lügatımızdan atılmıştır.

Biz şimdi Türküz, sadece Türk.

Kendi kaderini tayin idealine dayanan, Türklere ait bir Türkiye istiyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Temmuz 1923

Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" gazetesi muhabiri Isaac F. Marcosson'la yaptığı röportajdan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 16. Cilt, s.38

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında