Yıllar
Konular
Favoriler

Şunu bilmenizi isterdim ki biz, emperyalistlerin pençesine düşen bir kuş gibi yavaş yavaş aşağılık bir ölüme mahkum olmaktansa babalarımızın oğulları olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk - 1919
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

ABD Başkanı Woodrow Wilson 1 Ağustos 1919'da Tümgeneral James Harbord başkanlığında askeri bir heyeti Anadolu ve Kafkaslardaki durumu incelemek üzere İstanbul'a gönderdi.

Bu heyet Sivas'a da geldi ve Kuvay-i Milliyecilerle görüştü.

Sivas'ta Mustafa Kemal'le görüşen Amerikalı general James Harbord ona şöyle dedi:

"Türk tarihini okudum. Milletiniz büyük kumandanlar yetiştirmiş, büyük ordular hazırlamıştır. Bunları yapan bir millet elbette bir medeniyet sahibi olmalıdır. Takdir ederim. Ama bugünkü duruma bakalım. Başta Almanya, müttefiklerinizle dört yıl harp eƫtiniz, yenildiniz. Dördünüz bir arada yapamadığınız şeyi, bu durumda tek başınıza yapmayı nasıl düşünebiliyorsunuz? Fertlerin intihar ettikleri vakit vakit görülür. Bir millettin intihar ettiğini mi göreceğiz?"

Atatürk ise ona aynen görselde yazılı sözleri söyler.

Bunun üzerine Harbord ayağa kalkar ve: "Biz de olsak öyle yapardık" diye cevap verir.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.294-295

Bazı yerlerde çok fena hapishaneler görülmüştür.

Denizli'de birkaç yüz mahpus, ancak diz dize oturabilecek kadar dar ve fena bir yerde ömür sürmeye mahkumdu.

İyi hapishaneler yapılması masraf ve zaman işi olmakla beraber, bir mahpus için en az lazım olan satıh ve hacim sıhhiyecce tespit edilerek bu izdihamın her yerde önlenmesi mümkündür.

Mustafa Kemal Atatürk - 1931

Atatürk'ün 26 Ocak-2 Mart 1931 yılında yaptığı yurtiçi gezisinden notları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.36

Ok = Akıl, zeka

Yar = Dost, arkadaş, yardımcı, yar köktür.

Ok+Yar = Her iki kelimenin manalarının kaynaşmasını ifade eden "Akıl arkadaşı".

Ali Fethi;
Fethi Okyar

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Ocak 1935

Atatürk'ün, Fethi Okyar'a "Okyar" soyadını verdiği mektubu.

Gerçekten Türkçenin muhteşem kullanımına ve yaratıcılığa bir örnek.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 27. Cilt, s.123

Düşmanın terk ve tahliye ettiği kasaba ve köylerde yaptığı facialar her türlü tasavvurun üstündedir. Köylerin büyük kısmı tamamıyla yakılmıştır. Düşmanın ricat yolu üzerinde kalan zavallı köylülerimiz köylerinin harabeleri üzerinde sefalet ve zaruret içinde inlemektedirler.

Arz olunan ahvalden dolayı hükümetçe derhal gerekli şeffkat ve yardımın yapılması kat-i bir zaruret halini almakta, şimdilik en ziyade himaye ve yardıma muhtaç olanlara hakkaniyet dairesinde dağıtılmak üzere emri alileri­ne verdiğim meblağdan yüz bin liranın acele Batı Cephesi emrine gönderilmesini ve senelerden beri zulüm ve sefaletle inleyegelmiş milletimizin yaralarına çaresaz olacak tedbirlerin hükümetçe alınmasını ve bildirilmesini rica ederim.

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Eylül 1922

Maliye Bakanlığı'na telgraf.

Batı Anadolu'da Yunan zulmü hakkında detaylı bilgi için tıklayın

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.254

Batı fabrikalarının çelik zırhlarıyla kaplanan muazzam Yunan orduları artık Anadolu dağlarında subayları tarafından terk edilmiş zavallı sürüler, cinayetlerinden dehşete düşerek kudurmuş kitleler ve ağaç diplerinde kalmış dermansız yaralılardan ibaret kaldı.

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Eylül 1922

Büyük Zafer sonrası millete beyanname

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.274

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında