Orada subay sıfatlı haydutlar vardı. Elleri tabancalarında idi. Fedayi ve kabadayı. Bunlar kızınca öldürmekle tanınmışlardı.
Benim için ya ölmek, ya bunlara emretmek lazımdı. Silahıma tutundum. Çadır alanında şiddet gösterdim. Sert davrandım.
Emirlerimi kendilerine geçirdim. En sonunda hepsine hükmettim.
Atatürk'ün Libya'da yaşadıkları hakkında Falih Rıfkı Atay'a anlattıkları...
Biz erkeklerimizi bile savaş felaketinden uzak bulundurmak isteyen insanlarız.
Fakat savaş etmek zorunda bırakılırsak, vatan savunmasında kadınlarımız da, erkeklerimizle beraber dövüşecektir.
İstiklal mücadelesi bunun en yakın örneğidir.
18 Nisan 1935 tarihinde İstanbul’da toplanan Uluslararası Kadınlar Kongresi sırasında kendisine "Türk kadınlarını da asker yapacak mısınız?" diye soran 2 gazeteci kadına Atatürk'ün yanıtı
Her zoraki çalışma sert ve ağır gelir.
İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevklenmesi için mesleğini kabiliyetlerine uygun ve kuvvetiyle orantılı olarak seçmiş olması lazımdır.
Dolayısıyla, gençlikte en mühim mesele, meslek seçimidir.
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan
İngilizlerin kendi askeri kıyafetlerine soktukları bazı şahısları kendi torpido ve vapurlarıyla muhtelif sahillere çıkardıkları ve deniz kuvvetlerini, memlekette karışıklık ve fesat çıkaracağı adamların nakil ve hizmetine ayırdıkları ve yine aynı maksatla bazı şahıslara veya zümrelere nakden yardımda bulundukları görülüyor.
Bundan maksat milli birliğimizi ihlal ve memleket ahalisini yekdiğeri aleyhine tahrik eyleyerek, vuku bulacak karışıklık ve nifaktan istifade ederek, hayatiyetimizin geleceklerini istedikleri gibi düzenlemekte serbest kalmak olduğu aşikardır.
Atatürk'ün "Acele" imzasıyla Müdafaai Hukuk Cemiyeti Sivas Heyeti Merkeziyesi Riyaseti'ne gönderdiği telgraf.
Gördüğünüz gibi binbir çeşit belayla uğraşıyorduk.
Biz Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkan ve bu imparatorluğun parçalanmasına zemin hazırlayan musibetlerin başında mali buhran etkeninin bulunduğu kanaatindeyiz.
