Bireyler fikir sahibi olmadıkça, haklarını idrak etmiş bulunmadıkça, kitleler istenilen istikamete, herkes tarafından iyi veya kötü istikametlere sevk olunabilirler.
Kendini kurtarabilmek için, her bireyin geleceği ile bizzat alakadar olması lazımdır.
Atatürk'ün Ankara eşrafı ve ileri gelenleriyle konuşması.
Kah doğuya, güneye, kah batıya veya her tarafa birden saldıra saldıra Türk milletini Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlarını, benliğini unutturacak, Allah'a mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular.
Atatürk bu sözleri, cumhuriyetin kuruluşundan önceki Türk liderleri ve özellikle de Osmanlı padişahları için söylüyor.
Medeni Bilgiler kitabı için taslak
Hakiki türkülerimiz ancak sadece bozkırlarda çobanlardan duyulabilir.
Atatürk'ün "Vossische Zeitung" gazetesi muhabiri yazar Emil Ludwig'le görüşmesinden...
Ludwig, kendisine Doğu müziği biz Batılıların kulağına yabancı geliyor dediği zaman Atatürk bu müziğin Türk müziği değil Bizans müziği olduğunu söyler ve bu sözleri ekler...
En büyük hakikatler ve ilerlemeler, fikirlerin serbest ortaya konması ve alışverişiyle meydana çıkar ve yükselir.
Ordumuz, milletin ilerleme ve yükselme adımlarında öncü olmuştur.
Milletimizin bütün inkılaplarında birinci adımı işgal etmiştir. Milleti sevk ve idare edenlerin en büyük dayanağı ordu olmuştur.
Diğer milletlerde ordu ile millet daima yekdiğeriyle karşı karşıyadır. Halbuki bizde tamamıyla iş tersinedir. Meşrutiyeti kahraman subaylarımız ilan ettirdiği gibi, bu inkılabı da yine onların fedakarlığına borçluyuz.
Bundan sonraki yükselme ve ilerleme de sizin şuurlu kuvvetinizle olacaktır.
Kastamonu'da askerlere yaptığı konuşmadan
