Yıllar
Konular
Favoriler

Herhalde milletin hükümetin bekçisi olması lazım gelir.

Çünkü hükümetlerin icraatı olumsuz olup da millet itiraz etmez ve düşürmezse, bütün kusur ve kabahâtlere katılmış demektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Aralık 1919
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Ankara eşrafı ve ileri gelenleriyle konuşması.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 6. Cilt, s.31

Canımızı, namusumuzu almak üzere Haymana ovalarına kadar gelen düşman efradı esir düştükleri zaman alicenap askerlerimizden ilk istirham nidası olarak bir par­ça ekmek istemeleri manzarası, mağrur düşmanlarımızın akıbetini gösteren manidar bir levhadır.

Mustafa Kemal Atatürk - 14 Eylül 1921

Atatürk'ün Sakarya Meydan Muharebesi bittikten hemen sonra yayınladığı Millete Beyanname'den bir parça

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 11. Cilt, s. 391

Üçüncü Ordu Müfettişi Cevad Paşa'yı telgraf başına çağır. Depremde yaralanmış vatandaşlarımızı hemen ordu sağlık kurulları bakım altına alsın.

Evi yıkılmış vatandaşlara ordu çadırları verilsin. Ordu gezgin fırınları hemen deprem bölgesine gönderilip halka ekmek pişirmeye başlasın.

Erzurum Valiliği ile sıkı bir işbirliği kurulsun ve gelişmelerden beni haberdar etsin

Mustafa Kemal Atatürk - 1924

Mustafa Kemal ve beraberindekiler Hamidiye Kruvazörü'yle Trabzon'a ulaştıkları an çok tatsız bir haberle karşılaştı. Erzurum'da büyük bir deprem olmuştu.

Sahil Bozok anlatıyor:

"Erzurum'da bir deprem olmuş, evler çökmüş, insanlar ölmüştü... Yıkıntı büyüktü...

Mustafa Kemal Paşa hemen Samsun'a dönüleceği ve oradan Erzurum'a geçileceği emrini verdi. O akşam içki içilmedi."

Mustafa Kemal sonra telsizle görseldeki emri yolladı.

"Erzurum'a ulaşınca Mustafa Kemal Paşa, çadırları bir bir gezdi; hastalan, yaralıları yokladı, ço­cuklarla ilgilendi.

1924'de meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki deprem, 60 vatandaşımızın canına mal oldu. Erzurum'a Türkiye'nin her yerinden yiyecek, kıyafet ve para yardımı gönderildi.

İstanbullu bir kitapçı, İbrahim Hilmi Bey ise depremzede çocuklar için 1000 adet kitap yolladı! Bunun üzerine Mustafa Kemal kendisi bizzat kitapçıya telgraf yolladı ve teşekkür etti.

Atatürk, deprem sıkıntısını 1902 yılında yaşamıştı. O yıl Temmuz ayında Selanik'te 6.6 büyüklüğünde bir deprem oldu. Atatürk, İstanbul'daydı.

Çok sayıda ölü ve yaralı olduğu haberleri geliyordu ve Atatürk annesine ve kız kardeşine ulaşamıyordu. Telefon veya telgraf yoktu.

Neyse ki 1 hafta sonra depremde şehir merkezinde can kaybı olmadığı anlaşıldı.

Atatürk de deprem endişesini yaşamıştı.

1. görsel, Mustafa Kemal, Erzurum Vilayet Konağı'ndan çıkarken (9 Ekim 1924)

2. görsel, Mustafa Kemal Pasinler'de depremzedelerle beraber (2 Ekim 1924)

Kaynak: İsmet Bozdağ - İki Aşk Arasında Atatürk s.157

İstanbul'u biz hiç unutmadık ve unutamayız!

Orası bizim, yani anavatanın başıdır. İrfanımız, sanatımız, her şeyimiz oradadır, oradan yetişmiştir.

İstanbul'u iyi tanırız. Bilhassa orada gençlik bizimledir; bizi bekler, galeyan halindedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ekim 1922

Atatürk'ün, Bursa'da İstanbullu gençlere yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.27

Geçen gece iyiden iyiye dalmışım. Bir rüya gördüm. Rahmetli annemi, o her zamanki giysileri içinde ve mutlu. Ama ne kadar mutlu anlatamam sana. Kollarını açmış beni çağırıyordu. Ben de kendisini hemen iki adım ötemdeymiş gibi görüyordum.

Başladım ona doğru ilerlemeye. Fakat iki adım sandığım yol, bir türlü bitmiyordu. Bu sefer koşmaya koyuldum. Uzun uzun koştum da koştum. Kan ter içinde, bitap kalmıştım ki, anacığımın kolları arasında buldum kendimi

Dudaklarını alnıma değdirerek: Hoş geldin Mustafa'm dedi. Uyandım.

Ama ne güzel, ne güzel bir kavuşma idi...

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Haziran 1938

Atatürk'ün ölmeden birkaç ay önce Sabiha Gökçen'e anlattığı rüyası...

Kaynak: Sabiha Gökçen, Atatürk'le Bir Ömür, s.274

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında