Yıllar
Konular
Favoriler

Siyaset sahasında karşılıklı faaliyetin feyizli gelişmeleri ancak vatandaşlar arasında düşmanlık meydana gelmesine mahal verilmemesiyle temin olunabilir.

Bunun çareleri, partilerin içine girebilecek gayri samimi ve gizli maksatlı unsurların, kanun üstünde netice isteyen emel sahiplerinin bütün milletçe nefret verici görülmesi ve bir de Cumhuriyet esası üzerinde çalışan partilerce bu gibilerin faaliyetlerinden daima uzak kalınması­dır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Kasım 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Kutuplaşma hakkında

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.303

Siyaset sahasında karşılıklı faaliyetin feyizli gelişmeleri ancak vatandaşlar arasında düşmanlık meydana gelmesine mahal verilmemesiyle temin olunabilir.

Bunun çareleri, partilerin içine girebilecek gayri samimi ve gizli maksatlı unsurların, kanun üstünde netice isteyen emel sahiplerinin bütün milletçe nefret verici görülmesi ve bir de Cumhuriyet esası üzerinde çalışan partilerce bu gibilerin faaliyetlerinden daima uzak kalınması­dır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Kasım 1930

Kutuplaşma hakkında

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.303

Mukaddes topraklarımızı çiğneyerek Ankara'ya girmek ve memleket bağımsızlı­ğının fedakar muhafızı olan ordumuzu imha etmek isteyen Yunan ordusu yirmi bir gün devam eden pek kanlı muharebelerden sonra Hakk'ın yardımıyla mağlup edilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk - 14 Eylül 1921

Atatürk, Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanıldığını millete beyan ediyor.

19 Eylül 1921 günü Mustafa Kemal'e TBMM tarafından Gazilik unvanı ve Mareşallik rütbesi verilmiştir.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 11. Cilt, s.390

Hoş geldin İsmet. Hoş geldin. Ne iyi ettin geldin!

Bugün çok memnunum İsmet. Hem ne iyi ettin de çabuk geldin...

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Nisan 1920

İstanbul'daki meclisin İtilaf devletleri tarafından dağıtılışından sonra Mustafa Kemal tüm yurda telgraf çekip bütün vatanseverlerin acilen Ankara'ya gelmesini ve Ankara'da yeni bir meclis kurulması gerektiğini söyler.

Bunun üzerine vatanseverler Ankara'ya doğru hareket eder

Şevket Süreyya Aydemir anlatıyor:

9 nisan 1920 günü Ankara'ya vardılar. Kendilerine parlak bir karşılama töreni tertip edildi. Adapazarı-Bolu, üzerinden Ankara'ya gelen karayolunda ve Ankara dışında, kalabalık bir karşılayı­cılar kütlesi misafirleri bekliyorlardı. Ankara halkı bu karşı­lama törenine geniş ölçüde katılmıştı.

Efeler, atlılar, esnaf cemiyetleri gene ayaktaydı. Mustafa Kemal, karşılayıcıların ba­şındaydı. Nihayet yolcular göründüler. Yaklaşıldı. Karşılaşıldı. El sıkışmaları, sarılmalar, kucaklaşmalar arasında meydan karıştı.

Istanbul'dan bu kafileye yolda katılan bir yolcu, bu kalabalığın dışında, kendi başına, olanları hoş gören bir tebessümle seyrediyor, fakat kalabalığa karışmıyordu. Sırtında er elbisesine benzer bir elbise vardı. Sakin, güler yüzlü, biraz ufak tefek, hatta biraz çekingen bu yolcu, kalabalıklar, gidip gelenler, sarılanlar, kucaklaşanlar arasında, biraz yalnızdı. Biraz kaybolmuş gibiydi. Fakat ortada sağa sola seğirten, etrafı araş­tıran ve onu bekleyen biri vardı: Mustafa Kemal...

Mustafa Kemal boyuna soruyordu, arıyordu:

- Canım İsmet nerde? Canım hani ya İsmet?..

Evet, bu yalnız, ufak tefek, gösterişsiz yolcu, Albay İsmet Beydi. Yarınki İsmet İnönü...

Nihayet Mustafa Kemal onu gördü. Hızla yürüdü. Ellerini yakaladı:

"Hoş geldin İsmet. Hoş geldin. Ne iyi ettin geldin!

Bugün çok memnunum İsmet. Hem ne iyi ettin de çabuk geldin..."

Albay İsmet, hemen hemen konuşmuyor gibiydi. Ama «hiç eksilmeyen tebessümüyle» gözleri gene ışıl ışıldı...

Kaynak: Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam II. Cilt, s. 242-243

Bolşevik kuramının Rusya'da uygulanmış şekline bakalım: Bütün Rus milleti içinden işçi, deniz ve kara kuvvetlerinden ibaret bir azınlık ekonomik esaslara dayanan, komünist partisi adı altında birleşerek, bir diktatörlük meydana getirmişlerdir.

Amaçlarında, millî değildirler. Kişisel özgürlük ve eşitlik tanımazlar. Halk egemenliğine saygıları yoktur. İçeride çoğunluğu, zorlama ve baskı ile görüş noktalarına uymaya zorlarlar; dışarıda propaganda ve ihtilâl örgütü ile, bütün dünya milletlerine kendi ilkelerini yaymaya çalışırlar.

Halbuki, hükümet kurmaktan amaç, evvelâ, bireysel özgürlüğün teminidir. Bolşevik hükümet şeklinde istibdat niteliği görülmektedir.

Bir toplumu, bir kısım insanların görüşlerinin, zorla, esiri ve düşkünü yaşatmak şekline, doğal ve uygun bir hükümet sistemi gözüyle bakılamaz.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Komünizm hakkında

Vatandaş için Medeni Bilgiler

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.35

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında