Savaşta yağan mermi yağmuru, o yağmurdan korkmayanları, korkanlardan daha az ıslatır.
Atatürk'ün Nuri Conker'e mektubu
Hatırlar mısın? Altıncı Kolordu Kumandanı olarak vazifem başına giderken Gazik Dağı'ndaki Şark Cephesi karargahında sana uğradığım o karlı geceyi?
Sırtında kaputunla bir masanın başına oturmuş, bir gaz lambasının ışığında önüne serdiğin haritayı inceliyordun. "Vaziyeti nasıl görüyorsun?" diye sormuştum. "Kötü, çok kötü" demiştin. "Düşmanın tipiden istifade ederek gün ağarmadan bir baskın yapması beklenebilir."
Ben "Şu halde ne duruyorsun? Bir an evvel geriye çekilme kararını versene" deyince, sen buna karşılık, "vaziyeti Grup Kumandanlığı'na bildirdiğini. Henüz cevap alamadığını ve kendiliğinden bir karar veremeyeceğini söylemiştin".
Ben de "Emir mi bekliyorsun?" demiştim. O emri 6. Kolordu Kumandanı salahiyetime dayanarak ve bütün mesuliyeti üstüme alarak sana ben veriyorum.'
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun anlattığına göre Atatürk, bu sözleri 30 Ağustos 1932 akşamı İsmet İnönü'ye söyler.
İsmet Paşa, Atatürk'e şu şekilde cevap verdi:
Nasıl hatırlamam, nasıl unutabilirim o geceyi! Sen benim imdadıma Hızır gibi erişmiştin. Nitekim, senin emrini yerine getirdikten birkaç saat sonra düşman kuvvetleri mevzilerimizi işgal etmiştir. Biraz daha bekleseydim korktuğum felakete uğramaktan beni hiçbir mucize kurtaramayacaktı.
Hem, o gece sen yalnız bu felaketi önlemekle kalmamışsındır. Bana askeri kariyerimde yüksek vazifelere yol açmışsındır. O geceye kadar ben neydim? Bir masa zabiti.
Beni, elimden tutarak ve en karanlık anlarımda önümde bir yıldız gibi parlayarak o vaziyetimden bugünkü vaziyetime getiren sensin! Her şeyimi sana borçluyum.
Bu olay 16 Aralık 1916 tarihinde, Elazığ/Sekerat’taki (Kovancılar ilçesine bağlı Yazıbaşı Köy) Gazık Dağı’nda bulunan 2. Ordu karargahında yaşandı. Atatürk, İsmet Paşa'yla ilk defa burada samimi oldu.
2. Ordu, Kafkas Cephesi'nde Ruslara karşı mücadele ediyordu.
Başkasına olan bir iyilik bize de iyiliktir.
Başkasına olan kötülük bize de kötülüktür.
Kozan'da birçok Türk'ün kiliseye doldurulduğu tespit edildiği, Feke ilçesinin 80 Ermeni tarafından sarıldığı bildiriliyor, ayrıca Saimbeyli'ye az zamanda takviye yetiştirilmediği takdirde Türklerin sonunun fena olacağı, bu sebeple genel tedbirlerin acele olarak alınması ve Saimbeyli civarında Ermeniler üstün olduğundan Aziziye'den (Pınarbaşı) süratle tertiplenecek bir milli müfrezenin bu bölgeye gönderilmesi ve buradaki kıtaların da milli kıyafetle olaylara iştirak ettirilmesi ve Binbaşı Kenan Bey'in (Kozanoğlu Doğan Bey) derhal Develi'ye hareket ederek bu işleri düzenlemesi ve aynı zamanda bu hareketler sırasında yağma vesaire yapılmaması ve silahlı olmayan Ermenilere hiçbir sebeple taarruz edilmemesi isteniyor.
Atatürk'ün, Sivas'ta bulunan 3. Kolordu Komutanlığı'na gönderdiği telgraf
Canımızı, namusumuzu almak üzere Haymana ovalarına kadar gelen düşman efradı esir düştükleri zaman alicenap askerlerimizden ilk istirham nidası olarak bir parça ekmek istemeleri manzarası, mağrur düşmanlarımızın akıbetini gösteren manidar bir levhadır.
Atatürk'ün Sakarya Meydan Muharebesi bittikten hemen sonra yayınladığı Millete Beyanname'den bir parça
