Savaşları arzu etmiyorum, her türlüsünden kaçıyorum, ama bizi buna zorlarlarsa, bendeki güç, sadece savunmayla sınırlı değil.
Atatürk'ün Rus Sefareti'nde verilen ziyafette Rus Büyükelçisi Surits'le yaptığı görüşmeden...
Efendiler, medeni olmayan insanlar medeni olanların ayakları altında kalmaya maruzdurlar.
Amasyalılar!
Padişah ve hükümet, itilaf devletlerinin elinde esirdir. Memleket elden gitmek üzeredir. Bu kötü vaziyete çare bulmak için sizlerle işbirliği yapmaya geldim.
Amasyalılar!
Düşmanlarımızın Samsun'dan yapacakları herhangi bir çıkartma hareketine karşı, ayaklarımıza çarıklarımızı çekecek, dağlara çekilecek, vatanımızı en son kayasına kadar müdafaa edeceğiz...
Mustafa Kemal, Milli Mücadele başladıktan sonra ilk kez açık havada halka karşı konuşuyordu. Saat 17 civarında, Belediye binasında, Amasya'da, önünde toplanan kalabalığa karşı görseldeki sözleri söyledi.
Amasyalılar öylesine heyecanla bu sözleri bekliyorlardı ki söylenene göre dakikalarca Atatürk'ü alkışladılar ve içlerinde bir sürü yaşlı, genç gözyaşlarına boğuldu.
Amasya baştan aşağı değişmişti.
Biz haddimizi bilir kimseleriz. Uçsuz bucaksız emel sahibi değiliz.
Siz milliyetçi zümre, halkla konuştuğunuz vakit yüksek sesle söylemeyi unutmayınız.
Yüksek ses, inancın ifadesi olduğu vakit tesir yapmaktan geri kalmaz.
Yolunda çalıştığımız büyük mefkureyi halkın kalbinde bir fikir halinden, bir his haline geçirmelisiniz.
Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak ,bilhassa sizin vazifenizdir. Birtakım kelimeler var ki, sık sık telaffuz edildiği halde, hatta aydınlarımız arasında onu tamamıyla anlayanlar çok değildir.
Halkçılığın ne olduğunu, esasları neden ibaret bulunduğunu, halkçıların halka karşı ne gibi vazifeler üstlenmek mecburiyetinde kalacaklarını madde madde izah etmek lazımdır.
Cumhuriyet'i, onun icaplarını yüksek sesle anlatınız. Cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı ihmal etmeyiniz.
Atatürk'ün, İstanbul'da Türk Ocağı'na yaptığı ziyaret sırasında konuşması
