Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz.
Cumhuriyet'imizin dayanağı Türk camiasıdır.
Bu camianın fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa o camiaya dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur.
Atatürk'ün Türk Ocakları Kurultay'ında yaptığı konuşmadan.
Millete dost görünüp de ilk fırsatta iktidar mevkiine geçtikten sonra onun hakiki ihtiyaçlarını düşünecek yerde, memleketi kendi istediği yolda götüren, laf anlamayan, yetkililerin uyarılarına kulak asmayan, millette mevcut kuvvetleri şahsına bağlamaya çalışan kahraman yüzlü insanlardan hayli zarar çekildi.
Atatürk'ün Amasya‘da Tasvir-i Efkar muhabiri Ruşen Eşref Ünaydın'la yaptığı mülakattan.
Les Partis Politiques Sous La III. Republique adındaki 540 sayfalık eserin 8 Temmuz 1923 tarihine kadar bir hafta zarfında Türkçeye tercümesine acil lüzum hasıl olmuştur.
Eser, 10 parçaya ayrılarak, aynı zamanda tercüme edilmek üzere arkadaşlara dağıtılmıştır. Zatıalinize de bir hisse takdim ediyorum.
Lütfen, belirtilen müddet zarfında tercümesiyle beraber iade buyurulmasını rica ederim.
Tercümede, mümkün mertebe aslından ayrılmamaya ve mürettiplerin okuyabilecekleri gibi açık ve okunaklı olarak temize çekilmesini de ayrıca rica ederim. Başta ve sonda eksik cümlelerin tercümesi daha sonra tamamlanır, Efendim.
Atatürk'ün, Reşit Saffet Atabinen'e yazdığı mektup.
Dikkatinizi çekerim, Atatürk bu kitapları, savaştan yeni çıkmış ve daha cumhuriyet bile kurulmamışken tercüme ettiriyor ve insanların okumasını sağlıyordu.
Reşit Saffet Atabinen, Atatürk'ün çok yakın bir arkadaşıydı ve dönemin en iyi Fransızca bilen aydınlarından biriydi. Kütüphanesinde yaklaşık 12.000 kitap bulunuyordu.
Bugün hala aktif olan Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'nun da kurucusu Saffet Atabinen'di.
Kendisi aynı zamanda Lozan heyeti içinde yer almış ve Atatürk'ün büyük eseri "Nutuk'u" Fransızcaya çevirmişti.
Çeviri işte bittikten sonra "Artık çok daha mutluyum" dediği söylenir.
Mürettip: matbaada harfleri dizen kişi.
Kitabın Türkçe adı: Üçüncü Cumhuriyette Siyasi Partiler
Kitabın yazarı: Léon Ernest Jacques
Biz cahil dediğimiz vakit mutlaka mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğim ilim, hakikati bilmektir.
Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de, bilhassa sizlerin içinizde görüldüğü gibi, hakikati gören hakiki alimler çıkar.
Dahili vaziyetimizdeki iyileşme ve sağlamlık sayesinde cihanın genel vaziyeti hergün daha fazla lehimize gelişmektedir.
Bu gelişmelerden, milletimizin bekasını ve bağımsızlığını temin edecek maddi neticelerin çıkarılması zamanını pek uzak görmüyorum.
Atatürk'ün kendisine "Genel vaziyetimizi nasıl görüyorsunuz efendim" diye soran Ruşen Eşref'e verdiği cevap.
