Yıllar
Konular
Favoriler

Bolşevik kuramının Rusya'da uygulanmış şekline bakalım: Bütün Rus milleti içinden işçi, deniz ve kara kuvvetlerinden ibaret bir azınlık ekonomik esaslara dayanan, komünist partisi adı altında birleşerek, bir diktatörlük meydana getirmişlerdir.

Amaçlarında, millî değildirler. Kişisel özgürlük ve eşitlik tanımazlar. Halk egemenliğine saygıları yoktur. İçeride çoğunluğu, zorlama ve baskı ile görüş noktalarına uymaya zorlarlar; dışarıda propaganda ve ihtilâl örgütü ile, bütün dünya milletlerine kendi ilkelerini yaymaya çalışırlar.

Halbuki, hükümet kurmaktan amaç, evvelâ, bireysel özgürlüğün teminidir. Bolşevik hükümet şeklinde istibdat niteliği görülmektedir.

Bir toplumu, bir kısım insanların görüşlerinin, zorla, esiri ve düşkünü yaşatmak şekline, doğal ve uygun bir hükümet sistemi gözüyle bakılamaz.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Komünizm hakkında

Vatandaş için Medeni Bilgiler

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.35

Siyaset sahasında karşılıklı faaliyetin feyizli gelişmeleri ancak vatandaşlar arasında düşmanlık meydana gelmesine mahal verilmemesiyle temin olunabilir.

Bunun çareleri, partilerin içine girebilecek gayri samimi ve gizli maksatlı unsurların, kanun üstünde netice isteyen emel sahiplerinin bütün milletçe nefret verici görülmesi ve bir de Cumhuriyet esası üzerinde çalışan partilerce bu gibilerin faaliyetlerinden daima uzak kalınması­dır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Kasım 1930

Kutuplaşma hakkında

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.303

Asıl mesele yıkılmak üzere bulunan imparatorluktan bir Türk devleti çıkarmaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1905

Atatürk'ün Beyrut'ta arkadaşlarıyla yaptığı toplantıda söylediği sözler. Tarih tahminidir.

2. Abdulhamit'i yıkmak isteyen çeşitli subay kadroları ihtilalin planlarını yapmıştı ama hiçbirisinin ihtilalden sonra ne yapılacağı hakkında en ufak bir fikri yoktu.

Oysa Atatürk'ün bambaşka planları vardı.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.62

Hakkımızı savunmak ve insanlık duygularına zerrece aldırış etmeyen kimselerin vahşi saldırıları yüzünden yiğit ve bahtsız halkımızın çekmekte olduğu korkunç acı­ları dünyaya duyurmak uğruna harcadığınız enerji için hepimizin size duyduğumuz minnettarlığı da bu vesileyle hemen belirtmek isterim.

Emin olunuz ki, sizin gibi çok hararetli ve içten savunucuların haklı davamıza kazandırdıkları manevi zafere pek değer vermekteyiz.

Size anlatmaya bilmem ki gerek var mıdır? Geçen Temmuz'daki ilerlemesi sırasında düşmanın istila ettiği topraklar, dört ay önce sizin pek cesurca dolaşıp gördü­ğünüz aynı toplu katliamlara, aynı yıkımlara uğradı. Düşmanımızın geçtiği her yerde göze çarpan, ölüm, yangın, yağma ve Yunan afetinden kaçan zavallı köylülerin hüzünlü göçü oldu. Bu korkunç anı ve ona sebep olanların vahşi kinini, Anadolu yıllar boyunca ve hatta belki yüzyıllarca unutmayacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Eylül 1921

Atatürk'ün Berthe-Georges Gaulis'e yolladığı mektup.

Fransız gazeteci Madam Gaulis Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'ya gelmiş, Atatürk'le röportaj yapmış ve Türk Kurtuluş Hareketini desteklemişti.

Madame Gaulis, Fransız basınında Anadolu harekâtını ve direnişini, Kuvay-i Millîye hareketini, Yunanlıların işkence mezalimini birinci ağızdan anlatan bir gazeteciydi. Bu nedenle Atatürk’ten izin alıp savaş alanlarına, askerin içine kadar girebilmiş ve kendisine özel mihmandar, koruma verilmişti.

“Kurtuluş Savaşı boyunca Türk askeri ve Türk halkından büyük itibar görmüş, harp sahalarında adeta el üstünde taşınmıştı. Kadın gazetecinin büyük bir cesaretle Atatürk’ten özel izin alıp savaş sahalarının içine kadar girmesi savaş alanlarında çok sevilmesine yol açmış ve Mehmetçik’in "Berta Abla" diyecek kadar sempatisini kazanmıştı.

Kendisi, "Kurtuluş Savaşı sırasında Türk Milliyetçiliği" isimli bir kitap da yazmıştı.

Kitapta geçen bir anı ise şöyledir:

“Eskişehir'de Gündüz Bey savaş alanından getirilen yaralılarla dolu çadırı gezdim. Ağır yaralılarla dolu büyük bir çadır koğuşuna girdiğimde, ağır yaralı erkeklerden birisi diğerleri adına benimle konuşmak istedi. Yüzü sapsarı ve zor konuşuyordu. Her halinden yakında öleceği belli idi. Çok sinirlenmişti. Doktor ve hemşireler usulca onu yatıştırmaya çalıştılarsa da o onları iterek bana: ‘Yakında öleceğim. Vatanım uğruna hayatım feda olsun. Bu bana sizinle açık konuşma fırsatı verdi, özür dilerim. Bu savaş alanlarında çok kötü ve haksız şeyler göreceksiniz. Bunlar sizin müttefikleriniz tarafından yapılmıştır. Biz Fransa’nın bunları protesto ettiğini duymadık. Yunanlıların bizim yaralı askerlerimize, ölülerimize neler yaptıklarını gözlerinizle göreceksiniz. Sivil halkın da bunlardan neler çekmiş olduklarını, şehrin ileri gelenleri ve kadınlar size anlatacaklardır. Camilerimizin kirletildiğini göreceksiniz. Eskişehir’deki imamların ve Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Türbesi’ndeki sarıkların çöp yığınları arasından ve köpeklerin ağzından toplandığını göreceksiniz. Arkadaşlarım adına sizden şunu istiyorum. Gördüklerinizi ülkenizde lütfen anlatınız madam.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 11. Cilt, s.374

Kıtalarımız İzmir doğu sırtlarında düşmanın son mukavemetini kırdıktan sonra bugün 9 Eylül 1922'de mağlup düşmanla beraber İzmir'imize muzafferen girdi.

Vapurlara binmekten men edilen düşman subayları ve efradı teslim olmaktadırlar.

İzmir'de bol miktarda top, tüfek ve her nevi malzeme bulunmuştur.

Ben yarın öğleden itibaren İzmir'de bulunacağım.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Eylül 1922

9 Eylül 1922 tarihli telgraf. Aşağıdaki kişilere gönderilmiştir:

- TBMM başkan vekili Adnan Adıvar

- İcra Vekilleri Reisi Rauf Orbay

- Müdafaai Milliye vekili Kazım İnanç

- Doğu Cephesi komutanı Kazım Karabekir

- El Cezire cephesi komutanı Cevat Çobanlı

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 13. Cilt, s.269

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında