Bolşevik kuramının Rusya'da uygulanmış şekline bakalım: Bütün Rus milleti içinden işçi, deniz ve kara kuvvetlerinden ibaret bir azınlık ekonomik esaslara dayanan, komünist partisi adı altında birleşerek, bir diktatörlük meydana getirmişlerdir.
Amaçlarında, millî değildirler. Kişisel özgürlük ve eşitlik tanımazlar. Halk egemenliğine saygıları yoktur. İçeride çoğunluğu, zorlama ve baskı ile görüş noktalarına uymaya zorlarlar; dışarıda propaganda ve ihtilâl örgütü ile, bütün dünya milletlerine kendi ilkelerini yaymaya çalışırlar.
Halbuki, hükümet kurmaktan amaç, evvelâ, bireysel özgürlüğün teminidir. Bolşevik hükümet şeklinde istibdat niteliği görülmektedir.
Bir toplumu, bir kısım insanların görüşlerinin, zorla, esiri ve düşkünü yaşatmak şekline, doğal ve uygun bir hükümet sistemi gözüyle bakılamaz.
Komünizm hakkında
Vatandaş için Medeni Bilgiler
Efendiler, bilirsiniz ki, hayat demek, mücadele, çarpışma demektir. Hayatta başarı, mutlaka mücadelede başarıyla mümkündür.
Bu da, manen ve maddeten kuvvete, kudrete dayanır bir şeydir.
Bir de, insanların meşgul olduğu bütün meseleler, maruz kaldığı bütün tehlikeler, elde ettiği başarılar, ortaklaşa, genel bir mücadelenin dalgaları içinden doğa gelmiştir.
Biz asrın icaplarına ve milletin hakiki ihtiyaçlarına göre kanun yapmalıyız.
Eldeki kanunlarımızı hakimlerimiz süratle tatbik edemiyorlarsa hemen değiştirmeliyiz.
Halka adaleti süratle dağıtmak ve tatbik etmek mecburiyetindeyiz.
Yeni idaremizin manası bu olmak lazımdır.
Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan
Ferdin birinci hakkı, tabii kabiliyetlerini serbestçe geliştirebilmesidir.
Bu gelişmeyi temin için ise, en iyi vasıta, ferde, diğerinin aynı kıymetteki hakkına zarar vermeksizin, tehlike ve zarar kendine ait olmak üzere, ona, kendi kendini istediği gibi sevk ve idare etmeye müsaade etmektir.
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan
Sizden olan bir şahsa sizden fazla önem atfetmek, her şeyi milletin bir ferdinin şahsiyetinde toplamak, geçmişe, bugüne, geleceğe, bütün bu devirlere ait bir toplum meselesinin açıklanmasını ve ortaya konulmasını, bu yüksek topluluğun mütevazı bir şahsiyetinden beklemek, elbette ki layık değildir; elbette ki lazım değildir.
Atatürk'ün Samsun'da öğretmenlerle yaptığı konuşmadan...
