Milli ahlakımız, medeni esaslarla ve hür fikirlerle geliştirilmeli ve takviye olunmalıdır.
Bu çok mühimdir; bilhassa nazarı dikkatinizi çekerim.
Tehdit esasına dayalı ahlak, bir fazilet olmadıktan başka, itimada da değer değildir.
Ahlak hakkında...
Atatürk'ün Türkiye Öğretmenler Birliği'nde yaptığı konuşmadan
Silahlarımızın elde ettiği zaferi barış işlerinde de, bilhassa eğitimde, ekonomide, sanayide dahi kazandığımız vakit büyük milletimizin takdir ve teveccühüne liyakat gösterdim diyebileceğim.
Bundan sonra o yeni zaferler için çalışmak en kutsi borcumdur.
Atatürk'ün Bursa'da yayınlanan "Millet Yolu" gazetesine verdiği röportaj.
Çocuk sevgisi, insan için bir ihıiyaçtır. Hele yaş ilerledikçe bu ihtiyaç kendisini daha kuvvetle hissettiriyor.
Milli hükümetimiz kahraman ordularımızın yiğitlik meydanlarında kazandığı üstünlüğün meyvesini Lozan Konferansı'nda aldı.
Yeni Türkiye Devleti'nin başarılı hükümeti önce yaptıklarıyla kendisini tanıttı, sonra bütün dünyada bağımsız ve bilinen adıyla varlığını ilan etti.
Türk tarihinde Türk Cumhuriyeti devrini açtı.
Evet, çok şeyler yapacaksınız; fakat yapacağınız şeyler korkarım ki memleketi çıkılmaz bir girdaba sokmaktan başka bir şeye yaramayacaktır.
Eğer ben ve benim gibi düşünenler o gün hayatta bulunursak, sizin bugünkü sözlerinizi takdir ile yad etmeyeceğiz; temenni ederim ki bizi çıkılmaz zorluklar içinde terk etmeyesiniz
Atatürk'ün ordunun Alman askeri kontrolüne verilmesine karşı çıkması ve 1. Dünya Savaşı'nı Almanların kazanması ihtimalinin düşük olduğunu belirtmesine karşılık Hafız Hakkı Paşa'nın "Kemal. Kemal, bizi rahat bırak, sonra vicdanen sorumlu olursun; biz öyle şeyler yapacağız ki neticesinden sen de memnun olacaksın. dünya da hayrette kalacaktır" sözlerine verdiği yanıt.
1914-1919 yılları arasında Atatürk'ün yazdığı bu notlar, 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlandı.
