Büyük hadiseler, fikirlerde büyük inkılaplar yapar.
Atatürk'ün Sovyet delegasyonu üyesi Frunze'nin verdiği yemekte yaptığı konuşmadan...
Bir özlem duyuyorum içimde. Büyük bir özlem. Sevdiğim vatanımın bir köşesinde, şöyle ağaçlardan etrafın, hatta ve hatta gökyüzünün bile görülmediği bir köşesinde planını kendimin çizeceği küçük, mütevazı bir ev olsun istiyorum.
Gideyim oraya, çiçeklerle uğraşayım. kuşlarla uğraşayım, ağaçlarla haşır neşir olayım.
Tıpkı mutlu sade yurttaşlarım gibi yaşayıp gideyim öylece. Acaba bu mümkün olabilecek mi?
1938 yılı, 30 Ağustos'a birkaç gün kala manevi kızı Sabiha Gökçen'le sohbetinden
Büyük hadiselerin ve vakaların tesiri altında kalan fertler, cemiyet haline gelerek muhitin hayat ve canlılığından kuvvet almadıkça, mevcudiyetlerinin yıkılmaya hazır olduğu kanaatine şuursuz bir halde kapılır ve vehme düşerler.
Atatürk'ün Tekfur Dağı (Bugünkü adıyla Tekirdağ) Mutasarrıfı (yetkilisi) Firuzan Bey'e yolladığı telgraftan...
Paramız, yaklaşık on seneden beri fevkalade güçlük içinde bulunulmasına rağmen, komşularımıza nispetle daha yüksek kıymette ve genel olarak istikrarlı bir halde kalmıştır.
Paramızın sağlam olarak her vakit aynı alım gücüne sahip bulunmasını temin edecek tedbirler önemle araştırılacak ve tatbik olunacaktır.
1923 yılında 1 Dolar, 1.67 Türk Lirasına denk geliyordu. Aradan geçen 15 yılda, onca zorluğa rağmen, Osmanlı'dan kalan borçların ödenmesine rağmen ve uzun savaşlardan sonra yıkık bir enkaz devralınmasına rağmen 1938 yılında 1 Dolar, 1.26 seviyesine indi.
Yanlış duymadınız.
1950 yılında 2.8 TL olan Dolar, "ayıkların" iktidara gelmesinin ardından, o günden bugüne kadar tam 2,737,964 kat değer kazandı!
Doğruluk, metanet ve nefisten fedakarlık zafere ulaştırır.
