Uçurum kenarında yıkık bir ülke... Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllarca süren savaş..
Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanılan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler...
İşte, Türk genel devriminin bir kısa diyemi...
Atatürk'ün CHP'nin 4. Büyük Kurultay açılış konuşmasından
Muhterem İzmirliler, siz hem çok bedbaht oldunuz, fakat aynı zamanda çok bahtiyarsınız. Bedbaht oldunuz; çünkü çok işkenceler, acı zulümler ve baskılar gördünüz.
Fakat bahtiyarsınız; çünkü bütün bir memleket sizi kurtarmayı hedef saydığı için kurtuldu.
Ahmak düşman buraya gelmeseydi, belki bütün memleket gaflete dalmış kalırdı. Siz bütün memleket ve millet ve bugün ve gelecek namına sıkıntı çektiniz.
Hayatımın en bahtiyar anı, Yunan ordularını Afyonkarahisar ve Dumlupınar Meydan Muharebeleri'nde imha ettiğim ve memleketimin kurtulduğunu bildiğim andı.
Ordumuz bugün o zamankinden daha da kuvvetlidir ve ihtiyaç olduğu takdirde tekrar vazife yapmaya hazırdır.
Türk halkı hürriyetine öyle bir ihtirasla bağlıdır ki, onu himaye etmek üzere her türlü fedakarlığı yapmaya hazırlıklıdır.
Türk halkının en iyi vasıfları, verdiği sözlere sadakati, arkadaşlarına olan vefası ve memleketinin bağımsızlığına olan sarsılmaz düşkünlüğüdür.
Atatürk'ün "The New York Herald" gazetesine verdiği röportajdan
Büyük ve asil Türk milleti!
Anadolu'nun kurtuluşu zaferini tebrik ederken sana İzmir'den, Bursa'dan, Akdeniz ufuklarından ordularının selamını da takdim ediyorum.
Dünya insanlar için bir imtihan yeridir. İmtihan edilen insanın her soruya pek uygun cevap vermesi mümkün olmayabilir.
Fakat düşünmelidir ki, hüküm, cevapların bütününden ortaya çıkan neticeye göre verilir.
Bu teoriyi kabul ettikten sonra beni bazı noktalarda zayıf veya noksan bulmakla beraber hemen menfi hüküm vermekte acelecilik göstermez ve Cevdet Bey'in mektubunda yer bulan satırlarınız başka manada kelimelerden oluşurdu.
Atatürk'ün Madam Corinne'e mektubu
Not: Bu paragraf 1914 yılında harf devriminden yıllar önce Latin harfleriyle yazılmıştır.
