Türk çocuklarının nasibi her muvaffakiyetli hamleden hep sevinç veren neticeler almaktır.
Türk çocukları! Yürüdünüz, yürüyorsunuz, yürüyünüz!
Yaptığınız hamleler sizi yüksek ülküye ulaştırmak üzeredir. Durmayın, yürüyün.
Saadet, refah, sevinç ve hepsinden sonra dünyaya karşı yüksek bir gurur seni bekliyor.
Türk çocukları! Son sözümün son kelimesine dikkat!
Gurur, azamet, sende zaten vardır. Bunu gösterme! Onu kendi yüksek enerjinin harimine sakla!
Lazım geldikçe büyük tevazuunu göster. Fakat yine icap ettikçe göster ezici yumruğunu!
İşte bu vasıflarınla ispat edebilirsin ne olduğunu!
Benim bugünkü ve yarınki Türk çocukluğundan beklediğim haslet bu suretle tecelli etmelidir.
Montrö Anlaşması imzalandığı akşam Atatürk'ün Florya'da lise öğrencisi Mustafa Kemal Gürer'e yazdıklardıklarından...
Amele ve işçilerin hayat ve hakları ve menfaatleri çiftçiler ve diğer vatandaşlar gibi aynı derecede önemli görülerek icapları nazarı dikkatte tutulur.
Buna karşılık Türk amelesinin milletlerarası fikirlerden uzak milliyetperverliğe bağlılıkları esastır.
İşçi hakları hakkında
Atatürk'ün 26 Ocak-2 Mart 1931 tarihleri arasında yaptığı yurtiçi gezisinden notları.
Hayatımın en bahtiyar anı, Yunan ordularını Afyonkarahisar ve Dumlupınar Meydan Muharebeleri'nde imha ettiğim ve memleketimin kurtulduğunu bildiğim andı.
Ordumuz bugün o zamankinden daha da kuvvetlidir ve ihtiyaç olduğu takdirde tekrar vazife yapmaya hazırdır.
Türk halkı hürriyetine öyle bir ihtirasla bağlıdır ki, onu himaye etmek üzere her türlü fedakarlığı yapmaya hazırlıklıdır.
Türk halkının en iyi vasıfları, verdiği sözlere sadakati, arkadaşlarına olan vefası ve memleketinin bağımsızlığına olan sarsılmaz düşkünlüğüdür.
Atatürk'ün "The New York Herald" gazetesine verdiği röportajdan
Bir general, eğer generalden başka bir şey değilse ve onu hiç kimse kontrol etmiyorsa, bir hükümdar olarak he zaman tehlikelidir.
Atatürk'ün Vossiche Zeitung gazetesi muhabiri, yazar Emil Ludwig'le yaptığı söyleşiden.
Ludwig, kendisine "Yeni hir devletin başında hir general görmekten Avrupa'nın ürktüğünü sorduğunda" Atatürk'ün verdiği yanıt.
Efendiler, bu münasebetle şunu da beyan edeyim ki, memleket idaresinde yüksekten atarcasına, muğlak, karışık fikirlerle ne yapılmak arzu ettiğini bilmeyenlere, halkın aklıselimine müracaatı tavsiye etmelidir.
Samsun-Çarşamba Demiryolu hattının inşaatına başlama töreninde halka nutuk
