Yıllar
Konular
Favoriler

Türk çocuklarının nasibi her muvaffakiyetli hamleden hep sevinç veren neticeler almaktır.

Türk çocukları! Yürüdünüz, yürüyorsunuz, yürüyünüz!

Yaptığınız hamleler sizi yüksek ülküye ulaştırmak üzeredir. Durmayın, yürü­yün.

Saadet, refah, sevinç ve hepsinden sonra dünyaya karşı yüksek bir gurur seni bekliyor.

Türk çocukları! Son sözümün son kelimesine dikkat!

Gurur, azamet, sende zaten vardır. Bunu gösterme! Onu kendi yüksek enerjinin harimine sakla!

Lazım geldikçe büyük tevazuunu göster. Fakat yine icap ettikçe göster ezici yumruğunu!

İşte bu vasıflarınla ispat edebilirsin ne olduğunu!

Benim bugünkü ve yarınki Türk çocukluğundan beklediğim haslet bu suretle tecelli etmelidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Temmuz 1936
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Montrö Anlaşması imzalandığı akşam Atatürk'ün Florya'da lise öğrencisi Mustafa Kemal Gürer'e yazdıklardıklarından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.230

Bir milletin bağımsızlığının temini ve geleceğinin devamı nasıl hazırlıklı ve kuvvetli bir orduya ihtiyaç gösterirse, o miletin refah ve saadet içinde yaşayabilmesi de kuvvetli bir iktisat ordusu ile mümkündür.

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Ocak 1937

Atatürk'ün Yüksek Ticaret ve Ekonomi Okulu gecesinde "Ulusta Gençlik" hakkında konuşmasından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 29. Cilt, s.125

Köpek bile insan denen mahlûktan çok daha temiz, çok daha asildir.

Mustafa Kemal Atatürk

Cemal Granda anlatıyor:

Afet İnan, Darülaceze'den dört beş yaşlarında bir evlatlık almıştı. Galiba adı İnci'ydi. Ortada dolaşır, Köşktekilerin sigaralarını yakardı. Bir gün muziplik olsun diye Foks'un ağzına da bir sigara tutuşturmuş.

Hayvan bunu önce taşıması için ağzına verilen bir çubuk sanmış. Ardından

evlatlık kibriti çakmış. Kibrit alevinden fena halde ürken

Faks, bir an ne yapacağını şaşırdı. Evlatlık kız kibritleri

peşpeşe çakıp hayvana doğru tutuyordu. Foks gözlerini orada bulunanların üzerinde gezdirdi. Kıza bir şey yapmadı. Ne dişlerini gösterdi, ne de hırladı.

Boynunu büküp bir kenara çekildi . Sessizce beklemeye başladı.

Atatürk bu olaydan duygulanmıştı ve görseldeki sözleri söyledi

Kaynak: Cemal Granda, Atatürk'ün Uşağı İdim s.196

Eğer İsmet Paşa hükümet teşkilini kabulden kati surette kaçınsaydı, başvekaleti bizzat üstlenmekten başka çare kalmazdı.

Ya ben, ya İsmet Paşa.

Mustafa Kemal Atatürk - 26 Eylül 1930

1930 yılında İsmet Paşa'nın görev süresi dolunca, Atatürk yine kendisini başvekil (başbakan) olarak atar.

Fakat ne var ki İsmet Paşa bu görevi kabul etmez. Çünkü devlet idaresinin başkaları tarafından üstlenilmesi ve başkalarının da tecrübe kazanmasını istemektedir.

İsmet Paşa, Atatürk'ün diretmesine rağmen görevi kabul etmemekte ısrarlı olmuş, nihayet bir saat süren ısrardan sonra başvekaleti kabul etmiştir.

Sonrasında Atatürk, Akşam gazetesine bunları söyleyecekti.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.278

Fikirler, manasız, mantıksız, faydasız, belki zararlı birtakım safsatalarla dolu olursa, o fikirler hastalıklıdır.

Toplum hayatı da akıl ve, mantıktan, insanlıktan, her türlü manadan uzak, faydasız ve zararlı birtakım akideler ve ananelerle dolu olursa felç olur.

Mustafa Kemal Atatürk - 27 Ekim 1922

Atatürk'ün Bursa'da öğretmenlere yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.43

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında