Yıllar
Konular
Favoriler

İsmet Paşa aleyhinde makus cereyan yapmak alıklığında bulunanlar ne olursa olsun barış yapmak isteyen, harp ihtimali karşısında gözleri kararan, mutlaka çok sınırlı sayıda kimselerdir ve bunların çok mahçup olacakları gün uzak değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Şubat 1923
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Rauf Orbay'a yolladığı telgraftan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15. Cilt, s.132

Türk çocuklarının nasibi her muvaffakiyetli hamleden hep sevinç veren neticeler almaktır.

Türk çocukları! Yürüdünüz, yürüyorsunuz, yürüyünüz!

Yaptığınız hamleler sizi yüksek ülküye ulaştırmak üzeredir. Durmayın, yürü­yün.

Saadet, refah, sevinç ve hepsinden sonra dünyaya karşı yüksek bir gurur seni bekliyor.

Türk çocukları! Son sözümün son kelimesine dikkat!

Gurur, azamet, sende zaten vardır. Bunu gösterme! Onu kendi yüksek enerjinin harimine sakla!

Lazım geldikçe büyük tevazuunu göster. Fakat yine icap ettikçe göster ezici yumruğunu!

İşte bu vasıflarınla ispat edebilirsin ne olduğunu!

Benim bugünkü ve yarınki Türk çocukluğundan beklediğim haslet bu suretle tecelli etmelidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Temmuz 1936

Montrö Anlaşması imzalandığı akşam Atatürk'ün Florya'da lise öğrencisi Mustafa Kemal Gürer'e yazdıklardıklarından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.230

Arkadaşlar, hepinizce malumdur ki, Cumhuriyet Halk Partisi ve ona mensup arkadaşların tamamı hiçbir zaman yapmadıkları ve yapamayacakları şeyler hakkında kamuoyunu aldatıcı bir vaatte bulunmamayı bir prensip olarak kabul etmişlerdir.

Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da böyle aldatıcı bir siyaset takip edebileceğimizi kimse zannetmesin. Onun için, memleketi imar edeceğiz dediğimiz zaman yalnız yapabileceğimiz şeyleri yapacağız.

Yoksa bütün asırların ihmal ettiği memleketi birkaç senede cennete çevirmek hayalini takip etmeyiz.

Mustafa Kemal Atatürk - 27 Ocak 1931

Atatürk'ün CHP İzmir Vilayet Kongresi'nde yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 25. Cilt, s.67

Şimdi bizzat vali vekaletini üstleniniz ve bütün askeri kuvveti ve mülkiyeyi elinize almaya tamamen yetkilisiniz.

Gelmekte olan valiyi derhal tutuklattıracak tedbirleri süratle alınız, icraatınıza fiilen engel olanlara karşı tereddütsüz silah kullandırınız.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Eylül 1919

Atatürk'ün Kastamonu'ya giden Miralay Osman Bey'e verdiği emir.

Millî Mücadeleyi cephe gerisinden destekleyen, malzeme ve moral bakımından takviye eden en önemli yörelerden biri de, Kastamonu yöresiydi.

Kastamonu'da Vali bulunan İbrahim Bey İstanbul'a çağrılmış ve tutuklanmıştı. İstanbul hükümeti onun yerine yeni bir vali atadı. Bunun üzerine Mustafa Kemal hemen Ankara'da bulunan Ali Fuat Paşa'dan Kastamonu'ya güvenilir bir subayın gönderilmesini rica etti.

Bölgeye Albay Osman Bey gitti. Ama ne var ki 16 Eylül 1919'da bölgeye gider gitmez vali vekili ve Jandarma komutanı tarafından gözaltına alındı. Sonrasında vatansever subaylar sayesinde serbest bırakıldı.

Gece Atatürk'le aralarında bir konuşma geçti. Ve Atatürk kendisine görseldeki emri verdi.

Osman Bey bölgeye hâkim olduktan sonra hükümet konağında halka hitap ederek başından geçen olayları anlattı ve Kuva-yı Milliye’nin vatan savunmasındaki öneminden bahsetti.

Bu toplantıdan hemen sonra Kastamonu’da görev yapan makineli tüfek yüzbaşısı Şevket Bey ve etrafındaki güvenilir adamları Kuvayı Milliye ile birleşme yolunda and içtiler ve Miralay Osman Bey Kastamonu’da

bulunduğu süreçte ona tam destek verdiler.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 4. Cilt, s. 57

Gerçi bize milliyetçi derler. Fakat biz öyle milliyetçileriz ki bizimle işbirliği yapan bütün milletlere saygı ve uyum gösteririz. Onların milliyetlerinin bütün gereklerini tanırız.

Bizim milliyetçiliğimiz herhalde bencil ve mağrur bir milliyetçilik değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 14 Ağustos 1920

TBMM'de konuşma

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 9. Cilt, s.176

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında